Asılı evrakta yazmışlar kalemi   Hakkın kelamına sırda düş oldum   Yüz dört kitabı okuttular bir anda   Bir kenara kayıt ettiler eş oldum   

HANCI PERVANE
EHLİBYTTEN YETKİLİ

HZ ALİ KİMDİR

 700..HANCI PERVANE
Alim hey der yeksen olunca
Musa’yı kim gördü dürden gelince?
Adem’i cennetten sürgün edince, Nuh ileKurulan kavga ne idi’
HZ.ALİ’NİN MAHALLAHTA GÖRÜNÜŞÜ
KALEM İLE ALLAH’IN SESİ ADEM SESİ
CİNLERE ÇOCUK OLARAK GÖRÜNDÜ CİNLERİ YAKTI
MELEKLERE SESİ HOCA OLARAK GÖRÜNDÜ
DEVLERE ÇOCUK OLARAK GÖRÜNDÜ
ADEM’E GÖRÜNMESİ ÇOCUK OLARAK GÖRÜNDÜ
İNCİL İSA’YA İNCİL’DE PAPA GÖRÜNDÜ
TEVRAT MUSA’YA
TEVRAT’TA ÜLYA GÖRÜNDÜ = ZEBUR DAVUD’A ZEBUR’DA ÇARPA GÖRÜNDÜ
KUR’AN MUHAMMED’E= KUR’AN’DE ALİYUL MURTAZA DİYE GÖRÜNDÜ

MUHAMMED’E ÇOCUK OLARAK GÖRÜNDÜ KUCAĞINA ALDI
BİR DE MEHTİ OLARAK GELDİĞİ YOK
BUNLARI CEBRAİL HZ. RESULULLAH’A SÖYLEDİ

489.HANCI PERVANE
Erenlerden bir kapı actık
Erenlerden bir kapı açtık
Bir ucuda şar içinde
Hederlerle biz çalıştık
Ala çiçek mor içinde

Türlü nabedet işledim
Ali haydar var içinde
Ali'den sorarsan ya hu
Taha dan sor var Ali’yi

Müşdebayı hub eyledik
Müşdebayı hup eyledik
Sorarsan ya hu
Lenteradan sor var Ali’yi

Cemalına noksan deme
Cemalına noksan deme
Kef ile nununan söyle
Ali’yi dem ile Ah hele
Sitretil müntadan sor

Ali’nin de baharı da
Ali’nin de baharı da
Yazlar gelir bu halıda
Tah aynan güneşde varı da
Sorarsan da Kerbala’dan sor

Ali’ninde evlatını
Kabagav Hüseyin’in methini
Sorarsan da aleteden sor
Hup eylesin yer nazarı

Ah hele kef ilen nunla pazarı
Kef Ali’dir nun Muhammed
Kef Ali’dir nun Muhammed
Ehhet ile birdir Ahmet
Erenlerde elhemdulullah
Sorarsan Ali’yi bakaradan sor

Ah hele türlü türlü menerefe
Türlü türlü menerefe
Yüz dört kitabınla harfte
Sorarsan Ali’yi ya hu
Kur’anınan Ahmet’te
Kur’anınla Ali’yi sor Ahmet’te

Muhammed’tir bunun adı
Ali Haydar olur tadı
Muhammed’tir bunun tadı
Ali Haydar onun tadı
Şahi Merdan kaleden kuladan sor

Sorarsan ya hu ya hu
Nice bir aradan sor
Ses verir de bulutta
Ses verir de bulutta
Gulufallahı Ahmet’te
Nurunan da Allahı üç samette
Sorarsan Ali’yi var sor

Bu Kur’anın nurudur
Bu Kur’anın nurudur
Ementi billahi sırrıdır
Yetmiş bin evliyanın piridir
Sorarsan Ali’yi sor heey

Yüz yirmi dört bin nebi geçmiş
Yüz yirmi dört bin nebi geçmiş
Üçyüz altmış altı ayet geçmiş
Altıbin altı yüz harf geçmiş
Sorarsan Ali’den sor

Dört kitabın dördünde
Erenlerin merdinde
Kırklarında var yerinde
Sorarsan Ali’yi sor heey

Hancı diyer hakta
Ne haftada ne de ayda
Sorarsan da bir kapı açılır şahta
Cenneti aleye aah hele
Yazılan harf ayette

Ehhetten Ahmet’e yakın
Ehhetten Ahmet’e yakın
Bismillahı orda takın
La mekandan bir de bakın
Sorarsan Ali’ye sor

Mustafa’dır bir ismi de
Mustafa’dır bir ismi de
Atatürk’ten beri cismi de
Benim sevdiğimin bunlar ismi de
Sorarsan Hancı’dan sor

Hancı diyer ayak ayak
Gelir böyle hedere bak
Hedefimiz doğru
Sorarsan ya hu böyle
Atatürk’ü cihandan sor

Cihanın bütün aman
Cihanı da bütün aman
Ne derde derman zaman
Her gün çocuklar da desin tamam
Sorarsan Mustafa’yı benden sor

Hancıyam bu sözün arası
O yar gelir Gürcistan’da
Zöhre Hanım’da bu yası
Ak hele dünya da bu isimler
Hemi para hemi altın hası

Ah hele dinim imanım benim haktır
Hak diyene şüphem yoktur
Cumhuriyeti severim şahtır
Sorarsan Hancı Pervane’den sor

465.HANCI PERVANE.
Tarsus’daki Esefil Kef’ler
Yareb aman ya Tabip elaman
Ah hele Tarsus’da hidayet eyledim
Çişmişin şehrinde durak olduk
Tak Yunus’tan beri hey

Çişmişin şehrinde durak olduk
Tak Yunus’tan beri hey
Esefil Kef’lerdir eyler çarını
Erenler babında ah hele
Yediler hazır olur

Her dem ırkarında yareb aman
Yediler hazır olur ırkarında
Kalem sekizini havayı çara bıraktık
Sekizini yareb çara bıraktık
Ah hele mehi erenlerden
Esefil Kef’leri Vara bıraktık hey
Tak Yunus’tan beri yareb
aman ey eyler Ey

Tevekkil eyledik biz de Ali sırına
Tersine döndermiş ya hu
Çişmişin şehri olur orayı yerine
Ah erenler babındaki seyret kafesteki pirine
Yareb aman ya tabip ey eyler eey

Ah yareb aman
Külek boğazında yılan elinde taş olmuştur
Onun dağda yerine mücüzatı
Ehlibeytin pirine yareb aman eyler ey

Ah ya tabip yalele ya lele
Ah hele taah ezelden eyledi bağı
Zihremin borcunu veren ol şahların şahı

Yareb aman
Ah hele Fazlı’yı borçtan kurtarır bak bu avcaha
Irkardır var ey eyler Ey,
Ah hele zihremin taşından hele kırk deve derler sır
Otuz dokuz derler başına
Kadirim hüyükte dolanırsa

yareb aman
Mermer ile taşına yareb hey
Söyleyeyim ben de ya tabip
Kesik başın ya hu gider peşine
Sansalı iki böler Ali’nin zülfikarı
Sanki Hakk vurur bir taraziye
Koysalar sansalı düz gelir
Bakın hakkın işine

yareb aman eyler Ey
Ah ya tabip yareb aman
Kasır devin kanını akıtır
Ağ devin bendini çözer
Hz. Ali’nin hikmeti maruftan top atar
Maşrufta tutmak işini hey yar
yar işini Ali işini

Hintte Muhammed’in çarına yetişir
Söylesem böyle kırklara kadar
Köprü kurur atışır yareb
Selmanımış Ali’nin çarına
Parsa kıralının ya hu oğlu selmana
Ah hele hırkanın üstüne yatan
Arslan Ali’dir Ali hey Ecene Dağı’nda
Söylesem böyle dostun bahçesine

Ecene Dağı’nın eyler ağının
Selmanımış çevgünün
toplayan gölün sağının

Yareb aman
Ben kanberim eylerim taşıma
Ah neler gelirse ya hu ben bayramım
Derler adıma anadan
Ah hele Hancı Pervane’yim Hak verdi
İsmi o Zöhre Hanım’dır
Gürcistan’da Mahmut ile kızı
Ah erenler babında babında hey
Gülistan sokağı sekizdir numara eyler ağında
Amma asker ocağında nöbet yerinde

Yareb aman eyler Ey
Başköy’de baktım dolu elimde
Erenler babında kırklar yerinde
Yusuf kenan pazarında her
Gün yemiş dalında
Hancı kurban olsun böyle
demiş halında hey









şükür olsun yaradana güzel terfi alanı gördüm rahmet deryasından yudum almış ilim soranı gördüm