Asılı evrakta yazmışlar kalemi   Hakkın kelamına sırda düş oldum   Yüz dört kitabı okuttular bir anda   Bir kenara kayıt ettiler eş oldum   

HANCI PERVANE
EHLİBYTTEN YETKİLİ

GEÇMİŞ HAK AŞIĞI VE ABDALLARIMIZIN DEYİŞLERİ

NOKSANI BABA
Dost cemâlin gördüm buldum safâyı
Şâz oluben güldüm elhamdülillah
Kalmadı gam gusse attık cefayı
Can kurban dilersen dönemem billâh

Surette melekdir güruhda Nâcî...
Mâh yüzün seyr eden neyler mi’râcı
Bir tavaf sevabın bulmaz bin hacı
Alnında yazılmış nûr-ı arşullâh

Kaşların mihrabı kıbl-i imândır
Kirpiklerin kasdı sîne-i çandır
Gözlerin fitne-i âhır zamandır
Yıkar bu âlemi neûzübillâh

Kametin elifdir benzer çinâra
Vasf edemez dilim olsan sad pare
Zülf ü zenahdânın gören biçâre
Dembedem zikr eder tebarekallah

Leblerin esrarı beyt-i Rahmân’dır
Vücûdun şehri dârü’l-amandır
NOKSANİ kulunun cismine candır
Kalb-i viranımda nefh-i Rûhullâh
Devamını Gör


NOKSANİ BABA

Bir gül açılmış gülistan bağında
Kokusu tutupdur cümle âlemi
Yedi âyet yazılı her yaprağında
Kış olmazsa gülün rengi sola mı

Rengi kırımızıdır ortası sarı
Aynaya tek bakan görür didârı
Kandil-i kudretden görmez ağyarı
Yâr olanlar görür çekmez elemi

Kokusun alanlar mest olup gezer
Bağban olan Şah’a armağan düzer
Her yaprağı yüz dört kitabı yazar
Okuyanlar görür levh ü kalemi

Kapusu on iki kırkdır budağı
Dü cihâna hüküm ider dudağı
Arş Kürsî içidir dışı Tur dağı
Mûsâ kıldı anda Hak’la kelâmı

On deryadır bir de umman göldedir
Anı bilen canlar kadîm yoldadır
On sekiz bin âlem söyler dildedir
On ikinci zulmât dile gele mi

Gölden zahir oldu la’l ile mercan
Alemin derdine olupdur derman
Dü cihana eyler hükm ile ferman
Sevka gelse ihya ider âlemi

Sağından behişt kapusu açılur
Solundan yedi tamuya göçülür
On kapudan içeriye geçilür
Her can girer binde bir can bile mi

Bir tarafı muhabbetin bağıdır
Bir tarafı inci gevher dağıdır
Âb-ı hayvan çıkar Hamr ırmağıdır
İçenler ayıkdır sarhoş ola mı

Gülistan bağçesinde açılan güldür
Can bülbülü söyler sanmayın dildir
Ezelden NOKSANİ ana maildir
Pire yeten hatm eyledi kelâmı........

 

ŞAH HATAYİ
Ben Ali'yi gördüm arşda durunca
Yerin göğün binasını kurunca
Ali'nin sırrına kimse ermedi
Cebrail'e bir kez sual sorunca

Nice yıldan sonra dünyaya geldi
Güruh-u Nâciden ona bent oldu
Yerle göğ arası nur ile doldu
İrfan kurulup da sohbet olunca

Dirildiler üçler beşler yediler
Hâk lokması geldi orda yediler
Nefes bilmeyene lânet dediler
Hutbe okunup da sohbet sürünce

Hâk Çalâb da bunu böyle buyurdu
İblis olan bu dergâhtan sürüldü
Gönüller bir olup sınık sarıldı
Cebrail de gökten yere inince

İrahmet deresi sel gibi aktı
Gaziler Hatçe'nin yüzne baktı
Muhammed’in teri gül gibi koktu
Feriştahlar inip yüzler sürünce

Ortaya aldılar İmam Cafer’i
El ele tuttular çekti katarı
Şükr eyledi iki cihan serveri
Hutbe okunup da ikrar verince

Muhammed Miraç’ta Burağa indi
O nasıl Burak'tır ünü bilindi
Ay ile güneş de secdeye indi
Aliyle Muhammed dâra durunca

Ali talibini yaban istemez
Müminler haricîn de sohbet eylemez
Kim ki bu nefesi sıdk ile tutmaz
Cehennemin azabına dolunca

Hakikat kapısını ol server açtı
Ali'yle Muhammed erkâna düştü
Bu hikmeti gören serinden geçti
Yer gök titredi tarik gelince

Cebrail erkânı eline aldı
Destur ey Şâh dedi beline çaldı
Selman da ol demde pür serden oldu
Doldurup kadehi ele alınca

Doldurup kadehi eline aldı
Destur Fatıma ana dedi de kandı
Hatice kibriya Zehrâ da geldi
Muhabbet mest oldu onlar gelince

Cennetin içini bir hoş gezdiler
Katarlandılar dergâha gittiler
Hâk için semaha bile tuttular
Metsi bihuş didar görünce

Muhabbet ettiler Hakk’a yettiler
Hakk’ın buyruğunu anlar tuttular
Selman’ın getirdiği üzüm ezdiler
Şol meseni para pare bölünce

Okumuşum ağı bilmem karadan
Bu yolu koymuştur yoktan var eden
Kaldırın şekki gümânı aradan
Cebrail'e irehberim deyince

Ali Kanber'i gel dedi geldi
Cebrail nameyi Ali'ye sundu
Şükredin talipler bu size kaldı
Cebrail de gökten yere inince

Kâfirler elini batırdı kana
Ali'yi sevenler gelsinler ceme
Bu nefes söylendi on yedi hâne
Ali ile Muhammed dâra durunca

Hâtâyi'm bu yolun vasfını söyler
Bahriler derya vü ummanı boylar
Kim ki bu nefesi sıdk ile dinler
Sırat mizan yoktur onlar ölünce

KUL HÜMMET
Müminler bu yola türap olursa
Mahrum kalmaz Ali diye çağıran
Darda bunda zulümatta kalırsa
Mahrum kalmaz Ali diye çağıran

Akılbâlik yaşı tende ise de
Hakk'ın hayalleri canda ise de
İk'elleri kızıl kanda ise de
Mahrum kalmaz Ali diye çağıran

Talip on yaşında musahip tuta
Yiğirmide özün gerçeğe kata
Otuzunda vara mürşide yete
Mahrum kalmaz Ali diye çağıran

Kırk yaşında pişkin dese sözünü
Ellisinde türap etse özünü
Altmışında Hakk'a dikse gözünü
Mahrum kalmaz Ali diye çağıran

thlâs talip pîr yolunda olursa
Yetmişinde belâsına durursa
Sekseninde Hak aşkına verirse
Mahrum kalmaz Ali diye çağıran

Kul Himmet Üstadım.......hanını
Doksanında değiştirse donunu
Yüz yaşında Hakk'a verse tenini
Mahrum kalmaz Ali diye çağıran
KUL HÜMMET
Süzülüp güvercin donunda gelen
Doksan bin erlerin nasibin veren
Dan çeç üstünde namazın kılan
Hak der yalvarırım Hacı Bektaş'a

Güvercin donunda çıkmış oturan
Eksik işin tamamını yetiren
Kara taşı hamur diye yuğuran
Hak der yalvarırım Hacı Bektaş'a

Saat tutup kara taşı kaldıran
Mucizatın cümle yana bildiren
Çift öküzü bir kazana dolduran
Hak der yalvarırım Hacı Bektaş'a

Gözlü pınarların çağlayıp akar
Seksen bin evliya delilin yakar
Doksan bin evliya gülbankın çeker
Hak der yalvarırım Hacı Bektaş'a

Ağzının ataşı çıkar meşeden
Odalara geyik postu döşeden
Al'Osman oğluna kılıç kuşadan
Hak der yalvarırım Hacı Bektaş'a

Kul Himmet Üstadım bir pîr nefesi
Cihana kâr eder ya onun sesi
Doksan bin erlerin Serçeşme başı
Hak der yalvarırım Hacı Bektaş'a


Ben mürşidim diyen noksâna gelsin
Mürşid kimdir onun nişânı nedir?
Evliyâ buyruğun okuyup bilsin
Yetmiş üç farzı var beyânı nedir?

Dört kapı, kırk makam, oniki erkân
Onyedi tarîki eylesin beyan
Talibin gönlünde koymasın güman
Bildirsin cân içre cânanı nedir?

Kâmil mürşid her bir müşkili seçer
Ona teslim olan Kevser’den içer
Tâlibin yetmiş bin hicâbın açar
Gösterir cenneti nirânı nedir?

Bu mânayı bilen mürşid tamamdır
Ameli olursa Oniki İmamdır
Kalbi Beyt-i Hüdâ, Şâh-ı âlemdir
Yedi bahir içre ummânı nedir?

Bu sırra ermeyen mürşid olamaz
Hırsı nefse uyan özün bilemez
Tamah için gezen Hakk’ı bulamaz
Ne bilsin ikrârı îmanı nedir?

Har nerdedir bilmez yalanı söyler
Evlâddan’ım deyip yalan söyler
Gerkes gibi her bir cîfeye konar
Tanımaz yahşiyi yamânı nedir?

Bu üç sıfatta bulunanlar mattır
Nefsine kul olan şeytan sıfattır
Gıybet bûhtan eder sanır âyettir
Ak üzre fark etmez karayı nedir?

Noksani aç gözün mürşidi tanı
Bâtının görünce teslim et canı
Bir kapıya bend ol öğren irfânı
Göresin küfr-içre îmanı nedir?


En el hak! Dedim nişan bildirdim.
Daha nasıl duyurayım sesimi?
İçimde kini nefreti öldürdüm.
Daha nasıl duyurayım sesimi?

Yüreğini Aşk ile doldurmadıysan,
Özünde ikiliği kaldırmadıysan,
Ağlayan birini güldürmediysen,
Daha nasıl duyurayım sesimi?

Hak erenler yola dizildi.
Nesiminin derisi yüzüldü.
Sayısız kitap yazıldı.
Daha nasıl duyurayım sesimi?

Hak aşkı yoksa var olamazsın.
Hak ehline yar olamazsın.
Sen insansın kör olamazsın.
Daha nasıl duyurayım sesimi?

Kendin dururken gökte aradın hakkı.
Hurafede bulurum sandın kadir-i mutlak’ı.
Din’i maske ettin bıraktın ahlakı.
Daha nasıl duyurayım sesimi?

Elinde tesbih dilinde küfür.
Yüzüğün yakut, takılar safir.
Kendini ne sanırsın be kafir?
Daha nasıl duyurayım sesimi?

YEKSANİ bir gedayım hak yolunda.
Hak ile buluşmak senin elinde.
Boğulup gideceksin riya selinde.
Daha nasıl duyurayım sesimi?

Kul Mansu
Gözümün yaşı boranda
Cümle Kâinat Kur'anda
Hak Hukuk bu mizanda
Kalem kağıt oldum işte,

Gelde oku beni bende
Hak olurmu yanlız yerde
Muhammed Ali var bu serde
Din İman oldum işte,

tut yönünü dön yokuşa
Cahil insan çok inişe
Meil etme gel, iblise
edeb Erkân oldum işte,

Gün geceye eşit değil
Bu karanlık bitmez değil
Eğil Şahi Merdana eğil
Yeksan kulu oldum işte,

Dağın ardına gidilmez
Ardı varmı hiç bilinmez
Zalim olan hiç sevilmez
Mazlum insan oldum işte,

Bakma şaşkın gün'e Ay'a
Denk olurmu öfke Hay'a
Yorulupta kalma yaya
Yolu bulup aktım işte,

El ne bilsin sende yükü
Çağır Halkı Hakkı oku
Aslan değilmidir kürkü
Teni alıp serdim işte,

Ne Arifim nede kayım
Aldım bende bunca payım
Olma sakın sinsi hayın
Sofra serip açtım işte,

Yerin göğün tek dümeni
Bitmez insanın gûmanı
Kaldı Kerbela dumanı
Hasan Hüseyin oldum işte,

Kul Mansurum etme hacet
Hal budurki düşme gaflet
Hiç bir zalime etme mihnet
Taoprakla Su oldum işte.

Koyun abdal
Seni Şah'a gider derler
Gel gitme güzel Kalender
Anan atan yüzün suyun
Gel gitme güzel Kalender

Hacı Bektaş değil m'atan
Kerbela'da mekan tutan
Hünkâr Veli değil m'öten
Gel gitme güzel Kalender

Bölük bölük oldu beyler
Yedilmez oldu yedekler
Terketme güzel Kalender
Gel gitme güzel Kalender

Sen Hacı Bektaş oğlusun
Şu aleme dopdolusun
Sen de bir erin oğlusun
Gel gitme güzel Kalender

Koyun Abdal durmuş ağlar
Kurulmaz oldu otağlar
Dikildi sayvanlar tuğlar
Gel gitme güzel Kalender

VİRANİ SULTAN
Mustafâ’dan dinle ey ârif benim evrâdımı
Gel beri gör Murtazâ’dan dem-be-dem feryâdımı
Tâ ezelden hubb-ı Haydar ördüler bünyâdımı
Sevmişim cân u gönülden ben İmâm-ı Kâzım’ı

Şah Hasan Hulk-ı Rızâ’dan zâhir oldu her sıfât
Hem Hüseyn-i Kerbelâ’dan keşf olur envâr-ı zât
Nesl-i Şâh’ı sevdi her kim buldu memâtta hayât
Sevmişim cân u gönülden ben İmâm-ı Kâzım’ı

Şah Alî Zeyne’l-Abâ’dır cânımız cânânımız
Hem Muhammed Bâkır u Ca’fer’durur bürhânımız
Âl ü evlâdına tâ bin candan kurbânımız
Sevmişim cân u gönülden ben İmâm-ı Kâzım’ı

Şah Alî Mûsâ Rızâ’dır kıblegâh-ı mü’minân
Şah Takî vü bâ-Nakî zikrim dilimde her zamân
Bunların dostluğuna var oldu hep cümle cihân
Sevmişim cân u gönülden ben İmâm-ı Kâzım’ı

Bu Virânî derd-mendim medh-i Şâh’i söylerim
Askerî hem Mehdi-i Peşt ü Penâh’ı söylerim
Gayriden el çekmişim ol Pâdişâh’ı söylerim
Sevmişim cân u gönülden ben İmâm-ı Kâzım’ı

HEMDULLAH EFENDİMİN
yardılıştan beri ceşitli sıfatlarda geliş gidişini sırrı acıklıyor

Cihan var olmadan cetmi ademden
Hak ile birlikte yek taşidim ben
Yarattı bu mülkü o demde yaptım
tar suyuyla taşıdım ben

ansırdan bir libasa büründüm
Abu haktan göründüm adem ile bir yaşdıtım ben
ademin sulfunden şıt oldum geldim
Nuh nebi oldum tufana girdim

bir zaman ruheyi İbrahim oldum
yaptım beytullahı taş taşıdım ben
bir zaman ismailde tah göründüm hey can
yugup Yusuf Yakup Yusuf oldum bir zaman

eyup geldim cok cağırdım elaman
kurt yedi vucudumu kayyaş idim ben
zekerya ile beni biçtiler
Yahya ile kanım yere sactılar

Davut geldim cok peşime düştüler
Mührü süleymanı cok taşıdım ben
Mubarek atayı pusuya verdim
Ruhul kudus oldum meryeme erdim

Cümle evliyaya ben rehber oldum
mademi merzabı şebyu kapbaş idim ben
sülfi pederimdir rahmeti muhtar
Resmim ağzıla indi Zülfikar

Cihan var olmadan ehlibyte yar
Kul inken destinde bir taş idim ben
Tevekkür eyledim ben kendi kendim
Mücize görmeden imana geldim

Şahi merdan ile düldüle bindim
Zülfikarı bağlayıp tığ taşidim ben
Sşahayım elhemdulullah içildi şerbet
Kuruldu aynı cem ettik muhabbet

Meydana asıldı sırrı hakikat
Aldığım mesda sırdaş idim ben
Hidayet erişti bize Allahtan
Biat ettik cümle resulullahtan

Haber verdi bize sırrı seyfullahtan
Selmanı farisiyle yoldaş idim ben
Şükür matbuhumu getirdim ele
Gül oldum feret verdim bülbüle

Cem olduk bir yere ehlibeyt ile
Kırklar meydanında ferraşidim ben
İkrar verdik cümle düzüldük yola
Sırrı farş etmedik asla bir kula

Gelberaber imam hüseyinde bile
Fark ettim demanım gül daşidim ben
Şu fana mülküne cok geldim gettim
Yağmur oldum yağdım ot oldum bittim

Rum diyarını ben irşat ettim
Horasandan gelen bektaş idim ben
Kahi nebi kahi ölü göründüm
Kahi uslu kahi deli göründüm
Kahi Ahmet kahi ali göründüm
Kimse bilmez sırrımı kalleş idim ben
Şimdi hamdülillah şiiri dediler
Geldim gittim zatımı hiç bilmediler
Kimseler durmumuzu fehmetd mediler
Her gelen mahluğa kardeş idim ben
KALENDER APTAL
Dün gece seyrimde batın yüzünde
Aslı imam nesl-i Ali'yi gördüm
Elif taç başında nikap yüzünde
Hünkar Hacı Bektaş Veli'yi gördüm

Geçti de secdeye oturdu kendi
Cemalin şeminden çerağlar yandı
İşaret eyledi Kar Abdal geldi
Bize Hak'tan gelen doluyu gördüm

İçtim o doluyu aklım yitirdim
Menzil gösterdiler geçtim oturdum
İndirdim kisvetim ikrar getirdim
Kemend ile bağlı belimi gördüm

Mürşid eteğidir tutmuştur destim
Bu idi muradım erişti kastım
Ben beni yitirdim serhoşum mestim
İsmini vird eden dilimi gördüm

Kalender yoluna koymuştur seri
Şükür kurban kestim gördüm didarı
Erenler serveri Horasan piri
Hünkar Hacı Bektaş Veli'yi gördüm
XXXXXX
Ben Ali'yi gördüm arşda durunca
Yerin göğün binasını kurunca
Ali'nin sırrına kimse ermedi
Cebrail'e bir kez sual sorunca

Nice yıldan sonra dünyaya geldi
Güruh-u Nâciden ona bent oldu
Yerle göğ arası nur ile doldu
İrfan kurulup da sohbet olunca

Dirildiler üçler beşler yediler
Hâk lokması geldi orda yediler
Nefes bilmeyene lânet dediler
Hutbe okunup da sohbet sürünce

Hâk Çalâb da bunu böyle buyurdu
İblis olan bu dergâhtan sürüldü
Gönüller bir olup sınık sarıldı
Cebrail de gökten yere inince

İrahmet deresi sel gibi aktı
Gaziler Hatçe'nin yüzne baktı
Muhammed’in teri gül gibi koktu
Feriştahlar inip yüzler sürünce

Ortaya aldılar İmam Cafer’i
El ele tuttular çekti katarı
Şükr eyledi iki cihan serveri
Hutbe okunup da ikrar verince

Muhammed Miraç’ta Burağa indi
O nasıl Burak'tır ünü bilindi
Ay ile güneş de secdeye indi
Aliyle Muhammed dâra durunca

Ali talibini yaban istemez
Müminler haricîn de sohbet eylemez
Kim ki bu nefesi sıdk ile tutmaz
Cehennemin azabına dolunca

Hakikat kapısını ol server açtı
Ali'yle Muhammed erkâna düştü
Bu hikmeti gören serinden geçti
Yer gök titredi tarik gelince


Cebrail erkânı eline aldı
Destur ey Şâh dedi beline çaldı
Selman da ol demde pür serden oldu
Doldurup kadehi ele alınca

Doldurup kadehi eline aldı
Destur Fatıma ana dedi de kandı
Hatice kibriya Zehrâ da geldi
Muhabbet mest oldu onlar gelince

Cennetin içini bir hoş gezdiler
Katarlandılar dergâha gittiler
Hâk için semaha bile tuttular
Metsi bihuş didar görünce

Muhabbet ettiler Hakk’a yettiler
Hakk’ın buyruğunu anlar tuttular
Selman’ın getirdiği üzüm ezdiler
Şol meseni para pare bölünce

Okumuşum ağı bilmem karadan
Bu yolu koymuştur yoktan var eden
Kaldırın şekki gümânı aradan
Cebrail'e irehberim deyince

Ali Kanber'i gel dedi geldi
Cebrail nameyi Ali'ye sundu
Şükredin talipler bu size kaldı
Cebrail de gökten yere inince

Kâfirler elini batırdı kana
Ali'yi sevenler gelsinler ceme
Bu nefes söylendi on yedi hâne
Ali ile Muhammed dâra durunca

Hâtâyi'm bu yolun vasfını söyler
Bahriler derya vü ummanı boylar
Kim ki bu nefesi sıdk ile dinler
Sırat mizan yoktur onlar ölünce
Adem oğlu dünyaya gelince
Taze açılmış fidana benzer
Bir yaşına kadem basınca
Bülbül gibi şakır gülşene benzer

İki yaşında kalkar oturur
Üç yaşında açuk manalar getürür
Dört yaşında hamaylisin götürür
Beş yaşında bağ u bostana benzer

Altısında fehmeder düşünü
Yedisinde düşürür dişini
Sekizinde fehmeder işini
Dokuzunda mah-ı tabana benzer

On yaşında taze güldür kokulur
On birinde gül gibi açılur
On'ikisinde boy gösterür seçilür
On üçünde selvi revana benzer

On dördünde mahbubluğu çağıdır
On beşinde gören aklın dağıdır
On altısında sanki cennet bağıdır
On yedisinde kaşlar kemana benzer

On sekizinde fehmeder arını
On dokuzda gözedür şikarını
Yirmisinde kimse bilmez sırrını
Talimin almış şahana benzer

Yirmi beşinde bir hoşça görünür
Otuzunda akan sular durulur
Otuz beşinde meclislerde anılur
Yarana karışmış irfana benzer

Kırk yaşında gazel gibi bağlarda
Kırk beşinde günahların ağlarda
Ellisinde Suphana bel bağlar da
Yüklemiş yükünü kervana benzer

Elli beşinde ettikleri düş olur
Altmışında pirlik gelür kış olur
Altmış beşinde gözleri yaş olur
Dağ başına çıkmış güneşe benzer

Yetmişinde ağrı iner dizine
Yetmiş beşde duman çöker gözüne
Sekseninde kimse bakmaz yüzüne
Baykuş oturmuş virane benzer

Seksen beşinde beli bükülünce
Doksanın defterin dürülünce
Doksan beşinde ömrün serilince
Bir günde savrulmuş harmana benzer

Kul Hüseyin yüz yaşına varınca
Hakile hak olup yeksana benzer

Kul Hüseyin

xxxxxx
İndim seyreyledim demi devranı
Ay doğmadı vallah günden ezeli
Katarlanmış Şah'ın gerçek kulları
Kim bu mülke kondu bundan ezeli
Derya kenarında mülküm sel aldı
Üstad nefesinden gerçek kul oldu
Değirmene vardım unum yel aldı
Yüküm tane idi undan ezeli

Murtaza Ali'yi gördüm can oldum
Muhammed'e erdim gevherkan oldum
Kaptan kaba süzüldüm kızıl kan oldum
Bir kadre (damla) su idim kandan ezeli

Muhammed Ali'nin darına durdum
Kırklar meydanından bu deme erdim
Yolcunun durağı o hana vardım
Durağım kandildir handan ezeli

Kul Hüseyin'im bunu böyle söyledi
İnip aşkın deryasını boyladı
Dünkü gelen aşık bugün söyledi
Biz bunu söyledik dünden ezeli

xxxx
Koca Sori Niyaz Etti Ulu'ya,
Musahip Kıldılar Koca Ali'ye,
Ziyaret olundu Bab-ı Veli'ye,
Böylece Bodikten sundular bizi,
Koca Sori Kerametin Gösterdi,
Koca Ali Hu Dedi Manaya Erdi,
El Ele El Hakk'a divana girdi,
Böylece Bodikten sundular Bizi,

Şeyh Ahmed Zulbünden Üç Evlat Geldi,
Birisi OVacık Bodikte Kaldı,
Koca Sori Koca Ali'ye Vardı,
Böylece Bodikten Sundular Bizi,

Sürek Delil Oldu Cümle Talibe,
Şeyh Ahmed Soylular Olmadı hibe,
Giremez Bu Soya Zerrece Hile,
Böylece Bodikten Sundular Bizi,

Seyh Hasan, Şeyh Ahmed Hepsi Tek soydan,
Fukara Delilim Ol Şah-ı Merdan,
Cümle Evladlara Hep Olsun Ayan,
Böylece Bodikten Sundular Bizi..
xxx
Türbesinin üstün nakş eylemişler
Gel dinim imanım İmam Hüseyn
Seni dört köşeye baş eylemişler
Gel dinim imanım İmam Hüseyin
Çağlar sular gibi akasım gelmez
Şehrine girince çıkasım gelmez
Yezid'in yüzüne bakasım gelmez
Gel dinim imanım İmam Hüseyin
Senin aşıkların yanar yakılur
On iki imam katarına katılur
Bunda yezid'lere la'net okunur
Gel dinim imanım İmam Hüseyin
Senin dervişlerin sema'lar döner
Kadir geceleri şem'alar yanar
Katarımız İmam Cafer'e uyar
Gel dinim imanım İmam Hüseyin
İmamı hüseyn'in kolları bağlu
Muhib aşıkların ciğeri dağlu
Hazret-i ali'nin en küçük oğlu
Gel dinim imanım İmam Hüseyin
Şah Hatayi'm eder erenler nerde
Çalısız kayasız bir sahra yerde
Kerbela çölünde kandilde nurda
Gel dinim imanım İmam Hüseyin
İmam Hüseyin’in sevgisi yol göstericimiz olsun!
Ona dökülen yaş ruhumuzun cevheri olsun!
İbadetlerimiz ulu dergahta hak defterine yazılsın…
xxxxxxxxxxx
Sebü'l-mesani" kitabın okusan
Türablıktan a'lâ yol mu bulunur
Bülbül olsam dört kapıda şakısam
Türablıktan a'lâ yol mu bulunur
Türab ol ki, çiğnesinler üstünü
Anda fark et düşmanını, dostunu
Nesimî gibi yüzdüregör postunu
Türablıktan a'lâ yol mu bulunur

Türab ide özün türab ol türab
Kalbindeki kini kibrini bırak
Muhammed Ali'nin cemâlin görek
Türablıktan a'lâ yol mu bulunur

Şükr olsun türablıktan doğrudur yolum
Ali'ye de malûm, ahvâlim, hâlim
Balım Sultan Haydar kend'aslan Ali'm
Türablıktan a'lâ yol mu bulunur

Balı'yı türab eden aşkın meyidir
Ali Seydi Şâh İbrahim soyudur
Türablıktan Şâh-ı Merdan huyudur
Türablıktan a'lâ yol mu bulunur

Kul Himmet'im "Kulhüvallahü ahad"
Cesetimden can kalmadı bu saat
Dün ü günü bildim idim Muhammed
Türablıktan a'lâ yol mu bulunur
xxxxxxxxxxxxxxx
BEHLÜL DANA 700-800 BASRA

Ademi balçıktan yoğurdun, yaptın,
Yapıp da neylersin, bundan sana ne.
Halk ettin insanı, saldın cihane,
Salıp da neylersin, bundan sana ne.

Bakkal mısın, teraziyi neylersin,
İşin gücün yoktur, gönül eğlersin,
Kulun günahını tartıp, neylersin,
Geçiver suçundan, bundan sana ne.

Katran kazanını döküver gitsin,
Mümin olan kullar didara yetsin,
Emreyle yılana tamuyu yutsun,
Söndür şu ateşi, bundan sana ne.

Sefil düştüm bu alemde, naçarım,
Kıldan köprü yaratmışsın, geçerim,
Şol köprüden geçemezsem uçarım,
Geçir kullarını, bundan sana ne.

BEHLÜL DANA’m eydür cennet yarattın,
Nice kullarını cehenneme attın,
Nicesin ateş-i aşk ile yaktın,
Yakıp da neylersin, bundan sana ne
xxxxx

benim pirim hacı bektaş veli'dir
pirimin de piri merdan ali'dir
keyyid ali sırr-ı sultan veli'dir
mürsel dede oğlu sultan balı'dır
gel erenler lokmasından yer isen
onik'imam yolunu güder isen
sana derem sen de gerçek er isen
mürsel dede oğlu sultan balı'dır

arslan gibi apıl-apıl yürüyen
kepeneğin yerden yere sürüyen
kendi nurun hak nuruna bürüyen
mürsel dede oğlu sultan balı'dır

mekan etti nan-hanenin bucağın
bulutlara atar tutar nacağın
hem uyaran pirimizin ocağın
mürsel dede oğlu sultan balı'dır

kızıl deli sultan'ımdan uyanan
baştan başa yeşillere boyanan
hem pirimin eşiğine dayanan
mürsel dede oğlu sultan balı'dır

er olanlar lokmasından yer idi
her sözünü rumuz ile der idi
şüphesiz bil anı gerçek er idi
mürsel dede oğlu sultan balı'dır

kazak ahmed aydur rivayet ettim
üçyüz altmış eri ziyaret ettim
baş budur biliniz hikayet ettim
mürsel dede oğlu sultan balı'dır
xxxxxxxxxxxxxx
Bir gece Muhammet evde yatarken,
Üç melek geldi de nida getirdi.
Selman”ın şeklinde bir oğlan girdi,
Ne güzel izzetle sala getirdi.

Muhammet oğlana yerini verdi,
Geçti oğlan seccadeye oturdu.
Cebrail oğlandan nişan istedi,
Zühre yıldızını alna getirdi.

Bu oğlanın Ali olduğun bildiler,
Aman mürvet deyi dara durdular.
Özlerinden hayli sitem sordular,
Cebrail Cennet”ten elma getirdi.

Getirip elmayı terceman verdi,
Şah eline alıp dört pare kıldı.
Bir paresin Şah”ım nuş edip kandı,
Üçünü melekler Hakk”a götürdü.

Bak Bari Taala hoş nazar kıldı,
Yed”iklim çar köşe Ali”ye verdi.
Biri Düldül, biri Zülfikar oldu,
Fatma da Kanber”i ana götürdü.

Pir Sultan”ım eydür: Gitti gelenler,
Arayıp özünde gevher bulanlar.
Muhammet Ali”yle arşa duranlar,
Cümle melekleri ceme götürdü
ZÜLFİKARNAME

Gel gönül okuyalım ismi azam duasını
Okudu ki “La feta illa Ali la seyfe illa zülfikar”
Sıdk ile okudu sildi gönül pasını
Okudu ki “La feta illa Ali la seyfe illa zülfikar”

Yusuf’u kuyuya attılar Yakup çeker ahu zar
Kuyu dibinde hem yine bu dua oldu Yusuf a yar
Yer ile gök bu dua ile buldu karar
Okudu ki “La feta illa Ali la seyfe illa zülfikar”

Bu dünya bivefadır bivefa
Eyyuba kıldılar mihneti cevru cefa
Eyyub bu duayı okudu buldu derdine şifa
Okudu ki “La feta illa Ali la seyfe illa zülfikar”

Şol Musa tur dağında Hakka münacat eyledi
Hak ismini duyunca görki nemrut neyledi
Evliyalar enbiyalar bu duayı söyler idi
Okudu ki “La feta illa Ali la seyfe illa zülfikar”

Süleyman’ın parmağında hatem yüzüğünün mühürü
Emrine mutiydi insi cin dev ile peri
Ali binerdi düldüle kırardı yüz bin kafiri
Okudu ki “La feta illa Ali la seyfe illa zülfikar”

Hamza kaf dağında on sekiz cenk eyledi tamam
Kırardı kafiri bir narayla vermezdi aman
Daim bu duayı okurdu her dem her saat her zaman
Okudu ki “La feta illa Ali la seyfe illa zülfikar”

Münafıklar bu duanın manasına ermedi
Mansuru dara çektiler de dediğinden dönmedi
Halil bu duayı okudu da nar içinde yanmadı
Okudu ki “La feta illa Ali la seyfe illa zülfikar”

Muhammet kalkuben Miraca vardı
Arş yüzünde melekler darına durdu
Orda Hatemi aslanın ağzına verdi
Okudu ki “La feta illa Ali la seyfe illa zülfikar”

Miraca çekti Muhammet Peygamberi
Orada kokardı misk ile amberi
Bu duayı okudu ol Ali’nin kamberi
Okudu ki “La feta illa Ali la seyfe illa zülfikar”

Nice Peygamberler geldi de geçti
Nice Süleyman’lar kondu da göçtü
Caferi Tayyar bu duayı okudu da uçtu
Okudu ki “La feta illa Ali la seyfe illa zülfikar”
Tacı düldül geldi de Ali destine
Zülfikarı çekiben yürüdü küffar kasdına
Hem evvel yazılıdır zülfikarın üstüne
Okudu ki “La feta illa Ali la seyfe illa zülfikar”

Ali gezer iken devin er bağını
Sinesine bastı hicran dağını
Bir hurma çöpüyle bend etdi devin baş parmağını
Okudu ki “La feta illa Ali la seyfe illa zülfikar”

Bu duayı okursa her kim
Kalmaz gönlünde zerrece kin
Bu duayı okudu sakin oldu ay ile gün
Okudu ki “La feta illa Ali la seyfe illa zülfikar”

İlahi ilahi Farzdır ilahi
Hürmetle severiz ol şahı
On İki İmamlar Rehperi,Okudu ki “La feta illa Ali la seyfe illa zülfikar
xxbenim pirim hacı bektaş veli'dir
pirimin de piri merdan ali'dir
keyyid ali sırr-ı sultan veli'dir
mürsel dede oğlu sultan balı'dır

gel erenler lokmasından yer isen
onik'imam yolunu güder isen
sana derem sen de gerçek er isen
mürsel dede oğlu sultan balı'dır

arslan gibi apıl-apıl yürüyen
kepeneğin yerden yere sürüyen
kendi nurun hak nuruna bürüyen
mürsel dede oğlu sultan balı'dır

mekan etti nan-hanenin bucağın
bulutlara atar tutar nacağın
hem uyaran pirimizin ocağın
mürsel dede oğlu sultan balı'dır

kızıl deli sultan'ımdan uyanan
baştan başa yeşillere boyanan
hem pirimin eşiğine dayanan
mürsel dede oğlu sultan balı'dır

er olanlar lokmasından yer idi
her sözünü rumuz ile der idi
şüphesiz bil anı gerçek er idi
mürsel dede oğlu sultan balı'dır

kazak ahmed aydur rivayet ettim
üçyüz altmış eri ziyaret ettim
baş budur biliniz hikayet ettim
mürsel dede oğlu sultan balı'dır

Namaz da bizimdir,niyaz da bizim,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.
Cemlerde okunan duvaz da bizim,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Cahil çıkmış bugün beni yoruyor,
İkilik bilmezmiş,gönül kırıyor.
İslam bizim neremizde soruyor,
İslamin özüyüz Aleviyiz biz.

Yaratan Allah'a imanımız var,
Muhammed Ali'den irfanımız var,
Hasan Hüseyin'den erkanımız var,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Hınzırın sözüne der isek tamam,
O zaman söyleriz,degiliz İslam.
İslam dışı mıydı On iki İmam?
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Sakalı olana kirpiktir diyor,
Hataya düşüyor herzeler yiyor.
Ali'de sakallı idi bilmiyor,
İslamin özüyüz Aleviyiz biz.

Eren evliyalar, hepisi Ali,
Yerlerin göklerin,yapısı Ali,
İlim Muhammed'dir,kapısı Ali,
İslamin özüyüz Aleviyiz biz.

"İslam yok" diyormus Hınzırın oğlu,
Hınzırlar elinden canımız dağlı.
Mezhebimiz İmam Cafere bagli,
Islamın özüyüz Aleviyiz biz.

On Dört Masum için kandilimiz var,
Yürekten fışkıran fitilimiz var.
İslamız diyorsak,delilimiz var,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Söyle seni kimler kandırdı gafil,
İslam bir tek yalniz sünnilik değil,
Öğren Ehlibeyti hep kalma cahil,
İslamin özüyüz Aleviyiz biz.

Muhammed İslamın başında idi,
Ali ikisinin döşünde idi.
Muaviye İslam dışında idi,
İslamin özüyüz Aleviyiz biz.

Ehlibeyit bizim başımız tacı,
Onlarla cekeriz hüzün ve acı.
Ehlibeyte uyduk Güruhu Naci,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Pir elinden dolu içtik mest olduk,
Derimiz yüzüldü,dosta post olduk,
Ehlibeyte sadık birer dost olduk,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Tutturmuş hınzırlar,biz oyuz buyuz,
Bir başkası cıkıp diyor ki şuyuz.
Ehlibeyt ne ise işte biz oyuz,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Ehlibeyt güneşim Ehlibeyt mahım,
Ehlibeyit Hakka ulaşan rahim.
Ali Halifemdir,Ali'dir Şahım,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Kuran haktır,cennet-cehennem haktır,
Muhammed Ali'nin yolları paktır.
Ali düşmanına cenet yasaktır,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Veli'yim diyenler Osman çıkıyor,
Ali'yim diyenler Mervan çıkıyor.
Yüzümüze gülen düşman cıkıyor,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Yolunu şaşırıp azan ey dönek,
Arkamızdan kuyu kazan ey dönek,
İslamız dedikce kızan ey dönek,
İslamin özüyüz Aleviyiz biz.

Muhammed İslamdır,Ali de islam,
Onlara verelim yürekten selam.
İşte böyle canlar hasılı kelam,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz.

Velayet anlattı,budur halimiz,
Dostun yüreğinde açar gülümüz.
Konuşan Kurandır bizim Ali'miz,
İslamın özüyüz Aleviyiz biz...
Xxx
ALİ DİYENLERDEYİZ
Hasan'la Hüseyn'e bağlı başımız
Hak Muhammed Ali diyenlerdeniz.
Cahil cubarayla olmaz işimiz
irfan meçlisine girenlerdeniz.
-----------
Hatice'yi kübra Fatıma ana
Ah çeker ağlarım ben yana yana
Şikayetim vardır şahı merdana
Edebi erkanı bilenlerdeniz.
-----
Dört kapuyu kırk makamı öğrendim
Çiğ idim kazana girdim kaynadım
Kor ateşte piştim amma yanmadım
Hakkın divanına duranlardanız.
-----
Hak'tan gayrısına gönül veremem
Öksüz yetim kul hakkını yiyemem
Günahım çok günahsızım diyemem
ÖLmeden evveli ölenlerdeniz.
--------
Ah çeker ağlarım dökülür yaşım
Helaldır kazancım ekmeğim aşım
Yok olsa bedenim kesilse başım
Canı ser başı verenlerdeniz.
-----------
Bir beden içinde hak'la hak oldum
İlim irfan mektebinde okudum
Sonunda biçare kul DERVİŞ oldum
Batılı gerçeği görenlerdeniz...09.12.2011.Aşık Kul Derviş Aşk İle
xxx
HER KİM Kİ ŞEK GETİRSE EMİNİ VİLAYETE
ZULMETTE KALA ERMİYE ŞEM'İ HİDAYETE.
HUBBU HABİB OLANLARA ŞAH OLA DESTİĞİR
RAHİ NECATEA ER GÖRE AYNI İNAYETE.
--------
NARI CEHENNEM İÇİNDE KALIR KİM İNNANMAYA
FAZLI ALİ HAKKINDA OLAN BU RİVAYETE
AHMRT KATINDA ERMEDİ BİRİSİ BU MENZİLE
HAYDAR GİBİ BU İZZETE HEM BU KERAMETE.
-----
BUĞZ İLE İSMİ ALİ'Yİ İKDAR EDEN HARA
LANET REVADIR ÖYLE OL EHLİ ŞENAATA
EYLER YEMİNİ ŞAMI SEHER LANET OL ŞEKKE
KİN İLE ALİ HAYDARI SALDI SİYASETE. (AŞIK YEMİNİ)
xxxx
Ta elest deminde demisiz beli
Arif bilir bunu beyhude sasar
Askin sarabindan kandik ezeli
Cünki dertli olan dermana kosar

Muyyen vakit yok daim ibadet
Insana gerktir sevgiyle hizmet
Madem hak her yerde canmi ne hacet
Bilmeyen yolu yabana düser

Sofu inat eder, hak yola gelmez
Bin sene okusa bu sirra ermez
Gercegin suali mahsere kalmaz
Fisar elde ien sirati asar

Israfil surunu hergün calmakta
Gafletten uyanan hep dirilmekte
Batildan vazgecip Hakk´a gelmekte
Saskin sofu halen bekliyor mahser

IBRETI, sözünü yeter uzatma
Kendinde ara bul yabana gitme
Dostun ile dost ol, gayri gözetme
Sadik dost olanlar hic ölmez yasar

xxxxx
Gel gönül ol Hak yolu ara
Eğri yolu dilersen ana varamam
Cennet yakınımdır dolanma nâra
Can tatlıdır cehennemde yanamam

Hakk’dan ne gelürse sen de râzı ol
İlm-i hakikate özün eyle kul
Eğer derdli isen gez Lokman’ı bul
Değme tabiplerden yara saramam

Rızkın veren Ali’dir kefilim dersin
Niçün dünya içün sen de gam yersin
N’oluri’tikadabağlanup dursan
İ’tikadsız ben de Hakk’ı bulamam

Devlet-i dünyâyı veren bir kişi
Ahd evin koy cehdi çekme teftişi
Gülşen bahçesine sokarsın kışı
Yaz bahar olmayan yerde duramam

Söylerim sözümü söyleden pirdir
Cümlenin rızkını veren bir nurdur
Dağı dağa çalsan nasibin birdir
Kismetimden artık lokma yiyemem

İkrârimânhakdır mekânı kande
Aslı bir gevherdir gezer her canda
Ademe hor bakup gezme yabanda
Ademsiz muhabbet gülün deremem

Bilûr misin âdem nurdan süzüldü
Yetmiş iki millet ondan düzüldü
Tâ ezelden ismim NOKSANÎ yazıldı
Cümle kusur bende ilde aramam.
xxxxxx
İndim seyreyledim demi devrani
Ay doğmadı vallah günden ezeli
Katarlanmış şahın gerçek kulları
Kim bu mülke kondu bundan ezeli

Derya kenarında mülküm sel aldı
Üstad nefesinden gerçek kul oldu
Değirmene vardım unum yel aldı
Yüküm tane idi undan ezeli

** gördüm can oldum
Muhammed'e erdim gevherkan oldum
Kaptan kaba süzüldüm kızıl kan oldum
Bir kadre (damla) su idim kandan ezeli

Muhammed Ali'nin darına durdum
Kırklar meydanından bu deme erdim
Yolcunun durağı o hana vardım
Durağım kandildir handan ezeli

Kul Hüseyin'im bunu böyle söyledi
İnip aşkın deryasını boyladı hemen boyladı
Dünkü gelen aşık bugün söyledi
Biz bunu söyledik dünden ezeli

xxxxx
Ervah-ı ezelde levh-i kalemde
Bu benim bahtımı kara yazdılar
Bilirim güldürmez devri alemde
Bir günümü yüz bin zara yazdılar

Bulmadık şadlığın iradesini
Çekerim bu gamın ziyadesini
Herkes dosta verdi ifadesini
Bizimkini rüzigara yazdılar

Aşk benimle eyler daim kıl ü kal
Daha sabretmeye kalmadı mecal
Derdim taksimdara kıldım arzuhal
Dedi ki öz bahtın kara yazdılar

Gönül gülşenimde har oldu deyi
Hasretlik cismimde var oldu deyi
Sevdiğim sevdiğin pir oldu deyi
Erbabı garezler yare yazdılar

Dünyayı sevenler veli değildir
Canı terkedenler deli değildir
İnsanoğlu gamdan hali değildir
Her birini bir efkara yazdılar

Nedir bu sevdanın nihayetinde
Yadlar gezer yarin vilayetinde
Herkes diyarında muhabbetinde
Bilmem bizi ne civara yazdılar

Kadrimi bilmeze eyledim minnet
Derdimi artıran görmesin cennet
Sarraflar verdiler yari bin kıymet
Benim kıymetimi nere yazdılar

Döner mi kavlinden sıktı sadıklar
Dost ile dost olur bağrı yanıklar
Aşk kaydına geçti bunca aşıklar
Sümmani'yi derkenara yazdılar
xxxx
Ben hocamdan aldım böyle dersimi,
Okur idim elif’den ba’ya deyu.
Kimse bilmez şu dünyanın sırrını,
Ta ezelden çağırıram hu deyu.

Kimin azatlayıp kimin fakıdur,
Kimin dövüp sövüp kimin okutur,
Dediler bu meydan kimin hakkıdur,
Kim dedi ki şu murdarı yu deyu.

Evvel ekşi nardan üzüm çoğiken,
Davut sofradayken bıçak yoğiken,
İsmail’e inen kurban sağ iken,
Kime dedi şu lokmayı soy deyu.

Fatma ana can Ali’nin gülünü,
Miraçtan inerken öpmüş elini,
Hak Yezit’e koklatmadı gülünü,
Muhammet’in yadigarı bu deyu.

Abdal Musa’m anda bir dolu içtim,
İçtim ol doluyu kendimden geçtim,
Aşkın ateşine yandım tutuştum,
Ta ezelden çağırıram hu deyu. ABDAL MUSA
Mansur Kılıç
CEBRAİL ÇAĞIRIP BİNDİ DÜNDÜLE
HAYBERE YETİŞİP ERDİ CENGİNE,
PİRİM YAS TUTARKEN DÖNDÜM BÜLBÜLE
MEDED MÜRVED SENDEN YETİŞ EL AMAN,

CİHANIN ÜSTÜNE KURULU SALIN
KERAMET NERDEYSE ORDADIR DALIN,
PİRİM NE OLACAK BENİM BU HALİM
MEDED MÜRVED SENDEN YETİŞ EL AMAN,

TUR-U'SİNADANDA KIRKLARIN CEMİ
SÜZÜLÜP GİDENDİR ALİ'NİN DEMİ,
PİRİM NERELERE GİDER BU GEMİ
MEDED MÜRVED SENDEN YETİŞ EL AMAN,

GECENİN ÜSTÜNE GÜNDÜZ KONANSIN
MÜMİN ERENLERE AYAN BEYANSIN,
PİRİM AND OLSUNKİ İKİ CİHANSIN
MEDED MÜRVED SENDEN YETİŞ EL AMAN,

DAYADIM SIRTIMI YÜCE ALLAH'A
KLAVUZ TUTMADIM SENDEN BAŞKACA,
PİRİM ALİ'DİR MUHAMMED MUSTAFA
MEDED MÜRVED SENDEN YETİŞ EL AMAN,

YAYLANIN ÖNÜNDE BİR ASLAN YATAR
HAK'KINA ERENE AŞKINDAN SATAR,
PİRİM KURAR ANCAK BÖYLE BİR PAZAR
MEDED MÜRVED SENDEN YETİŞ EL AMAN,

YEDİ YOLU BULDUM BAŞIM ÜSTÜNDE
İKİ YOLLA GÖRDÜM SENİN ASLIN NE,
PİRİM HAK AŞKINA SIR'DA İŞİN NE
MEDED MÜRVED SENDEN YETİŞ EL AMAN,

NİCE ADEM İLE KONDUN CİHANE
KENDİ DARINIDA ETTİN BAHANE,
PİRİM YANDIM SENİN AŞKIN NARINA
MEDED MÜRVED SENDEN YETİŞ EL AMAN,

NİCE KİTAP NİCE İNİLDİ YOLDA
ARILAR VIZILAR DURUR KOVANDA,
PİRİM LOKMA VERİR BALI ELİNDE
MEDED MÜRVED SENDEN YETİŞ EL AMAN,

SULAR AKAR BİZE DOĞRU DEMİNDE
İKRAR İMAN VARDIR KIRKLAR CEMİNDE,
PİRİM DU CİHANDIR DERYA DİLİNDE
MEDED MÜRVED SENDEN YETİŞ EL AMAN,

BU DÜNYA ÜSTÜNDE ÇOK RÜZGAR ESTİ
NİCE SELLER KERBELADAN DEŞTİ,
PİRİM TÜM KAİNAT HÂL İLEN GEÇTİ
MEDED MÜRVED SENDEN YETİŞ EL AMAN,

KUL MANSURUM İKRAR İKİ CİHANDA
KURULUDUR DARIM ULU DİVANDA,
PİRİM ŞEFAATTİR ON İKİ İMAMDA
MEDED MÜRVED SENDEN YETİŞ EL AMAN...(Man

xxxxxx
Dört kitabı birer birer okudum
Allah bir Muhammed Ali yazılı.
Pirin dergahında Kuran okudum
Allah bir Muhammed Ali yazılı.

Dört kitap Hakk oldu uydu yasaya
Zeburu Davud?a İncil İsa?ya
Tevratı verdiler Turda Musa?ya
Allah bir Muhammed Ali yazılı.

Fazlı ile Nesimi dardadır darda
Hazreti Fatıma zordadır zorda
Cihan var olmadan kandilde nurda
Allah bir Muhammed Ali yazılı.

METİNİ farz oldu bize hidayet
Muhammed bıraktı iki emanet
Biri Kuran biri işte Ehlibeyt
Allah bir Muhammed Ali yazılı.

xxxx
Girdim seyreyledim vücut şehrini
Binbir çeşit bezirgan var efendim
Nuh ile dolaştım aşkın nehrini
Kainat varını alan efendim

Dört kapılı hanın bir kapısında
Hakla hakikat var Pir kapısında
Ledün İlmi yazar şir kapısında
Can verir can alan var efendim

İkinci kapıda selama durdum
Muhammed Ali'ye ikrarı verdim
Gaflet uykusundan uyandım gördüm
Aşkın ateşiyle yan var efendim

Üçüncü kapının üç şartı vardır
Eline beline diline yardır
Seher yeli esti şafak ağardır
Bülbüller ötüşür tan var efendim

Dördüncü kapıdan kemale erdim
Ali bahçesinde goncalar derdim
Meçhuli dost için serimi verdim
Bu işin ucunda kan var efendim

Aşık Veysel
Sen bir ceylan olsan ben de bir avcı
Avlasam çöllerde saz ile seni
Bulunmaz dermanı yoktur ilacı
Vursam yaralasam söz ile seni

Kurulma sevdiğim güzelim deyin
Bağlanma karayı alları geyin
Ben bir çoban olsam sen de bir koyun
Beslesem elime tuz ile seni

Koyun olsan otlatırdım yaylada
Tellerini yoldurmazdım hoyrada
Balık olsan takla dönsen deryada
Düşürsem toruma hız ile seni

Veysel der ismini koymam dilimden
Ayrı düştüm vatanımdan ilimden
Kuş olsan da kurtulmazdın elimden
Eğer görse idim göz ile seni
Xxxx
lâhi mustafa mürteza hakkı
insan-ı kâmilden ayırma bizi
yüz-i yirmidörtbin enbiya hakkı
insan-ı kâmilden ayırma bizi
desti girimizdir imam-ı hasan
hüseyn-i kerbelâ şah-ı şehid'an
imam zeynel, imam bakır elaman
insan-ı kâmilden ayırma bizi
caferi sadık cümlemizin serveri
musa kâzım, rıza yolun rehberi
medet mürvet taki, naki, askeri
insan-ı kâmilden ayırma bizi
muhammed mehdi'dir şah-ı velâyet
işitir cihanı nuru hidayet
niyazımız budur her dem her saat
insan-ı kâmilden ayırma bizi
sıtkı'yam dünyaya eyleme heves
ruh pervaz edep de kalır bu kafes
ya ilâhi evel ahir son nefes
insan-ı kâmilden ayırma bizi
Xxx
Yeri göğü her eşyayı aradım
Tamamı noksanı özümde buldum
Her madeni miheng ile sınadım
Dür ile mercanı özümde buldum

Yedi iklim çar köşeyi hep gezdim
Akından okudum karasın yazdım
Allemel Esma'nın manasın süzdüm
Tefsiri Kuran-ı özümde buldum

Bu haktan husule gelen nebatat
Fail mef'ul eş-car her ne var icat
Kul bende-i azat cümle mahlukat
Hükmeden sultanı özümde buldum

Ey Fedayi can gıdası zikrullah
İrşad için inzal oldu yedullah
Tahkik bildim mümin kalbi beytullah
Halk eden rahmanı özümde buldum
xx
Bana Hakkı Soran Oğul,
Haber Al Aşık Sazından,
Göğsü Peygamber Ağacı,
Kılıfı Ali Bezinden.
Ali Yar Ali Yar

Elif, Hakk'a Nişan Sapı,
O Gerçeğe Açar Kapı,
Eşikten Başlayan Yapı,
Sarı Turna Avazından.
Ali Yar Ali Yar

Şah Perdeye Basan Parmak.
Niyaz Eyler Hakk'a Varmak,
Ezgi Olup Akan Irmak.
Hak İmamlar Düvazından
Ali Yar Ali Yar

Sancılar Dolunca Cim'e,
Baş Eğerek Gelir Cem'e
Elbette Sarılır Dem'e
Acısı Canan Nazından
Ali Yar Ali Yar

Sıtk İle Daya Bağrına
Derman Yetirir Ağrına
O Mahbubun Diyarına
Hisse Götürür Sızından
Ali Yar Ali Yar

Cevri, Bunda Dilli Kur'an
Hem Erkanlı Yollu Kur'an
Elimizde Telli Kur'an
Yürürüz Hakk'ın İzinden
Ali Yar Ali Yar

xxxxx
nsan-ı kâmil-i insan-ı kâmil yapan
gördüğü ilimdir yaptığı zulüm değildir
hâkikat e varıp eren yüz süren
gerçeği bilmektir ölüm değildir

bu cem mürüvvetinde doğruluk hastır
özü dara çekmek mâtem değil yastır
hak katında görülen kalp ve niyazdır
erenler deminin canlar geçince

kırklar meydanında dönülen semâhlar
yürekleri temizler gönülleri ak eder paklar
haktan başka yoktur tapılacak ilahlar
allah muhammed mustafa ali saffında

imam hasan imam hüseyin bu yolun başı
imam zeynel abidin ruhun şifası ilacı
imam muhammed bakır mihman tacı
imam cafer sadık'a yer gök duacı

imam musa'ı kazım saklar mikabını
imam ali rıza söyler efkarını
imam muhammed taki eyler kelamını
imam aliyül naki dertlerin dermanı

imam hasan-ül askeri rabbin tapusu
imam muhammed mehdi sırrın kapısı
bir birine bağlıdır ehlibeyt yapısı
bitmez mahşerde bile kerbelanın davası

xxxx
Ağaca çaput bağladım
Canım cana bagladım
"Vahdet-i vücud" dedim
Anlattım anlamadın

Sanma ki biat ettim
Yer, Gök ile birleştim
"Enel Hak" diyenleriz
Kem göze gizemdeyiz

Ne ararsan kendinde
Bilmeden söz konuşma
Hak, iblis de içinde
şeytan taşlamak niye

Tabiat beden gibi
bana olur aracı
Elim, kollarım gibi
ruhun, canın ilacı

Şu ağaçta bin can var
Peki tesbihte ne var
Aldıgın nefes bile
Hüdaya şükran eyle

Şirk der nefret saçarsın
Yobaz beynin yorarsın
Fesat nefsin farkına
sen ne zaman varırsın

xxx
Muhammet Ali’nin aslın sorarsan
Taç Muhammet ismi baş ile geldi
Eğer Hakkı öz kalbinde ararsan
Hatice Fatima kaş ile geldi.

Gözde bir nokta var Ali bilesin
Fehm ed ki Hakk’ı kendinde bulasın
Cavidan ilminden haber alasın
Hasan’la Hüseyin huş ile geldi.

Kirpiktir Zeynel’dir secdeyi kılan
Bakırdır burundan kokuyu alan
Cafer’dir yüzünde balkıyıp duran
Yedi hat üstünde beş ile geldi.

Bıyıktır sakaldır Kazım-ı Rıza
Dudağı Taki’den derisin düze
Ağzı suyunu Naki’den süze
Hasan el Askeri dişile geldi,

Dilde söyleyen Mehdi’dir meğer
Mümin müslüm onun vasfını eyler
Sıdkına çağıranların kalbine doğar
Ah eder dedesi yaş ile geldi

Münkir münafık bu sırra eremez,
Aldanır karaya fehmine varamaz
Hakikaten arar Adem’de bilmez
Dolar mescide boş ile geldi,

Fedayi çağırırı Settar el Gafur,
Ademi hak bilmeyen mutlaka kafir
Adem değil midir hatem-ül mühür
Bu sevda serime cuş ile geldi.

xxx
Gönül kitabını şöyle okudum
Her sayfa dalında ali yi gördüm
Erenler sıdkında ilham dokudum
Pirlerin yolunda aliyi gördüm

Abdal musa dergahından su içtim
Kızıldeli gibi cenge giriştim
Hünkarlar hünkarı o şahı seçtim
Serçeşme gölünde aliyi gördüm

Meclis i erkanda kırkların başı
Ayağına değmiş kuduret taşı
Kerbelada zalim yezite karşı
Hüseynin kolunda aliyi gördüm

Ta ezelden gelir bu başım dertli
Öter şeyda bülbül yüreği mertli
Elinde zülfükar aslan heybetli
Mazlumun dilinde aliyi gördüm

Necef deryasında düştüm bir aha
Bismişah eyledim sultan ı şaha
ÜSTADİ`yim yüzüm döndüm semaha
Mansurun solunda aliyi gördüm
xx
Bir Babanın Oğluna Nasihatı

Bu dünya yalancı dünya ey oğul.
Akıllı ol ömür boşa olmasın.
İlk yaşam suali kabirde başlar.
Kendin sakın kul hakkından olmasın

Bu dünya defterin birgün kapanır.
Orada yasalar başka yasadır.
Amelin yok ise yaşam boşadır.
Koskoca bir ömür boşa olmasın.

Hiç muhatap olma konuşsun el gün.
Faydasıyok tövbe etmanin son gün.
Terazi ve mizan kurulur bir gün.
Günahın sevaptan ağır olmasın.

Çok sakın kendini yalan riyadan.
Hazırlıklı olki korkma sualdan
İyi olki defter verilsin sağdan.
Sakın defterin soldan olmasın.

Dinle nasihati mutlu olursun.
Ameline karşılığı bulursun.
Şefaatçın yüce peygamber olsun.
Umut bağlanılan şeytan olmasın.

Baba nasihatı tutarsan eğer.
İmanı salihi melekler sever.
Böylesi sıratı kolayca geçer.
Sırat sana kıldan ince olmasın.

Gaflete dalıpta eyleme zarar
Amelindir sana tutunacak dal.
Çalışta peygamber gölgesinde kal.
Bir arşın yaklaşan güneş yakmasın.

Aşk-ı muhabbete eren incimez

Âb-ı engür müminlerin gönlüdür
Doldurup tasını kanan incimez
Gönül görüp dosta doğru varan da
Aşk-ı muhabbete eren incimez

Aşk-ı ilahi hidayete erene
Aldanma kalleşe, yüze gülene
Hak demişiz kevn-ü yolu kurana
Kadim ikrarında duran incimez

İkrarımız, irizamız bir oldu
Sekiz cennet kevn-ü mekan sır oldu
Sekiz cennet cemâlinde nur oldu
Her dem hub didara eren incimez

Veçhinde okunan Ümmü'l Kuran'dır
Buna inanmazsa fikri yalandır
Elbet erenlere gönlü âyândır
Görüp inanıp ta kanan incimez

Şah-ı Mevlam görmeyince tapmadı
Mühmin olan çığırından sapmadı
Veçhi Âdem vücudundan çıkmadı
Aşk-ı muhabbete eren incimez

Ali Muhammet'tir Muhammet Ali
Âlemin sultanı sevenin yari
Kendisi gösterdi ol "Yeşil El"i
Emrini tutarsan Kuran incimez

KUL FAKIR'em kuran kurdu âlemi
Velakad Keremna çaldı kalemi
Sağdaki yazıyor hayır olanı
İblis'i gönlünden süren incimez

DAİMİ
Menzil almak ister isen
Gönül sabreyle sabreyle
Dostu bulmak ister isen
Gönül sabreyle sabreyle

Sabredenler menzil alır
Sabretmeyen yolda kalır
Sabreden maksudun bulur
Gönül sabreyle sabreyle

Bu aşıklık bir mihnettir
Hak'tan bize hidayettir
Sabrın sonu selamettir
Gönül sabreyle sabreyle

Daimi coş edip çağla
Pervaneni nare dağla
Öz gönlünü hakka bağla
Gönül sabreyle sabreyle
Karaca oğlan
ürü bire yalan dünya!
Sana konan göçer bir gün.
İnsan bir ekin misali,
Seni eken biçer bir gün.

Ağalar içmesi hoştur,
O da züğürtlere güçtür.
Can kafeste duran kuştur,
Elbet uçar gider bir gün.

Âşıklar der: Ne olacak?
Bu dünya mamur olacak.
Osmanlı Halep alacak,
Dağı taşa katar bir gün.

Yerimi serin bucağa,
Suyumu koyun ocağa,
Kafamı alın kucağa,
Garip anam ağlar bir gün.

Yer üstünde yeşil yaprak,
Yer altında kefen yırtmak.
Yastığımız kara toprak,
O da bizi atar bir gün.

Bindirirler cansız ata,
İndirirler tuta tuta,
Dünyadan yol var ahrete,
Yelgin gider salın bir gün.

Karac'oğlan, naaşıma,
Çok işler geldi başıma.
Mezarımın baş taşına,
Baykuş konar, öter bir gün.
Bunca yıldır asıp kesen siz iken
Ölümler içinde kardeşlikmi olur
Bunca memlekette öten siz iken
Hakkı yok sayılan kardeşlikmi olur

Büyük kardeş bilip kusur etmedik
Gerçeği yok sayıp yalan gütmedik
Bankalar batırıp yurdu satmadık
Açlık yoksullukla kardeşlikmi olur

Alevi yok deyip asıp kestiniz
Nerde kürt var ise ona kastınız
Ermeni Süryani köy köy bastınız
Zülümler içinde kardeşlikmi olur

Devlet geleneği olmuş katliam
Tek vatan tek bayrak birde bir imam
Bunca işkenceyi gördüğüm zaman
Can pazarındada kardeşlikmi olur

Ülkede hırsızlar sürüyor sefa
Emekli emekçi çekiyor cefa
Bu gidişle bize olmaz bir vefa
Adaletsiz yerde kardeşlikmi olur

Aydınları yakıp asan siz iken
Halkları yok sayıp satan siz iken
Alime işkence yapan siz iken
Böylesi zalimle kardeşlikmi olur

Üniter dediniz mishaki milli
Lal eylediniz konuşan dilli
Perişan durumda halkımın hali
Bu kadar dengesiz kardeşlikmi olur

Saldınız sürüye nice kurtları
Bal eylemez oldu eldeki arı
Susmaz oldu gayri kürdün hawarı
Çığlıklar içinde kardeşlikmi olur

Kanayan yara var her gün kanıyor
Şehir Kasabalar köyler yanıyor
Sürgünlerde Nazım, Ahmet, ölüyor
Yılmazlar yok iken kardeşlikmi olur

F tipleri doldu hak arayanla
Bu iş böyle gitmez durda bir anla
Ümitler yeşersin gelecek günle
Dünkü karanlıkla kardeşlikmi olur

Kalender söyledi feryat eyledi
Çığlığı yükseldi dağları deldi
On üç yıl olduda sürgüne geldi
Bu sürgün halimle kardeşlikmi olur

xxxx
Cafer-i mektebinden içeri dalan
Ehli Beyt Aşığı olupta çıkar
On iki İmam’lardan ilmini alan
Kevser havuzuna dalıpta çıkar

Bölük bölük yetmiş üçe bölünen
Kendi yolu doğru sanıp öğünen
Camii’de Ali’ye vurup görünen
Eli kanlı kafir bakıpta çıkar

Ebu süfyan oğlu bozuk mayası
İntikam hırsıydı uhud davası
Zina’ya çok çalışırdı kafası
İçerdi şarabı kokupta çıkar

Abdal Hüseyin’em Hak’dandır bize
Hesapta dost düşman gelir yüz yüze
Günahkarı tutup atarlar köze
Cehennem narında yanıpta çıkar
xxxx
AVDAN KÖYÜNDE ERENLER BELİNDE
ALLAH MUHAMMED ÇAĞIRIR DİLİNDE
SEVGİ MUHABBET TÜTÜYOR SERİNDE
İŞTE BİZİM CANLAR ÇOBAN BABA DİYARINDA

ZÜLFİKAR ELİNDE ALİM GELİYOR
O ŞAHIM BİZİM CANLARI BİLİYOR
CANLAR BİRBİR KUCAK AÇTI GÜLÜYOR
İŞTE BİZİM CANLAR ÇOBAN BABA DİYARINDA

HASAN VE HÜSEYİN BAHÇEDE GÜLDÜR
BAKINIZ ŞAKIYOR DA HAS BÜLBÜLDÜR
BU GÜN CANLAR DA BİZİM GÜZEL GÜNDÜR
İŞTE BİZİM CANLAR ÇOBAN BABA DİYARINDA

PİRİMİZDİR HÜNKARI HACI BEKTAŞ
BİRBİRİNE KUCAKLAŞ BACI KARDAŞ
EHLİBEYTİMİZOLSUN BİZE YOLDAŞ
İŞTE BİZİM ÇOBAN BABA DİYARINDA

DELİ BATTALIM MUHABBETE ERDİ
GÖNLÜNÜ ALCALTIP YERLERE SERDİ
TÜM CANLARIMIZI BURADA SEVDİ
İŞTE BİZİM ÇOBAN BABA DİYARINDA
Sırr-I Hakîkat

EZELDEN IKRARDA SADIK CAN IDIM
DERYANIN ICINDE BULDU GAM BENI
ZERRENIN ICINDE KUTB-I KAN IDIM
ELESD-I BEZMINDE BULDU CAN BENI,

... KARINCA SIRTINDA KAMBUR BEN IDIM
SULEYMANI ELEDIM KALBURDAN IDIM
TOPRAGIN ICINDE TASDAN TAS IDIM
BIR DAMLA SU ILE BULDU CAN BENI,

... HIRKASI YAYILMAZ YAYDAN AY IDIM
HUKMU KESILMEZ HAYDAN HUY IDIM
PIR ELINDE LOKMA PAYDAN PAY IDIM
NUR IMANIN KANINDA BULDU CAN BENI,

GORMEYINCE INANMAZ DOLU ER IDIM
INANDIGINI GOREN SERDEN PIR IDIM
BAZEN YAGMUR BAZEN KARDAN VAR IDIM
ERIDIGIM ANDA HARDAN BULDU CAN BENI,

TUKENMEZ MURADIN ICINDE HIC IDIM
NICE HUKMDARDA GELEN TAC IDIM
CARMIGIN ICINDE HACDAN HAC IDIM
UCTUGUMDA DARDAN BULDU CAN BENI,

KIMSEL BILMEZ IKEN, ASK-I IMAN IDIM
NICE KALEMDE KARAR SEYRAN IDIM
DORT KITAPTA EDEB ILE ERKAN IDIM
INDIGIM ANDA DEMDE BULDU CAN BENI,

KUL MANSURUM DIDARA KURBAN IDIM
KENDI DARIMADA YAGLI URGAN IDIM
BAZI KOLE BAZI BEN BANA SULTAN IDIM
KUL OLDUGUM ANDA BULDU CAN BENI...(Mansur KILIÇ

GENC ABDAL
Gaflet uykusunda yatar uyanmaz
Can gözü kapanık gafilan çoktur
Hak sözü dinlemez,asla inanmaz
Kalbi çürük sofu cahilan çoktur

Mürşidi kamile vermez özünü
Gaflet uykusundan açmaz gözünü
Taştan beter,katı söyler sözünü
Bed amelli fasid sofiyan çoktur

Nefs atına binmiş gezer boşuna
Haksız olanların Hakta işi ne
İblis gibi düşmüş Halkın peşine
Şeytan dolabına aldanan çoktur

Bildiğinden şaşmaz nasihat almaz
Aslı münkir olan imlaya gelmez
Hakkını yitirmiş,kendini bilmez
Nefsiyle oynaşan pehlivan çoktur

Genc Abdalım herkes mest olur sanma
Her kurban derisi post olur sanma
Her yüze güleni dost olur sanma
İçi kafir dışı müslüman çoktur

XX
Ne düşmüşsün bu araya kemalsiz?
Elinde küreğin katarsın yezit.
Ahıri ölürsün murdar amelsiz
Kan ile irine batarsın yezit.

Yer vurmadan niçin geri kalmışsın?
Bu isimde sıfatını bulmuşsun
Hindi pazar karısından olmuşsun
Muaviye işleğin tutarsın Yezit.

Tuttuğun işlere etmezsin tövbe
Dönüpte terslersin yediğin kaba
Kov gaybet edersin gelmez hesaba
Burda alır şurda satarsın melun.

İkrarlısın ikrarsızdan kötüsün
Nefsi emmareden daha katısın
Yedi tamu Cehennemin itisin
Daha ondan betersin melun.

«Fakir» der ki dediklerim sende var
İşin, gücün kin, buğuz, kubar
Lanetin tokunda belli gözün var
Ulaşır iblise yetersin melun.

xxx
Nice bir yatursun gafletten uyan
Bu işlere agah ol Padişahım!
Birkaç rical ile Valide Sultan
Mu'indir kafire bil Padişahım

Hiç haberin var mı Mısır halinden
İçinde kalmadı kızdan gelinden
Alalım Mısır'ı kafir elinden
Dini bütün vezir Sal Padişahım

Ne yazıklar oldu Mısır şehrine
Kilise yapıldı mescid yerine
İmdad gönder din İslam'ın carına
Koyma hayfımızı al Padişahım
...
Hacı Bektaş ocakları uyansun
Yürüsün dalkılıç küffara dalsun
Ol Nil-i Mübarek kana boyansun
Kafire bir kılıç çal Padişahım"
-------------------------------------

Hazır ol vaktine Nemçe kralı
Yer götürmez asker ile geliyor
Patriklerin inmiş tahttan diyorlar
Bir halife kalmış o da geliyor

Yetmiş bin var siyah postal giyecek
Seksen bin var Allah Allah diyecek
Doksan bin var tatlı cana kıyacak
Yüz bini de Tatar Han'dan geliyor

Gelen Ahmed Paşam kendidir kendi
Altmış bin dalkılıç kusuru cündi
Kaçma kafir kaçma, ölümün şimdi
Hacı Bektaş Veli kalkmış geliyor
...
Karacaoğlan der ki: burda durulmaz
Güleryüze, tatlı cana doyulmaz
Gökteki yıldızdan çoktur, sayılmaz
Yedi iklim, dört köşeden geliyoriii

xxx
Adem, huri şu dünyaya gelmeden
Muhammed Ali'nin nurun gördün mü
Hak nasibin almış kudret eliyle
Hünkar Hacı Bektaş Piri gördün mü

Şu dünyayı hamur edip yuğuran
Dokuz baba dört anayı doğuran
Hitabı Elestte bize çağıran
Can içinde canan yarı gördün mü

Gel gidelim Seyit Ali izine
Yüz sürelim ayağının tozuna
Kırklar meydanında pir niyazına
Dara Mansur olan eri gördün mü

Men'aref sırrına sırdaş kandedir
Senden sana yakın yoldaş kandedir
Yol gösteren sana kardaş kandedir
Ol şahı alamet Çarı gördün mü

Türabi Baba'nın dilde imanı
On iki imam on yedidir erkanı
Mihrabü minberde Seb'ulmesani
Cemalinde pirin varı gördün mü

xxxx
Nasip olur Amasya'ya varırsan
Giden sail selam getir pirimden
Hublar şahı Hamdullah'ı görürsen
Giden sail selam getir pirimden

Hayali gönlümde çekerim ahı
Acep görür müyüm gülyüzlü şahı
Bunca aşıkların sırr-ı penahı
Giden sail selam getir pirimden

Mecnun gibi bir sevda var başımdan
Cihan sele gitti çeşmim yaşından
Kim ayrılmış ben ayrılam eşimden
Giden sail selam getir pirimden

Sene bin ikiyüz kırk dörtte beyan
Kırkların ceminde görmüşüm ayan
Mürsel göbeğinde taze bir civan
Giden sail selam getir pirimden

Veli'm eyder dost köyüne varınız
Balım Sultan olsun size kılavuz
Benim pirim Amasya'da yalınız
Giden sail selam getir pirimden

xxxx
Hazreti Hazır selam göndermiş
Oturduğu postu pak etsün deyü
Muhammed kandilden indi buyurdu
Yediği lokmayı hak etsün deyü

Yiyüb yediğini meydanda erid
Yolı togrı tut da erkanı yürüd
Kimi talib olmuş kimisi purud
Anı birbirine kat etsün deyü

Katardan ayrılmış bir devesi var
Cemde kabul olmuş bir duası var
Bin katar devede bir devesi var
Elinde ilerüye çak etsün deyü

Kurbanlık koyunu sürüden seçme
Aç otur kimsenin südini içme
Direksiz köprüye uğrayup geçme
Elin temeli yok yık etsün deyü

Bir kişi rehbere gidemez ise
Rehber buyırdığı tutamaz ise
Hak cemine meyi katamaz ise
Yükü saman …… dök etsün deyü

BUDALA’m der cehennemin ataşı
Rehbere bağlıdır talibin başı
Mudarayla yola gitse bir kişi
Yeri cehennemdir dik atsun deyü

Sümmani baba
Ustam bana iki üç harf okuttu
Merak elif efkâr elif zâr elif
Bu elifnen kimler baya yetişti
Sahip elif üstat elif kâr elif.

Elim aldım gör ne çağa yetiştim
Elifinen bir merağa yetiştim
Bahçıvanlı elif bağa yetiştim
Çiçek elif gerçek elif bâr elif.

Elifi bulanlar mim kapısında
Mim vasıtası cim kapısında
Ya bunlardan gayrı kim kapısında
Hâkim elif hüküm elif dâr elif.

Elif be babında var leyl-i nehar
Kulundur Sümmani âciz günahkâr
Sığınmışsam sana Yaradan Cebbar
Gör neler var kes bağrımı yâr elif

xxxxx
O yer ile göğün binasın kuran
Muhammet Ali'dir bir Hacı Bektaş
Şu iki cihana gıdasın veren
Sana inanmayan kör Hacı Bektaş

Sen Ali'sin Muhammed'in öz yarı
Gül kokulamadan dermişsin harı
Yoluna koymuşum can ile seri
Vermezsem dergahtan sür Hacı Bektaş

Kul olup da şehir şehir satılan
Gahi mancılıkla göğe atılan
Cevher topu olup nura katılan
Müminler şehrinde sır Hacı Bektaş

Bir vakitte oldun bir yanal elma
Bedehşan ilinden Urum'a gelme
Emret Azrail'e canımı alma
İrfana ermeden hur Hacı Bektaş

Kırklarda sürdüğün sohbet sır idi
Bin bir kisvetlerden donun var idi
Elestede kandildeki nur idi
Şimdicek önümde ser Hacı Bektaş

Gene sen bilirsin Veli'nin hali
Sensin bu cihanın ahir evveli
Bir ismin Ali'dir bir ismin Veli
Kırklardaki ismin sır Hacı Bektaş
xx
Muhammed miraçtan selam getirdi
Kırklar meclisine vardığı zaman
Edep erkan ile posta oturdu.
Ulunuz kim deyip sorduğu zaman

Biri kırka kırkı bire yazıldı
Cümlesi de bir katara dizildi
Bir keşküle kırk damla kan süzüldü
Muhammed neşteri vurduğu zaman

Kan kana karıştı ayır dediler
Muhammed gördü ki birlik idiler
Bir üzümü kırk pay edip yediler
Salman keşkülünü verdiği zaman

Ol şerbetten biri içti mest oldu
Cümlesi de cümlemize dost oldu
Hü dediler iki cihan ses doldu
Muhammed semaha girdiği zaman

Esiridi kırklar cümlesi coştu
Muhammed’in tacı başından düştü
Kırk pare ettiler kırklar bölüştü
Beline kemerbest sardığı zaman

Yirmi üç can vardı on yedi bacı
Cümlesi de yere göğe duacı
Semah oldu mümin kulun miracı
Şahı merdan yolu kurduğu zaman

Seksen bin Urumun erinden kaldı
Doksan bin Horasan pirinden kaldı
Şemsi Tebrizi’nin yarinden kaldı
Yunus taptuğuna erdiği zaman

Semah oyun değil bir ibadettir
Hak’tan insanlığa hem hidayettir
Hakkadır menzili Hak nihayettir
Mümin ikrarında durduğu zaman

Biz döneriz bütün evren dönüyor
Manadan almayan bizi kınıyor
Şirini’ yi gören deli sanıyor
Aşkın dalgaları sardığı zaman


xxxx
Viran bahçelerde bülbül öter mi
Gönül eğlencesi gül olmayınca
Merhemsiz çiğ yara pişer biter mi
Bir gerçek veliden el olmayınca

Nefse uyan Hakk'a uymuş değildir
Gaziler namazın kılmış değildir
Bu gezen abdallar derviş değildir
Arkasında hırka şal olmayınca

Tabibsiz yaraya merhem sarılmaz
Mürşit olmayınca pire varılmaz
Yüz bin tabur kursan Yezit kırılmaz
Eli Zülfikar'lı Al'olmayınca

Bu aşk meydanında bir divan olur
O meydana düşen nevcivan olur
İtikatsiz talip boş kovan olur
Vızılar arısı bal olmayınca

Değme arif bunu böyle bilemez
Bilse dahi yine arif olamaz
Her dede ölüyü diri kılamaz
Hünkar Hacı Bektaş Vel'olmayınca

İki melek gelir sual sorarlar
Döker burcunu da gevher ararlar
Bir kılın üstüne köprü kurarlar
Geçemezsin Hakk'a kul olmayınca

Pir Sultan'ım baştan dalga aşırır
O dalgadır aşıkları coşurur
Her bildiğin rehber çiğ mi pişirir
Yanıp ateşlere kül olmayınca
xxxxxxxxxxxx
Ateş-i ışkına yakdın özümü
Halil İbrahim'le nardan gelirem
Ab-ı Kevser ile yudum özümü
Kırkların bezminde dar'dan gelirem
*
Sual eder isen benim sırrımdan
Cümlemizi halk eyledi varından
Yarattı Muhammed Ali Nurundan
Hakk ile Hak olan yardan gelirem
*
Cebrail çerağın almış eline
Muhabbeti gider dostun iline
Hayranın şakıyan dudu diline
Rıdvan kapı açmış şardan gelirem
*
Teni sual etme ol kuru tendir
Canımın içindeki gevher-i kandır
Bu ilmin deryası bahr-i ummandır
Yolu kolaylayan sırdan gelirem
*
Mansur ile varıb dar'e çekildim
Yusuf ile kul oluben satıldım
Ham'da İsa ile göğe çekildim
Musa ile dahi tur'dan gelirem
*
Mahkemede sual sordu kadılar
Kitapların orta yere kodular
Sen bu savn'ı kimden aldın dediler
Ustasından aldım Pir'den gelirem
*
Nesimi'yem ikrarsızdan beriyem
Gerçek erenlerin kemter kuluyam
Ali ravzasının gonca gülüyem
Münkir münafığa Hakk'dan gelirem
* * *
Eğer sual eder isen sırrımdan
Cümlemizi var eyledi varından
Hak yarattı Muhammed'i nurundan
Kandille balkıyan nurdan gelirem
*
Habib'i nurundan yarattı Hüda'm
Salavat veririm ruhuna müdam
Cennetten sürüldü dünyaya Adem
Rıdvan'ın açtığı şardan gelirem
*
Cebrail çerağın alır destine
Seyretmeğe gider dostun iline
Hak nurdan merdiven kurmuş yoluna
Resul'ün kurduğu yoldan gelirem
*
Kandilde balkıyan dostun nurudur
Akıl ermez ona ,Hakk'ın sırrıdır
Din serveri Muhammed'in nurudur
Cennete açılan gülden gelirem
*
Havva'dır anamız Adem'dir ata
Hakk'ın hikmetine akıllar yata
Cennetin illeri öteden öte
Hu deyip çalkalanan selden gelirem
*
Okuyup yazanda çok Hakk'ın ilmi
Okuyup yazmayan ne bilsin ilmi
Tanrı'nın dostu Musa değil mi
Münacaat ettiği Tur'dan gelürem
*
Tenimi sorarsan bir kuru tendir
Can onun içinde gevher-i kandır
Bu ilim dersidir, bahr-i ummandır
Sırrı kal oldukça sırdan gelürem
*
Sıfatlar dağıla taşlat atıla
İns ile cin bir araya katıla
İnsan mantar gibi yerden bitile
Aslımız topraktır, yerden gelürem
*
Mansur ile bile dara takıldım
Yusuf ile hem kul olup satıldım
İsa ile Şam'dan göğe çekildim
Musa ile bile Tur'dan gelürem
*
NESİMİ SULTAN
Kardaşlar böyle teviller düzdüler
Başmağa Ayet-el kürsü yazdılar
Kendi fetvam ile derim yüzdülar
Halep şehri derler şardan gelürem
*
Nesimi'yim ikrarımdan belliyim
Gerçek erenlerin kemter kuluyum
Cennet bahçesinin gonca gülüyüm
Münkir münafıka hardan gelürem
* * *
Vahdet kaynağından dolu içenler
Kanmıştır badeye şarap istemez
Hakikat sırrına candan erenler
Ermiştir mahbuba mihrap istemez
*
Bu yolda can yoktur, canan isterler
Gönül kabesinde erkan isterler
Adem'e secdeyi her an isterler
Başka bir ibadet, sevap istemez
*
Ariftir mushaftan dersler okuyan
Tevrat'ı İncil'i ezber okuyan
Cemal-i mushafı bir bir okuyan
Almıştır fermanı Kur'an istemez
*
Nesimi'yem aşkla zar-u zar olan
Ezel ikrarında ber karar olan
Kiramen katibe yar-ı gar olan
Düşmüştür defteri kitap istemez

Xxx
Horosan ilinden Anadolu'ya
Islahata geldi Pir Hasan Dedem
Seyreyle didemden akan selini
Islahata geldi Pir Hasan Dedem

Peşinden ordusu gayet fırkatlı
Taçları yeşildir dilleri tatlı
Böyle er görmedim gayet heybetli
Islahata geldi Pir Hasan Dedem

Haydarı Berek'e bekçidir koydu
Necef denizinden kılıçın aldı
Tahta kılıç ile çok kafir kırdı
Islahata geldi Pir Hasan Dedem

Ol Berek dağında Haydar seslenir
Varan deli akıllanır uslanır
Tahta kılıç kılıfından paslanır
İshala geldi Pir Hasan Dedem

Aksede üstünde gördüğüm böyle
Gül yüzlü efendim gördüğün söyle
Pir Otman Baba'ya bir niyaz eyle
Islahata geldi Pir Hasan Dedem

Velim der ki şüphesiz Ali
Bir ismi Hasandır, bir ismi Ali
Niyaz et Allahın sevgili kulu
Islahata geldi Pir Hasan Dede
BOZ ATLI HIZIR
ne güzel bu gün Hızır'ın günü
çağırdığım Hızır İlyas gel yetiş
bütün dünyalara yayılmış ünü
derdimize ali ile gel yetiş r

bunalmış kulların kalırsa darda
yardıma gelirsin yazda baharda
yeter ki çağarak dakikada burda
yardıma yetişir boz atlı Hızır

Muhammet padişah alide vezir
İlyas denizlerde karada Hızır
nerede çağırırsan orada hazır
çağrılan yerlere yetişen Hızır

gönlünü vermişin ilmi ledüne
lehü kalem yazılmıştır adına
aniden gelirsin kul imdadına
imdada yetişen boz atlı Hızır

İsa ile arkadaşlık edensin
bu dünyayı bir kalburda görensin
ölmüş balıklara canı verensin
yardıma yetişen boz atlı Hızır

bu hayat sularından içensin
deryaları bir saniyede geçensin
insanlara sevgi kucak açansın
yardıma yetişen boz atlı Hızır

sana yalvarırım Hızır aleyhisselam
senin vasıflarını yazamaz kalem
sizleri çağırır bil cümle alem
çağırdığım Hızır İlyas gel yetiş

adın zikir edilir kef -60- sureden
hak emriyle gezer bir şey yemeden
imdada yetişir yaz kış demeden
çağırdığım Hızır İlyas gel yetiş

her gün geliyorsun darda kalana
dermanı verirsin hasta olana
İlyas denizlerde Hızır karada
çağırdığım Hızır İlyas gel yetiş

sensin cümle gaipleri bilici
darda kalanların elin alıcı
bütün müminlere yardım kılıcı
imdada yetişen boz atlı Hızır

ceddin hakkı için unutma bizi,
gündüzde gecede zikredem sizi
size yol değildir dağ ova yazı
çağırdığım Hızır dede gel yetiş

emrah
Felek çakmağını üstüme çaktı,
Beni bir onulmaz derde bıraktı,
Vucudum şehrini odlara yaktı,
Yandım aşaşına, su leyli leyli!

Felek çakmağını eyledi çengel,
Dosta gidem dedim, koymuyor engel,
Ölürsem sevdiğim, üstüme sen gel,
Gözün yaşı ile yu leyli leyli!

Her an dilimizde dostun kelamı,
Uğra dost köyüne eyle selamı!
Tenhada bulursa "Emrah" cananı,
Dayim ezberinde o leyli leyli.

VİRANİ
virani'yem değme lebden emmenem
senden gayrısına meyil vermenem
vefasız güzeli asla sevmenem
şimdi tövbekarım da vallah estağfirullah...

güzel cemalini gördüm beğendim
yazılmış hatlara sadr-ı bismillah
kudretten var eylemiş zatını
gören feryad eder teberek allah

hüsnün yeter mescid-i kabe aşığa
ne demeli müşteri olan sadığa
hacet kalmamıştır sayı aşığa
müyesser eyledik emhamdülillah

otuz iki harfi ben sende gördüm
okuyup birleyip dercine verdim
hatt-ı istiğfanın sırrına erdim
ne güzel bahşetmiş ey sübhan allah

hiç fikrimden çıkmaz senin hayalin
niçin methetmeyim senin kemalin
rubari görmüşüm pirin cemalin
görenler söylesin hasbetenlillah

virani'yem değme lebden emmenem
senden gayrısına meyil vermenem
vefasız güzeli asla sevmenem
şimdi tövbekarım da vallah estağfirullah

BOZ ATLI HIZIR

Ne güzel bu gün hızırın günü
Çağıdığım hızır ilyas gel yetiş
Bütün dünyalara yayılmış ünü
Derdimize Ali ile gel yetiş

Bunalmış kulların kalırsa darda
Yardıma gelirsin yazda baharda
Yeterki çağırak dakkada burda
Yardıma yetişir boz atlı hızır

Gönlünü vermişin illedüne
Lehü kalem yazılmıştır adına
Aniden gelirsin kul imdadına
İmdada yetişen boz atlı hızır

Muhammet padişah Ali de vezir
İlyas denizlerde karada hızır
Nerede çağırırsan orada hazır
Çağrılan yerlere yetişen hızır

İsa ile arkadaşlık edensin
Bu dünyayı bir kalburda görensin
Ölmüş balıklara canı verensin
Yardıma yetişen boz atlı hızır

Abu hayat sularından içensin
Deryaları bi saniyede geçensin
İnsanlara sevgi kucak açansın
Yardıma yetişen boz atlı hızır

Sana yalvarırım hızıraleyhisselam
Senin vasıflarını yazamaz kalem
Sizleri çağırır bil cümle alem
Çağırdığım hızır ilyas gel yetiş

Adın zikr edilir kef -60- sureden
Hak emriyle gezer bir şey yemeden
İmdada yetişir yaz kış demeden
Çağıdığım hızır ilyas gel yetiş

Her gün geliyorsun darda kalana
Dermanı verirsin hasta olana
İlyas denizlerde hızır karada
Çağırdığım hızır ilyas gel yetiş

Sensin cümle gaipleri bilici
Darda kalanların elin alıcı
Bütün müminlere yardım kılıcı
Çağıdığım hızır ilyas gel yetiş

SEN SARI SALTUK
Tacını terk eden sen sarı saltuk
Horasandan gelmiş Anadoluya
Sevgim saygım erenlere uluya
İkrarım vermişem bektaş veliye

Horasandan kalkıp uruma gelen
Hacı bektaş doblucaya gönderen
Sinop ta denize postunu seren
Erenler sultanı sen sarı saltuk

Horasandan gelip Ali abay la
Beraberce gittin kiçi babayla
Ejdaha yı yıktın tahta sopayla
Erenler sultanı sen sarı saltuk

Balçıkla sıvanmaz güneşin yüzü
Her daim haktır gerçekler sözü
Soyundan gelmişim unutma bizi
İzinden ayrılmam ben sarı saltuk

Mücuzatın çoktur nasıl anlatam
Matahım var ise alana satam
İnsanlar gönlüne sevgiler katan
Erenler sultanı sen sarı saltuk

Durmuş un gönlüne tahtını kuran
Kerametle su üstüne oturan
On yedi yerlerde türbesi olan
Kerametin belli sen sarı saltık
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİYM
Hüda gıl mağfiet cümle günahımıza
Muhammet Mustafa hakkı bağışla
Velayet mülkünün padişahı
Hem aliyel mürtaze hakkı bağışla

Resulu kibriya ya yar olan
Saadetiyle onasa rahber olan
Muhakkak ümmü hane ekber olan
Hatice ana hakkı bağışla

Budur enveri bahri nur un esası
Getürüben lali mercan hası
Yüz sürüben Fatma ana şuzası
Bu dem hayran nisa hakkı bağışla

Bunların kapısı darül ummandır
Ruzi şep yevmil isyandır
Kerem kani imamı du cihandır
İmamı hasan hulgu rıza hakkı bağışla

Eder eşneyı burcundan eleman
Ziyasından dilerim eyle ihsan
Kusurumuz çoktur şahi şahidan
Şah hüseyini kerbela hakkı bağışla

Yüzümüz yerde özümüz dar içinde
Mümünüz yolunda ikrar içinde
Aman yandırma herkiz nar içinde
İmam zeynel aba hakkı bağışla

Muhabbeti hanedana eyle rahmet
Divanı dergahın dan dileriz himmet
Niyazımız du cihanda verme zahmet
Muhammedbakır beka hakkı bağışla

Gurühu nacinin pir şifası
Tarıgı mugadanın muktadası
Kuldur beşerdir gerçi kendi hatası
İmamı Caferi rehruma hak kı bağışla

Dedi mürsel bunlar size emanet
Biri kuran biri evlat tamamet
Seveni yarlıgarım YEVMİL kıyamet
Kazim musa rıza hakkı bağışla

Vilayet mülkünün şahı emiri
İmamı heştim sahibi seriri
Cümle mücrüm kuların destegiriri
Ali sultan rıza hakkı bağışla

Bunlardan isteriz çareyi ümmet
Kul ne denlü günah işlerdir elbet
Gine bir zerreyi şemsetten nisbet
Muhammet taki liga hakkı bağışla


Açıktır rahmet kapısı binhaya
Gelip dara dururlar ilticaya
Af eyle koyma bizi cezaya
Muhammet taki liga hakkı bağışla

Meseri düşür bizi şafkatlarına
Bu gün cem olmuşuz hakkın darına
Seza gıl kemterlerine kuluna
Hasanol askeri hakkı bağışla
Muhammet mehdi herdü cihanın babın
Hasıragıl sahibi livanın
Huzuru hasretlerine behrumanın
Bay ismi kibriya hakkı bağışla

Cahardayı masumanı kıldım Ekrem
Fevziyem sığındım hakka her dem
Huzuru hazretlerine durursam ebsem
Medet ali aba hakkı bağışla
xxx
PİRSULTAN ABDAL
Birini tutan Hakk’ın yeter
İkisini tutan günahın atar
Üçünü tutan cennette yatar
Engür olmuş Hakk ceminde ezilir.

Dördünü tutana veli dediler
Beşini tutana ulu dediler
Altısını tutana dolu dediler
Engür olmuş Hakk ceminde ezilir.

Yedisin tutan havada uçar
Sekizin tutan hülleler biçer
Dokuzun tutan cennetin açar
Engür olmuş Hakk ceminde ezilir.

Pir Sultan Abdal’ım onunda zahmet
On birini tutana indi rahmet
On iki tutana nasiptir cennet
Engür olmuş Hakk ceminde ezilir.

xxx
Oruç ayı değil şehr-i ramazan
Türlü, türlü yemek yemek ayıdır
İbadet etmeye olmuyor imkân
Zirâ bir aklanmak gülmek ayıdır

Bu ayda gör nefse edilen hizmet
Başka ayda böyle edilmez gayret
Her türlü taama olunur rağbet
Kaymaklı baklava börek ayıdır

Bu mübarek ayda olan rezalet
Hiçbir vakit olmaz olan hâlâlet
Herkes zevk ediyor nerde ibadet
Fazla fazla günah etmek ayıdır

Tiyatro, hokkabaz, cambaz, pehlivan
Her nerede varsa giderler hemân
Çanları çalınır açık her mekân
Hovardalık etmek gezmek ayıdır

Bu ahvali görüp almalı ibret
Fasik'lara olsun sed hezâr lânet
Teravih’ten sonra artar muhabbet
Sabaha dek güzel sevmek ayıdır

Ey Harabi bu ay günah edenler
Her zamandan fazla yemek yiyenler
Bu hâl ile oruç tuttum diyenler
İnsan değil mutlak eşşek ayıdır.

XX
Girdim seyreyledim vücut şehrini
Binbir çeşit bezirgan var efendim
Nuh ile dolaştım aşkın nehrini
Kainat varını alan efendim

Dört kapılı hanın bir kapısında
Hakla hakikat var Pir kapısında
Ledün İlmi yazar şir kapısında
Can verir can alan var efendim

İkinci kapıda selama durdum
Muhammed Ali'ye ikrarı verdim
Gaflet uykusundan uyandım gördüm
Aşkın ateşiyle yan var efendim

Üçüncü kapının üç şartı vardır
Eline beline diline yardır
Seher yeli esti şafak ağardır
Bülbüller ötüşür tan var efendim

Dördüncü kapıdan kemale erdim
Ali bahçesinde goncalar derdim
Meçhuli dost için serimi verdim
Bu işin ucunda kan var efendim

xx
ALİ DEĞİL Mİ

Heyber kalesine leşker çıkartan
İlimlerin başı ali değil mi
kafirlerin bıyığını kopardan
Hazreti alinin eli değilmi

İlham alak melek gibi huriden
Kurtlar kapar ayrılmayın sürüden
Beş taşları canlı gibi yürü den
Hünkar hacı bektaş veli değilmi

Aliyi muhammed den ayıran millet
Onlar değildir resule ümmet
Lehmeke lehmi dedi muhammet
Bunları bilmeyen deli değilmi

Ehlibeytin daim ismini duyun
Gece gündüz onların adını deyin
Cihanın güneşi hasan hüseyin
Cennet bahcesinin gülü değilmi

Ehli beyte ben vermişim özümü
Hakka doğru döndürmüşüm yüzümü
Pir selman getirdi bir tek üzümü
Kırkların içtiği dolu değilmi

Nefisimdir bu durmuş a saldıran
Hak sevgisi bu içimi güldüren
Gercek insan kötü nefsi öldüren
Nefsini öldürmeyen ölü değilmi
xxxx
Derdimin Dermanı, Gül Cemal sultan,
Aşıklar Kıblesi Pir Abdal Murad,
Nesl-i Horasan'dan Gönüller Hayran,
Aşıklar Kıblesi Pir Abdal Murad,

Batın Kılıcınla Nefs Helak Ettin,
Üstümüzden Kötü Huyları Attın
Aldın Şu Canımı Birliğe Kattın
Aşıklar Kıblesi Pir Abdal Murad,

Seninle Ağladım Seninle güldüm,
Himmetimi Daim Ben senden Bildim,
Ne Zaman Düşünsem Yanımda Buldum,
Aşıklar Kıblesi Pir Abdal Murad,

Muhammed Ali'nin Gonca Gülüsün,
Kırklar Makamının Sırr-ı Elisin,
Şifa İsteyene Şifa Gölüsün,
Aşıklar Kıblesi Pir Abdal Murad

Doğlu Baba , Abdal Musa Seninle,
Geyikli Baba'nın Nefesi ile,
Arşullah'tan Gelen Aslan Sesiyle,
Aşıklar Kıblesi Pir Abdal Murad,

Kün tü Kenz Esrarı,Men Aref Sırrı,
Dervişlerin Çiçek Sen Oldun Arı,
Hasan Hüseyin'İn O Güzel Yari,
Aşıklar Kıblesi Pir Abdal Murad,

HÜ Dost Dedim Geldim Kapı Önüne
Büründün Hızır'la Fakir Donuna,
Kabul Et Niyazım Al sen yanına,
Aşıklar Kıblesi Pir Abdal Murad,

Daha Çok Yazardım Sözlerim bitmez,
FUKARA DERVİŞ'de Mürşid'siz Ötmez,
Cemalin Görmesem İşim Rast Gitmez
Aşıklar Kıblesi Pir Abdal Murad,

xxx
Vardım Kırklar Kapısına
Yüzüm Sürdüm Yapısına
Selam Verdim Hepisine
Nerelisin Can Dediler

Eşiğine Secde Kıldım
Sürüldüm İçeri Girdim
Meydanında Dara Durdum
Günahın Yok Kaç Dediler

Dolu Versem İçermiş O
Candan Serden Geçermiş O
Gizli Sırları Açarmış O
Bir Kadehle Son Dediler

Bir Pir Geldi Verdi Selam
Elinde Var Yeşil Alem
Ağzın Dilin Dedi Kalem
Şah Hatayi Yaz Dediler

xxxxx
Gevheri yektadır bizim sözümüz
Al-i Muhammed’dir sırrı özümüz
Hasan’ü Hüseyindir göz nurumuz
Hakk, Muhammed,Ali diyenlerdeniz
Dost Muhammed Ali sevenlerdeniz

İmamlar başıdır Zeyn-el Abidin
Muhammed Bakır’dır gönlüm içre din
Mezhebim Cafer-i Sadık’tır bilin
Hakk, Muhammed, Ali diyenlerdeniz
Dost Muhammed Ali diyenlerdeniz

Musa-i Kazım’ın hakikat şanı
Ali Mus-er Rıza mürevvet kanı
Taki ba- Naki’dir merhamet kanı
Hakk, Muhammed, Ali diyenlerdeniz
Dost Muhammed Ali diyenlerdeniz

Hasen-ül Askeri güruh-u naci
Dertli mü’min anda bulur ilacı
Muhammed Mehdi canlar sertacı
Hakk, Muhammed, Ali diyenlerdeniz
Dost Muhammed Ali diyenlerdeniz

Çardeh-i masumun yüzü hürmeti
Düvazdeh imamın izz-ü rıfati
Vehbi aciz senden ister himmeti
Hakk, Muhammed, Ali diyenlerdeniz
Dost Muhammed Ali diyenlerdeniz

AL DA GEL

Ela gözlü şahım gül yüzlü pirim
Beller azdı Zülfikar'ı al da gel
Gözüm yaşlı yollarını beklerim
Diller azdı Zülfikar'ı al da gel

Sahte dede sofu posta oturmuş
Talip diye biraz namert getirmiş
Sözü belli değil aşık yetirmiş
Teller azdı Zülfikar'ı al da gel

Kimisi keyfinden eşin boşuyor
Boşayanlar zaten yoldan düşüyor
Gören dedelere aklım şaşıyor
Kullar azdı Zülfikar'ı al da gel

İkrar yok talipte Pire varılmaz
Dede nerden gelir postu sorulmaz
Gerçek talip bu meydanda görülmez
Yollar azdı Zülfikar'ı al da gel

Kurban diye koyun kuzu keserler
Koç deyince kin nefreti kusarlar
KUL RIZA'ya birde küfür basarlar
Eller azdı Zülfikar'ı al da gel

xxx
sorma birader bizim yolumuz
hepimiz bir yerden gelenlerdeniz
deşti kerbelaya bitmez yasımız
ehlibeyte ikrar verenlerdeniz

dediye koduya vermeyiz meyil
birimiz üçümüz beşimiz değil
gönül yıkmak bizim işimiz değil
has bahçe gülünü derenlerdeniz

hakk ı arar isen hakikat sende
yabanda arama beni ademde
israfil düdüğü çaldığı demde
hakikat sırrına erenlerdeniz

tanrı yaratmıştır balçıktan bizi
bütün canlıları erkeği kızı
nereye bakarsan Allahın yüzü
can gözünü açıp görenlerdeniz

her canlılar tadacaktır ölümü
durmuş insanlara etme zülumu
bilgisiz kişiyle softa alimin
nifak defterini dürenlerdeniz

ÂŞIK YUSUF KEMTER DEDE'DEN...

Bu bezm-i vahdete cevlân edenler
Vücüdun behrini bilenler gelsin
Mürşidin nutkunda doğup cân olan
Dört hurûf aslını bilenler gelsin

Dört hurûf ile yedi hat ne oldu
Ba-i bismillahin remzini sordum
Vücut aynasında hangi harf okundu
Ayının sırrını bilenler gelsin

Ayın sin cim deryasına dalan
Elif lâm mim okuyup noktada duran
Okutup Cebrail’i dersini soran
Cebrail’in mürşidin bilenler gelsin

Yedi esmâ ile kâinât bir oldu
Özü câvidân ledünden sordu
Yüz yirmi dört ilmi kim okudu
Bu ma´nâ-yı hikmete erenler gelsin

Kemter Yusuf metheder öz ile dilde
Yedi deryanın aslı o güzel elde
Muhammed Ali’nin kokusu bir gülde
O gülün aslını bilenler gelsin


ayli zaman oldu geçti seneler
kapanmadı yaram saran bulunmaz
kanımda sermaye buldu keneler
sarardı gülüm benzim bulunmaz

gafleti menzile düşen çok olur
idraki imtihan cahil yok olur
kabahati keza benden sorulur
zalimden mazlumu soran bulunmaz

bahçeyi virane vurdu dolusun
ahir boynumuz eydin doğrusun
nedeyim kurumuş gülün kokusun
verip dost eliyle deren bulunmaz

nicesi sultanı olmuş tahtına
bugün bakmaz yarına ervahına
alimim diyeni almış katına
bendini yıkıpta ezen bulunmaz

yamandır elinden nefsin billahi
dünyaya kalmamış mülkün vallahi
kendini bilmezler sormaz Allahı
mürşidi kamilden soran bulunmaz

aslını öğretme münkir nadana
rüzgarı yeldirir değer gadana
Yağmur hayali maksutu yorana
zehiri baledip veren bulunmaz.....(İbrahim Güzel Yğmrbb)

xx
Göründü

Ta ezelden hak bir gizli güç idi
Zahir batın kaf ve nundan göründü
Alemi la hadde nasut tunç idi
Cemalin nakşedip günden göründü

Ademi yarattı nurundan ezel
Nar-ı bad-ı ab-ı haktan lemyezel
Hüsnüne yedi ayet eyledi inzal
Hattı üstüva arasından göründü

Çar anasırdan kurdu hak bu alemi
İşaret eyledi nun vel kalemi
Yüz on dört surenin aslı kelamı
El ve ayak cismi candan göründü

Altı bin altı yüz altmış ay’t yazdı
Arifler okuyup manasın süzdü
Dört kapı kırk makam ahkamı düzdü
Muhammet Mustafa dinden göründü

Ey Fedayi görünen hak sıfatı
Arifler seçerler sıfattan zatı
Vareder yokeder bu kainatı
Celaliyle bin bir dondan göründü
Özümde Buldum

Yeri göğü her eşyayı aradım
Tamamı noksanı özümde buldum
Her madeni miheng ile sınadım
Dür ile mercanı özümde buldum

Yedi iklim çar köşeyi hep gezdim
Akından okudum karasın yazdım
Allemel Esma'nın manasın süzdüm
Tefsiri Kuran-ı özümde buldum

Bu haktan husule gelen nebatat
Fail mef'ul eş-car her ne var icat
Kul bende-i azat cümle mahlukat
Hükmeden sultanı özümde buldum

Ey Fedayi can gıdası zikrullah
İrşad için inzal oldu yedullah
Tahkik bildim mümin kalbi beytullah
Halk eden rahmanı özümde buldum

xx
bismillah her işin kilidi
açmak isteyenler okusun
gönül yeri hakikat yeri
görmek isteyenler okusun

noktası ba-i bismillah
selada görün illallah
aşığın her hali eyvallah
derdi isteyenler okusun

üç nokta mevcud vechinde
arayanlar bulur kendinde
hak nizam kurmuş bedeninde
yazıyı biilenler okusun

barınır kainatın cümlesi
vardığı ehlibeyt hecesi
kaldır cahilin elbisesi
bakmadan görenler okusun

oku manası hak emridir
kendini bilmek hak ilmidir
bu ilmi bilmeyen sünnidir
aslına erenler okusun

tamı bilmezin eksiğin çok
gönül kırarsın hamlığın çok
Kul Yağmur dilin kemiği yok
özden konuşanlar okulsun..........(İbrahim Ibrahim Güzel Yğmrbb)

xx
Bir kamilden dersin almak
İkrarına bağlı kalmak
İnsan doğup insan ölmek
Öyle kolay değil dostum

Bir olup birliğe girmek
Velilerden örnek almak
Mevla’yı özünde görmek
Öyle kolay değil dostum

Arayıp suçunu bulmak
Kötülerden ders almamak
Vicdanen mahkeme olmak
Öyle kolay değil dostum

Derya-yı ummana dalmak
Arayıp cevheri bulmak
Aç kalmadan oruç tutmak
Öyle kolay değil dostum

Tacettin ölmeden ölmek
Hayrını şerrini bilmek
Allah’a kul olup ölmek
Öyle kolay değil dostum


Bir Babanın Oğluna Nasihatı

Bu dünya yalancı dünya ey oğul.
Akıllı ol ömür boşa olmasın.
İlk yaşam suali kabirde başlar.
Kendin sakın kul hakkından olmasın

Bu dünya defterin birgün kapanır.
Orada yasalar başka yasadır.
Amelin yok ise yaşam boşadır.
Koskoca bir ömür boşa olmasın.

Hiç muhatap olma konuşsun el gün.
Faydasıyok tövbe etmanin son gün.
Terazi ve mizan kurulur bir gün.
Günahın sevaptan ağır olmasın.

Çok sakın kendini yalan riyadan.
Hazırlıklı olki korkma sualdan
İyi olki defter verilsin sağdan.
Sakın defterin soldan olmasın.

Dinle nasihati mutlu olursun.
Ameline karşılığı bulursun.
Şefaatçın yüce peygamber olsun.
Umut bağlanılan şeytan olmasın.

Baba nasihatı tutarsan eğer.
İmanı salihi melekler sever.
Böylesi sıratı kolayca geçer.
Sırat sana kıldan ince olmasın.

Gaflete dalıpta eyleme zarar
Amelindir sana tutunacak dal.
Çalışta peygamber gölgesinde kal.
Bir arşın yaklaşan güneş yakma
Medet senden medet sultanım Ali
Dertliyim derdime dermanım Ali
Her dem gönlüm içre mihmanım Ali
Gülüm gülüstanım seyranım Ali

Aman erenlerim amana geldim
İsmail oluban kurbana geldim
Her ne emr olursa fermana geldim
Gülüm gülüstanım seyranım Ali

On İki İmam'ın ol şahı sensin
Muhammed Ali'nin hemrahı sensin
Bunca düşkünlerin penahı sensin
Gülüm gülüstanım seyranım Ali

Göster cemalini eyleme nihan
Yakıyor derunum ateş-i hicran
Pervaneyim dostlar şem'ine hayran
Gülüm gülüstanım seyranım Ali

İkrar eyledim ben inkara gelmem
Ağlayu ağlayu yaşımı silmem
Divane mi oldum kendimi bilmem
Gülüm gülüstanım seyranım Ali

Ey canımın canı güzel cananım
Kapına gelmeye yoktur dermanım
Başım üzre tacım din-ü imanım
Gülüm gülüstanım seyranım Ali

Derviş Tevfik kendin uryan eyleme
Yıkıp mahzun gönlün viran eyleme
Erenlere karşı isyan eyleme
Gülüm gülüstanım seyranım Ali

Vidrani sultan
Altı bin altı yüz altmış altı ayet
Doksan bin kelamın manası Haydar
Mümin olanlara bu bir işaret
İlmi cavidanın manası Haydar

Men aref sırrına yoldaş olanlar
Arif olup kendi özün bilenler
Nefse uyup aynı yerde kalanlar
Her seherde bülbülün şidası Haydar

Doksan bin kelama mana yetiren
Yüz on dört sureyi vechine getiren
Bunca dertlilere derman yetiren
Güruhu Nacinin esması Haydar

Muhammet Mustafa lahmike lahmi
Ahat Ahmet'ten olurmu ayrı
Yirmi dokuz harfin onyedi sehmi
Otuz iki farzın ustası Haydar

Veraniyem sevdim gül yüzlü şahı
Müminlere yardım eyle ilahi
Kavmi süfyan münkirlerin ikrahı
Mümin kullarının hüdası Haydar
Muhammed Ali'yi Candan Sevenler
Yorulup Yollarda Kalmaz İnşallah
İmam Hasan'ın Yüzün Görenler
Hüseyin'den Mahrum Olmaz İnşallah

İmam Zeynel'den Bir Dolu İçtim
İmam Bakır'da Kaynayıp Coştum
İmam Cafer'e Vardım Ulaştım
Bundan Özge Yola Sapmaz İnşallah

İmam Musa'dan Gelen Erenler
Can Baş Feda Edip Cemler Görenler
İmam Rıza'ya Zehir Verenler
Divanda Şefaat Bulmaz İnşallah

Bir Gün Olur Okuturlar Defteri
Şah Oğlunun Belindedir Teberi
Uyanırsa Taki Naki Askeri
Açılan Gülümüz Solmaz İnşallah

Hatayi Der Bu İş Bizi Bitire
Özünü Kata Gör Ulu Katara
Mehdi Şevki Bu Cihanı Tutar A
Şah Oğluna Sitem Olmaz İnşallah..(ŞAH HATAYİ)


ZAHİT BİZİ KENDİNLE KARIŞTIRMA
HİMMETİ HAKTAN YANAR ÇERAĞIMIZ
YANLIŞ KIBLENLE BİZİ SORUŞTURMA
SECDEMİZ HAKTIR KULDUR BERATIMIZ

ZANDAN ÖTE YOKTUR HANİF DİNİN
KILINA ABDEST BOZAR SENİN KİNİN
MALLA MÜLKLE ALTIN DOLU SİNİN
SARRAFIZ SATMAYIZ TAMDIR İMANIMIZ

MEN AREFE DEDİK ŞAHA RABBE HÜDÜR
MOLLA MİNAREDEN BAKSA GÖZÜDÜR
KALBİ HİCAP ETMEZ ÇÜRÜK ÖZLÜDÜR
BİZİ DAİM ZİYARET EDER MİHMANIMIZ

ALİ İMRANI ALİ MERVAN YAZAN İT
PEYGAMBER DEDİ BİZDEN UZAT GİT
EY NESLİ BOZUK RENGİ BOZUK YEZİT
EVLADI RESULUZ VARDIR İKRARIMIZ

İKDİDAR YALAĞI YİYEN SOFTALAR
SIKMA KARA BAŞLI ÇAĞDAŞ YOSMALAR
DOĞRU HAK DERİZ BİZİ BİLE ASSALAR
YAĞMURA HER DEM KURULU DARINIZ......YAĞMURBABA

Xxx
Mezhebinden sual olunsa zahit
Dersin ki mezhebim Ebu Hanife
Zerre kadar senin imanın olsa
İmam demez idin böyle herife

Hâşâ sümme hâşâ imam değildir
Vallahi imam-i azam değildir
İmamlık bertaraf İslam değildir
Kulak asma böyle bir er caife

Hazreti cenab-ı nebi-i ihsan
Evladına oldu bu herif düşman
HARABİ sen İmam Cafer'e bağlan
Başka mezhepleri etme vazife

Hakk'ı Pek Yakından Gördük İnandık
İlk Basta Danıştık Vicdanımıza
Gerçekler Yoluna Gırdık Uyandık
Hakikat Denildi Erkanımıza

Naci Güruhuna Bendeyiz Bende
Hakk'ı İspat Edip Kamil İnsanda
Şeytanı Tanıyıp Düşmeyen Fende
Odur Layık Olan İhsanımıza

Gerçek İrfanıdır Bizim Gıdamız
Meleklerin Secdegahı Ademiz
Ancak Özün Bilen Duyar Sedamız
Cahil Ermez Sırrı İrfanımıza

İyi İnceledik Biz O Kuran'ı
Bir Canlı Kitapta Okuduk Onu
Arif Ol Da Evvel Kendini Tanı
Yoksa Aklın Ermez Lisanımıza

İbreti, Razıyım Lütufa Kahra
Asla Değer Vermem Cahile Kore
Elim Göğe Açıp Eğilmem Yere
Gönülden Bağlıyız Cananımıza
Musahip musahipe demezse beli
Ona şefaat etmez Muhammed Ali
Dünyada ahrette eğridir yolu
Söyleyen Muhammde dinleyen Ali

Musahip musahiple nice bozula
Sakın defterine lanet yazıla
Balı sönmüş arı gibi sızıla
Söyleyen Muhammed izleyen Ali

Musahip musahipden malın ayıra
Şahı Merdan durağını duyura
Yedi tamu narın ona buyura
Söyleyen Muhammed dinleyen Ali

Musah(i)bine kim söylese kem sözü
Cehennem kelpinden karadır yüzü
Dünyada ahrette eğridir yüzü
Söyleyen Muhammed dinleyen Ali

Musahiple bozulan Hakka kanlıdır
Atayla bozulan peygamberle kinlidir
Mihmanla bozulan yedi dinlidir
Söyleyen Muhammed dinleyen Ali

Hak da bir kuluna eylese nazar
Kalem divit neyler kendisi yazar
Abdal Pir Sultan’ım güherler düzer
Söyleyen Muhammed dinleyen Ali
BABI DÖRT CEMALİNDE ÜÇE ERDİM
KAŞLARIN MUHAMMED ALİDİR ALİ
RUHİ HAYRAN OLDUM BAKA KALDIM
GÖZLERİN MUHAMMED ALİDİR ALİ

YEDİ HAT EYLEDİN İKİYE NİŞANDIR
YANAĞINDA BENİN AŞIKA MİZANDIR
ALNINDAN SÜZÜLEN ARŞI NOKTANDIR
LEBLERİN MUHAMMED ALİDİR ALİ

SİM EYLEDİN YAR CİME DAL GÖRÜNDÜ
YAN AŞIK KATLİNE FERMAN GÖRÜNDÜ
YAĞMURUN TURABTAN ARŞA SÜRÜLDÜ
GÖNDEREN MUHAMMED ALİDİR ALİ............YAĞMURBABA
Dilerse gözimi giryân iden dôst
Dilerse bagrımı biryân iden dôst
Dilerse hâk-ile yeksân iden dôst
Dilerse lutf-ıla ihsân iden dôst

Dilerse göñlimi handân eyleyen
Dilerse cânımı cânân eyleyen
Dilerse sırrımı seyrân eyleyen
Dilerse katremi ‘ummân iden dôst

Dilerse yil gibi esüp soyladan
Dilerse firkate salup agladan
Dilerse vaslını ihsân iden dôst

Dilerse şâh iken kılan gedâlar
Dilerse zecr idüp kılan cefâlar
Dilerse hôr iken viren safâlar
Dilerse kul iken sultân iden dôst

Dilerse deryâlar gibi kaynadan
Dilerse gemiler gibi oynadan
Dilerse nâleler virüp söyleden
Dilerse nutkumı pinhân iden dôst

Dilerse gezdiren ‘arşı semâyı
Dilerse bozduran nâm-ı fenâyı
Dilerse geydüren şâlı kabâyı
Dilerse cismimi ‘uryân iden dôst

Dilerse ‘aşkını câna kuran fak
Dilerse söyleden sırran ene’l-hak
Dilerse varımı alup iden yok
Dilerse kim Ümmî Sinân iden dôst
Erenler serveri Şâh-ı Velâyet
Aldı mü’minlerin elin eline
Hânedan dostuna eyler hidâyet
Mü’min olanları çeker yoluna

Eğer bende isen Şâh-ı Merdân’a
Ali gibi sen de kalma noksâna
Bir tâlibi pişir, getür meydana
Ezel ebed lâ gelmeye diline

Nasîhattır benden sana emânet
Sâdık emânate etmez hiyânet
Yemek ile içmek içün bir âdet
Kurdu Hakk Arslanı mü’min kuluna

Erenler gittiği yolları gözle
Gözlet bir kâmilin izini izle
Mü’min kardeşlerin aybını gizle
Girmek ister isen rahmet gölüne

Mürşide rehbere eyle itâat
Zâhirde bâtında gözle sadâkat
Muhammed Ali’den kaldı emânet
Bağçe donanınca güller alına

Muhammed Ali kırklara katıldı
Anda varlıkları cümle atıldı
Bir Yahûdiye kul oldu satıldı
İstek Hakk olduğu bundan biline

Şah Hatâyî cennet kapusun açtım
Cömerd olanların dolusun içtim
Bahîl olanları ayırdım seçtim
Bahîlden gayrısı cemde buluna
gul bulbule sormus neden aglarsin
niye boyle feryat eder caglarsin
haline bakmazsin baga konarsin
perisan halinin sebebi neden

rengimi gorupte kandiysan meger
kokumu alipta konduysan meger
dikenle yasini sildiysen meger
zamansiz otmenin sebebi neden

kanadinda yoktur kalmamis kanin
yareni saracak bulunmaz yarin
gun ben artiyor senin feryadin
uykuya dalmanin sebebi neden

halsiz kalmis susar dilinmi kaldi
kerbu bela derler colun mu kaldi
esin evladin yok dostun mu kaldi
dokulen kanlarin sebebi neden

ask oduna ciger dokup caglama
Pir Huseyin misin sakin aglama
Yagmurbaba yuregimi daglama
gulmeyen yuzlerin sebebi neden.....


Elif" Allah adın okur yazarım

"Elif" Allah adın okur yazarım
Hocam bir ders verdi "be" deyu deyü
"Te" ile "Se" de kaldı nazarım
"Cim" cemalin gördüm "he" deyü deyü

"Hı" Hızır İlyas'ür ezel ezelden
Haberini aldım "Dal" ile'"Zal"den
"Rı" bize yol vermiş Kalûbelâdan
Giderim yoluna "Ze" deyü deyü

"Sin" de sualini vermeye geldim
"Şın" deyince anda eğlendim kaldım
"Sad" okudum "Dad" dan haberin aldım
"Ti" "Zı" "Ayın" "Gayın" "Pe" deyü deyü

"Ka" deyince Kafdağı'nı gezerdim
"Ke" deyince türlü ma'na yazardım
"Lam" da "Mim" de "Nun" da kaldı nazarım
Nic'oldu "Vav" ile "Hı" deyü deyü

Kul Himmet Üstadım böyle söylerim
Haddinden ziyade umman boylarım
Yirmi sekiz harfi tamam eylerim
Âhiri "Lâmelif' "Ye" deyü deyü...>>
Nefsini öldüren gerçek gazidir
Ya onu tanıyıp bilen eyvallah
Yalan yanlış değil gerçek sözüdür
Hakk'ın divanına duran eyvallah

Hak divana duran iner mi dardan
Cehdeyle cesedin kurtaran nardan
Ona kılavuzdur ol Şahı Merdan
Şahın didarını gören eyvallah

Şahın didarından nurlar saçılır
Yetmiş ikide ayrılır seçilir
Bahçesinde taze güller açılır
Bağında dikeni kıran eyvallah

Dikenini kıran yolun düzleye
Ciğerini aşk oduna közleye
Cümlesini ana-bacı gözleye
Odu kavı yere saran eyvallah

Odu kavı yandırmayan mümindir
Hile yoktur cennetinden emindir
Kırkların sürdüğü o yol kimindir
Yolun doğrusunu süren eyvallah

Yolu doğru sürmez bunda mürayi
Nefsine uyanlar şeytana tabi
Darda verilince sual hesabı
Hesabını burda veren eyvallah

Hesabını burda veren er olur
Hesabını vermeyen hun u zar olur
Yüzü kara Hak katında kör olur
Evliya gönlüne giren eyvallah

Evliyanın gönlü cennet aladır
Sen ona bel bağla hisar kaledir
Aşıki gam yeme meylinde budur
Daim Hak dergahı bilen eyvallah

FATİHA

BENDİ MEYHANE
VERDİ KÜNHANE
İÇTİK ŞAHANE
ELHAMDULİLLAH

DARI MEYDANI
ŞAHI MERDANI
BİLDİK HAYDARI
ELHAMDULİLLAH

KÜNDE DOĞURDU
TENDE YOĞURDU
RUHU DOYURDU
ELHAMDULİLLAH

ŞÜKÜR KULLUĞA
HİÇTEN VARLIĞA
MÜRŞİD PİRLİĞE
ELHAMDULİLLAH

MÜRŞİDİ AHMET
PİRİ VELAYET
BİRDİR AZAMET
ELHAMDULİLLAH

EVLADI NESLİDİR
HASAN HÜSEYNDİR
ANAM FATIMADIR
ELHAMDULİLLAH

YAĞMUR ELHAMDAN
NUTKU İLLADAN
VARDIK BELADAN
ELHAMDULİLLAH.........YAĞMURBABA
SIRATIN ÜSTÜNDE YÜRÜDÜĞÜM ZAMAN
BAKTIM İÇERİMDE CANLAR OTURUR
BİNBİR HALDEN HALE UÇURDU FERMAN
HERBİR KELAMINDA RAHMAN OKUNUR

KUTBUL AKTAP PİRİM BEKTAŞİ VELİ
BİR ELİNDE ALEM DOLUDUR DOLU
GÖNÜL KAPISININ ODUR KİLİDİ
MEKANINDA ŞAHI MERDAN OTURUR

GÖZLERİMİ YUMDUM AÇTIM ELİMİ
SIRA SIRA YAZDI LEVHİ DİLİMİ
ÜÇYÜZ ALTMIŞ KAPTA VERDİM SERİMİ
MANSUR BADESİNİ ALİ DOLDURUR

DÖRT KAPI DÖRT SELAM BİRDİR HAKİKAT
MARİFETİ İKRAR VEREN VELAYET
KUL YAĞMUR ŞAH SULTAN NURDUR AZAMET
BAB-I SARAYI SER MİHMA


xxx
Zâhid Hû demeyi inkâr eyleme
Ne içün çağırır insan Hû deyu
Hû demenin aslı nedir nedendir
Eyleyeyim sana beyan Hû deyu

Evvel Hû âhır Hû Allahu ekber
Sıfât-ı zâtında doğdu bir Güher
Muhammed Mustafâ Şah İmam Hayder
Oldu ol gevherden ayan Hû deyu

Aşkın tecellisi çün başa geldi
Gevher eriyüb deryâ cûşa geldi
Çerh-i felek anda çünbişe geldi
Dem bu demdir döner devran Hû deyu

Muhammed Hâtem-i Peygamber oldu
Ali cümle evliyâya ser oldu
Şah anda Cebrâil’e rehber oldu
Ol demde kuruldu erkân Hû deyu

Anlar gizli idi ol lâ-mekânda
Mustafâ Murtezâ bir idi anda
Lâfetâ okuyub karşu gelende
Yedi kez çağırdı sultan Hû deyu

Âşık ma’şûkuna yâr yâre karşu
Nâz ü niyâz eder Settâr’e karşu
Nice yüz bin yıllar Dîdâr’e karşu
Baktılar kaldılar hayran Hû deyu

Bir üzüm dânesi ol şâh elinde
Kırklara verildi kısmet gününde
Hak Habîbullah’a mi’rac yolunda
Şey’en lillâh dedi Selman Hû deyu

Ol üzüm dânesin getürdü Selman
Kırklar da ol demde olmuştu üryân
Muhammed şerbetten nûş etti ol ân
Sâkî kadeh sundu peyman Hû deyu

Kırklar içti ol şerbetten mest oldu
Şâh-ı Merdân cümlesinden üst oldu
Setişpuş bağlandı kemer best oldu
Semâa girdiler üryân Hû deyu

Kırkların birine neşter uruldu
Aktı kan cümleden isbât olundu
Hak Muhammed anda mevcud bulundu
Hû Allah çağırdı irfan Hû deyu

Hû demenin aslı böyledir böyle
Zâhid nedir sözün gel beri söyle
Tasdik îman getür şehâdet eyle
Gel sen de bu renge boyan Hû deyu

Hatâyî bu meydan sarhoş olalı
Can gözü tecelliye duş olalı
Hak Habib aşkına yoldaş olalı
Hayâli gönlümde mihman Hû deyu

Hakk'ın kandilinde gizli sır idim
Anamın beline indirdin beni
Ak mürekkep idim, kızıl kan ettin
Türlü irenklere yandırdın beni

Anamın karnında ben neler gördüm
Yedi derya geçtim, ummana daldım
Dokuz aylık yoldan sefere geldim
Bir kapısız hana indirdin beni

Ben de bildim şu dünyaya geldiğim
Tuzlandım da çapıtlara belendim
Bir zaman da beşiklerde eğlendim
Anamın sütüne kandırdın beni

Beş yaşında akıl geldi başıma
On yaşında gider oldum işime
Varıp ta değince on beş yaşıma
Bir kuru sevdaya yeldirdin beni

On beş yaşadım, yirmiye yol oldu
Otuzunda çevre yanım göl oldu
Kırk yaşadım, hayrım, şerrim bell'oldu
Hayrımı, şerrimi bildirdin bana

Ellisinde yaşım yarısın geçti
Altmışında yoluna yokuş düştü
Yetmişinde biraz tebdilim şaştı
Mertebe mertebe indirdin beni

Sekseninde beratçığım yazıldı
Doksanında kan damarım üzüldü
Yüz yaşında azalarım çözüldü
Bir sabi masuma döndürdün beni

Karac'oğlan der ki, yaktın yandırdın
Ecel şarabın verdin kandırdın
Emreyledin Azrail'i gönderdin
Hiç de doğmamışa döndürdün beni


Zâhid Hû demeyi inkâr eyleme
Ne içün çağırır insan Hû deyu
Hû demenin aslı nedir nedendir
Eyleyeyim sana beyan Hû deyu

Evvel Hû âhır Hû Allahu ekber
Sıfât-ı zâtında doğdu bir Güher
Muhammed Mustafâ Şah İmam Hayder
Oldu ol gevherden ayan Hû deyu

Aşkın tecellisi çün başa geldi
Gevher eriyüb deryâ cûşa geldi
Çerh-i felek anda çünbişe geldi
Dem bu demdir döner devran Hû deyu

Muhammed Hâtem-i Peygamber oldu
Ali cümle evliyâya ser oldu
Şah anda Cebrâil’e rehber oldu
Ol demde kuruldu erkân Hû deyu

Anlar gizli idi ol lâ-mekânda
Mustafâ Murtezâ bir idi anda
Lâfetâ okuyub karşu gelende
Yedi kez çağırdı sultan Hû deyu

Âşık ma’şûkuna yâr yâre karşu
Nâz ü niyâz eder Settâr’e karşu
Nice yüz bin yıllar Dîdâr’e karşu
Baktılar kaldılar hayran Hû deyu

Bir üzüm dânesi ol şâh elinde
Kırklara verildi kısmet gününde
Hak Habîbullah’a mi’rac yolunda
Şey’en lillâh dedi Selman Hû deyu

Ol üzüm dânesin getürdü Selman
Kırklar da ol demde olmuştu üryân
Muhammed şerbetten nûş etti ol ân
Sâkî kadeh sundu peyman Hû deyu

Kırklar içti ol şerbetten mest oldu
Şâh-ı Merdân cümlesinden üst oldu
Setişpuş bağlandı kemer best oldu
Semâa girdiler üryân Hû deyu

Kırkların birine neşter uruldu
Aktı kan cümleden isbât olundu
Hak Muhammed anda mevcud bulundu
Hû Allah çağırdı irfan Hû deyu

Hû demenin aslı böyledir böyle
Zâhid nedir sözün gel beri söyle
Tasdik îman getür şehâdet eyle
Gel sen de bu renge boyan Hû deyu

Hatâyî bu meydan sarhoş olalı
Can gözü tecelliye duş olalı
Hak Habib aşkına yoldaş olalı
Hayâli gönlümde mihman Hû deyu

Muhammed Ali’nin kıldığı dâvâ
Yok meydanı değil, var meydânıdır
Muhammed kırklara niyaz eyledi
Ar meydânı değil, er meydânıdır.

Kırklar özün bir araya koydular
Anlar cenazesin susuz yudular
Deveyi gördün mü? Gördüm, dediler
Ört elin eteğin, sır meydânıdır.

Gezdiğin yerlerde ara bulasın
Sahba olup daim Kevser dolasın
Sakla sırrını kim settar olasın
Çek çevir kendini kâr meydânıdır.

Ne diyeyim, şu erkânı kurana
Yuf çekerler bu meydanda yalana
Üçyüz altmış merdiveni bilene
Kör meydanı değil, gör meydânıdır.

Abdal Mûsa aydur, gerçek er isen
Ali’yi sevene muhib yâr isen
Hakk’ın didârını görem der isen
Urganı boynunda dar meydânıdır


Er Kalkan Aşıklar Menzile Erdi
Sen De Tedarikin Gör Yavaş Yavaş
Erdi Nevbaharım Tufan Erişti
Yağmaya Başladı Kar Yavaş Yavaş

İşe Güce Varmaz Oluyor Elim
Başa Geleceğin Söylüyor Dilim
Yüzbin Ömür Sürsen Ahiri Ömrüm
Değer Musallaya Ser Yavaş Yavaş

Fırsat Elde İken Gel Hakka Varak
Fanidir Dünyanın Yakasın Bırak
Harami Çok Yolda Menzilin Irak
Kaim Et Yükünü Sar Yavaş Yavaş

Nihayet Çare Yok Ahir Ölümden
Bir Gün Nüs Edersin Şerbeti Candan
Kurtuluş Yok Azrailin Elinden
Tariki Rahmana Gir Yavaş Yavaş

Hüseynim Bu Yola Gayret Gerektir
Sonsuzdur Yolların Bardak Gerektir
Ağuyu Kesmeye Türyak Gerektir
Sokmadan Vücuda Mar Yavaş Yavaş

Mecma ul bahreyne vardığım zaman
Hızırı bulup candan kölesi oldum
Ledün ilmi bana eyledi ihsan
Sırrı sırrullahın tamamı oldum.

Can kulağı ile ey beni dinleyin
Ey arifler ehli hakka söyleyin
Birleşerek beni tavaf eyleyin
Çünkü la mekanın mekanı oldum.

Her bi tarikattan istifa ettim
Tarik-i hüdaha ey iltica ettim
Ey harabi hakka iktida ettin
Şükür Bektaşi-yu Melami oldum.
HU HU HU - Edip HARABİ

Hamdülillâh biz Muhammed’den okuduk defteri
Nokta nokta harf-be-harf bildik rumûzu Hayder-i
Şah Hasan Şâhım Hüseyn-i Kerbelâ meydânının
Merdiyim sevdim gönülden Âbidîn ü Bâkır’ı

Uymazam hergiz Yezîd’in kavline vü fi’line
Mezhebim Hak’tır hakîkat Ca’ferî’yim Ca’ferî
Ben İmâm-ı Kâzım’ın râhında kurbân olmuşam
Şâh Alî Mûsâ Rıza destinden içtim Kevser’i

Hem Muhammed’dir Takî tâcım serimde âşkâr
Gün gibi verdi ziyâ zâhir oluptur enverî
İlm-i vahdet câvidânı bil Nakî’dir vâizâ
Bir nazar kıl vechim üzre hatt-ı Şâh-ı Askerî

Mehdi-i sâhib-zamandır asl ü fer ü mü’minân
Huccetü’l-Kayyum O’dur olduk biz anın çâkeri
Dünye vü ukbâdan el çekmiş ferâgat kılmışız
Ne hesâbı ne azâbı ola yevm-ı mehşeri

Hâk-pây-i Haydar’ım ismim Virânî’dir benim
Olmuşam bin cân ile uş Kanber’inin Kanber’i
Kul hümmet
Dün gece seyrim içinde

Dün gece seyrim içinde

Ben dedem Ali'yi gördüm

Egildim niyaz eyledim

Düldül'ün nalini gördüm

Kanber'i durur saginda

Salinir cennet baginda

Ali, Musa Turdagi'nda

Ben dedem Ali'yi gördüm

Üç çerag yanar sisede

Arslanlar gizli mesede

Yedi iklim dört kösede

Ben dedem Ali'yi gördüm

Yüce daglar boran coskun

Kul Himmet askina düskün

Cümle meleklerden üstün

Ben dedem Ali'yi gördüm
Ey cümle halkıñ maksûdı
Al göñlümi senden yaña
Ey külli şey’iñ mevcûdı
Al göñlümi senden yaña

Budur yüregüm yâresi
Gitmedi yüzüm karası
Ey bî-çâreler çâresi
Al göñlümi senden yaña

Nefs elinden âvâreyim
Hırs elinden bî-çâreyim
Gayrı kime yalvarayım
Al göñlümi senden yaña

Kurtar nefsiñ belâsından
Cân bu lutfı bula senden
N’ola ihsân ola senden
Al göñlümi senden yaña

Elim saña irmeklige
Gözüm seni görmeklige
Tapuña yüz sürmeklige
Al göñlümi senden yaña

Nefsiñ meyine kanmasın
Firkat odına yanmasın
Mâsivâya aldanmasın
Al göñlümi senden yaña

Dâ’im sen ol dilde sözüm
Seni fikreylesün özüm
Gayrıya bakmasun gözüm
Al göñlümi senden yaña

Mustafânıñ minnetine
Murtazânıñ himmetine
Şol birligiñ hurmetine
Al göñlümi senden yaña

Gözlerimi giryân eyle
Hem cigerim biryân eyle
Esrârıña hayrân eyle
Al göñlümi senden yaña

Evliyâlar hurmetine
Enbiyâlar ‘izzetine
Mukarrebler kurbetine
Al göñlümi senden yaña

‘Aşkıña yoldaş olmaga
Derdiñe dildaş olmaga
Sırrıña hâldaş olmaga
Al göñlümi senden yaña

Ey keremler kânı hvâce
Sensin yücelerden yüce
Ayrılmasun bir zerrece
Al göñlümi senden yaña

Ümmî Sinân dir Yaradan
Götür perdeyi aradan
Kurtar beni bu yaradan
Al göñlümi senden yaña

HİÇ BİR DİNE DEĞİLİM İLLA
KALENDER BİR DELİYİM DELİ,
TIMAR HANEM EVİMDİR BİLLA
KALENDER BİR DELİYİM DELİ,

MOLLA GİBİ KIBLEM YOKTUR
HACI GİBİ KABEM YOKTUR,
HAKİKATTEN KARNIM TOKTUR
KALENDER BİR DELİYİM DELİ,,

BENİM KUBBEMDE ALLAH OTURUR
ZAMAN ZAMAN MİSAFİR GETİRİR
ETTEN KEMİKTEN KANDAN BİTİRİR
KALENDER BİR DELİYİM DELİ,

YOK AVAMLAR KİLİSESİ ÇANLARI
HAHAMLAR KULESİ YALAN DUVARI
KANDIRMADIM KUL İLE ALLAHI
KALENDER BİR DELİYİM DELİ,

SIRATTAN YOL KURULSA NEYİME
KUL OLANAKİ SIRAT NEYİNE
KUL YAĞMURUM DÖNDÜM KENDİME
KALENDER BİR DELİYİM DELİ...(Ibrahim Güzel Yğmrbb)

MANAYI HAKIKAT NURU VELAYET
BIR NOKTADAN BIR NOKTAYA GIDIYOR
ASLI VARIDATTAN KUTBUL HIDAYET
BIR EVVELDEN BIR AHIRE GIDIYOR

DONDUM YUZUMU GIRDIM BAHRINE
GONLUMU BAGLADIM ZULMUN KAHRINE
KUN DIYE VARETTI GIRDIM SEYRINE
VECHI NURUNDAN AKIP GIDIYOR

KASINA GOZUNE BEZENDIM SALDIM
DONDERDI COLE YUSUF GIBI KALDIM
ARIFLER AL DEDI BENDIME ALDIM
TITRETTI RUHUM YANDI GIDIYOR

DON DEDI KENDINE BAKKI NELER VAR
BAK DEDI ICINE AYDINLIGA YAL VAR
SU ALEMDE BIR SEN BIRDE ALLAH VAR
RAHMAN RAHIM OLAN CARKA GIDIYOR

YAGMURBABA OLDUK GIRDIK BU DEME
ERENLER VERDIGI SIRRI ADEMDE
KAINATA SALDIK PERVAZI ATESTE
KUN DEDIK GELDIK CUN`E GIDIYOR
Harabi
VAHDETNAME

Daha Allah ile cihan yok iken
Biz ani var edip ilan eyledik
Hakk'a hiçbir layik mekan yok iken
Hanemize aldik mihman eyledik

Kendisinin ismi henüz yok idi
Ismi söyle dursun cismi yok idi
Hiçbir kiyafeti resmi yok idi
Sekil verip tipki insan eyledik

Allah ile burda birlestik
Nokta-i amaya girdik birlestik
Sirr-i Küntü kenzi orda söylestik
Ismi serifini Rahman eyledik

Asikar olunca zat ü sifati
Kûn dedik var ettik bu semavati
Birlikte yarattik hep kainati
Nam ü nisanini cihan eyledik

Yerleri gökleri yaptik yedi kat
Alti günde tamam oldu kainat
Yarattik içinde bunca mahlûkat
Erzakini verdik ihsan eyledik

Asilsiz fasilsiz yaptik cenneti
Huri gilmanlara verdik ziyneti
Türlü vaidlerle her bir milleti
Sevindirip sad ü handan eyledik

Bir cehennem kazdik gayetle derin
Laf atesi ile eyledik tezyin
Kildan gayet ince kiliçtan keskin
Üstüne bir köprü mizan eyledik

Gerçi Kün emriyle var oldu cihan
Ars-i Kürsü gezdik durduk bir zaman
Bos kalmasin diye bu kevnü mekan
Ademin halkini ferman eyledik

Irfan olan bilir sirri müphemi
Izhar etmek için ism-i azami
Çamurdan yogurduk yaptik ademi
Ruhumuzdan bir ruh revan eyledik

Adem ile Havva birlik idiler
Ne güzek bir mekan bulduk dediler
Cennetin içinde bugday yediler
Sürdük bir tarafa puyan eyledik

Adem ile Havvadan geldi çok insan
Nebiler Veliler oldu mümayan
Yüzbin kerre doldu bosaldi cihan
Nuh Naciyullah'a tufan eyledik

Salihe bir deve eyledik Ihsan
Kayanin içinden çikti nagehan
Pek çoklari buna etmedi iman
Anlari hak ile yeksan eyledik

Bir zaman Eshabikefhi uyuttuk
Hazreti Musa'yi Tur'da okuttuk
Siti çulha yaptik bezler dokuttuk
Idris'e biçtirip kaftan eyledik

Süleyman'i dehre sultan eyledik
Eyyub'a acidik derman eyledik
Yakub'u aglattik nalan eyledik
Musa'yi Suayb'a çoban eyledik

Yusuf'u kuyuya attirmis idik
Misir'da kul diye sattirmis idik
Zeliha'yi ona çattirmis idik
Zellesinden bendi zindan eyledik

Davut peygambere çattirdik udu
Kazadan kurtardik Lût ile Hûd'u
Bak ne hale koyduk nar-i Nemrud'u
Ibrahim'e bag u bostan eyledik

Ismail'e bedel cennetten kurban
Gönderdik sad oldu Halilürrahman
Baligin karnini bir hayli zaman
Yunus peygambere mekan eyledik

Bir mescide soktuk Meryen Anayi
Pedersiz dogurttuk orda Isa'yi
Bir Agaç içinde Zekeriyya'yi
Biçtirip kanina rizan eyledik

Beytimukaddeste Kudüs sehrinde
Nehri Seria'da Erden nehrinde
Tathir etmek için günün birinde
Yahya'y'i 'Isa'y'i 'uryan eyledik

Böyle cilvelerle vakit geçirdik
Bu enbiya ile çok is bitirdik
Baska bir Nebiyyizisan getirdik
Anin her nutkunu Kur'an eyledik

Kuffari Kureysi ettik bahane
Mehmet Mustafa geldi cihane
Halki davet etmek için imane
Murtaza'yi ona ihvan eyledik

Ana kiyas olmaz asla bir nebi
Nebiler sahidir Hakk'in habibi
Biz ani Nebiyyi-ihsan eyledik

Hak Muhammed Ali ile birlesti
Hep beraber kabekavseyne gittik
O makamda pek çok muhabbet ettik
Leylerelesrayi seyran eyledik

Bu sözleri sanma her insan anlar
Kus dilidir bunu Süleyman anlar
Bu sirri müphemi arifan anlar
Çünkü cahillerden pinhan eyledik

Hak ile hak idik biz ezeliden
Ta ruz-i Elestte Kalubelide
Mekan-i Hüda'da bezm-i celide
Cemalini gördük iman eyledik

Vahdet alemini bilmeyen insan
Insan suretinde kaldi bir hayvan
Bizden ayri degil Hazreti Süphan
Bunu Kur'an ile ayan eyledik

Sözlerimiz bizim pek muhakkaktir
Dogan ölen yapan bozan hep Haktir
Her nereye baksan Hakki mutlaktir
Ahval-i vahdeti beyan eyledik

Vahdet sarayina giren için
Hakki heykelyakin görenler için
Bu sirri Harabi bilenler için
Birlik meydaninda cevlan eyledik


Harabi
Yeri göğü her eşyayı aradım
Tamamı noksanı özümde buldum
Her madeni miheng ile sınadım
Dür ile mercanı özümde buldum

Yedi iklim çar köşeyi hep gezdim
Akından okudum karasın yazdım
Allemel Esma'nın manasın süzdüm
Tefsiri Kuran-ı özümde buldum

Bu haktan husule gelen nebatat
Fail mef'ul eş-car her ne var icat
Kul bende-i azat cümle mahlukat
Hükmeden sultanı özümde buldum

Ey Fedayi can gıdası zikrullah
İrşad için inzal oldu yedullah
Tahkik bildim mümin kalbi beytullah
Halk eden rahmanı özümde buldum
Haktan gelen şerbeti içtik elhamdulillah
Şol kudret denizini geçtik elhamdulillah
Şol karşıki dağları meşeleri bağları
Sağlık safalık ile aştık elhamdulillah

Kuru idik yaş olduk kanatlandık kuş olduk
Birbirmize eş olduk uçtuk elhamdulillah
Vardığımız illere şol safa gönüllere
Halka tapduk manisin saçtık elhamdulillah

Beri gel barışalım yad isen bilişelim
Atımız eğerlendi estik elhamdulillah
İndik Rum'u kışladık çok hayır şer işledik
Uş bahar geldi geri göçtük elhamdulillah

Dirildik pınar olduk irkildik ırmak olduk
Artık denize dolduk taştık elhamdulillah
Taptuğun tapusuna kul olduk kapusuna
Yunus miskin çiğ idik piştik elhamdulillah

Eğer farz içinde farzı sorarsan
Yine farz içinde farzdır musahıp
Dört kapıdan kırk makamdan ararsan
Yine farz içinde farzdır musahıp

Musahipsiz kişi ceme gelir mi
Ettiği niyazlar kabul olur mu
Muhammet Ali'den derman bulur mu
Yine farz içinde farzdır musahıp

Musahipsiz ise ceme götürmen
Tecellisi bozuk Hakk'a yetirmen
Müsahipsiz ile durup oturman
Yine farz içinde farzdır musahıp

Farz Allah'tan kaldı ya sünnet kimden
Müsahibin işi daima sırdan
Musahipli kişi ol şah-ı Merdan
Yine farz içinde farzdır musahıp

Pir Sultan Abdal'ım hey kerem-kanı
Yine sensin dü cihanın sultanı
Aşnanı buldun müsahibin hani
Yine farz içinde farzdır musahıp

BENİM AYNIMDA SEN VARKEN
NASIL DÜŞEYİN ELE EY ŞAHIM
KURANIM SEN LEVHUMAVHUZDUR
NASIL OKUYAYIM CANA SULTANIM

YERDEN GÖĞE BİR DİREK OLDU
AHU FİGANIMIZ ZALİMLER ALDI
BİR DOST DİLİNDEN ŞEMA YANDI
NASIL YANAYIM KÖZE SULTANIM

YORGUN DİZİME OLDU İSTİHATKAR
BAKTIKÇA CEMALE GÖRDÜM AŞİKAR
HER RÜZGARA KAPILSAM AZAPKAR
NASIL DÖNEYİM YELE SULTANIM

ADIN ZİKRETMEK AŞIĞA MİZAN
HER NERE BAKSAM GÖZE AYAN
GÖZ YAŞIMLARIM ŞAHA BEYAN
NASIL DÖKEYİM SELE SULTANIM

MAGFİRET SENDE İTAAT BİZDE
KEREMİN SENDE KABAHAT BİZDE
CÖMERTLİK SENDE DERTLER BİZDE
NASIL GÜLEYİM KULA SULTANIM

ALİ YÜCEDEN YÜCE YİĞİTTİR
GÖLGESİ SANMA Kİ SÖĞÜTTÜR
HER HAK KELAMI BİN BEYİTTİR
NASIL CAHİLE DİYİM SULTANIM

HER HARFİ DİLİMDE AN BE AN
PİRİM ERENLER CANA MİHMAN
BİNBİR İSMİ VAR ŞAHIM MERDAN
YAĞMUR KULDUR SANA SULTANIM......YAĞMURBABA
XXX
SÜMMANİ BABA
can mülküne düştü cânân elleri
gönül ham hayâle çattı elverir
sinem bülbülleri matem gülünde
dad-ı feryat edip öttü elverir

sebavetten ya ben kime hayranım
velâkin babında meyl-i noksanım
bu kadar taksimim dem-i devrânım
heva-i hevese gitti elverir

sümmân vadeleşti yâren eşinde
ölüm kâr-u bandır gezer peşinde
mahi şubat pazar günü beşinde
ahir muhabbetim bitti elverir

Abdal hüseyin
Cafer-i mektebinden içeri dalan
Ehli Beyt Aşığı olupta çıkar
On iki İmam’lardan ilmini alan
Kevser havuzuna dalıpta çıkar

Bölük bölük yetmiş üçe bölünen
Kendi yolu doğru sanıp öğünen
Camii’de Ali’ye vurup görünen
Eli kanlı kafir bakıpta çıkar

Ebu süfyan oğlu bozuk mayası
İntikam hırsıydı uhud davası
Zina’ya çok çalışırdı kafası
İçerdi şarabı kokupta çıkar

Abdal Hüseyin’em Hak’dandır bize
Hesapta dost düşman gelir yüz yüze
Günahkarı tutup atarlar köze
Cehennem narında yanıpta çıkar

SEYİT NESİMİ
Bende sığar iki cihân ben bu cihâna sığmazam
Cevher-i lâmekân benim kevn ü mekâna sığmazam
Kevn ü mekândır âyetim zâta gider bidâyetim
Sen bu nişân ile beni bil ki nişâne sığmazam

Kimse gümân ü zann ile olmadı Hakk ile biliş
Hakkı bilen bilir ki ben zann ü gümâna sığmazam
Sûrete bak vü ma'nîyi sûret içinde tanı kim
Cism ile cân benim velî cism ile câna sığmazam

Hem sadefim hem inciyim haşr ü sırât
Bunca kumâş ü raht ile ben bu dükâna sığmazam
Genc-i nihân benim ben uş ayn-ı ayân benim ben uş
Gevher-i kân benim ben uş bahr ile kâna sığmazam

Arş ile ferş ü kâf ü nûn bende bulundu cümle çün
Kes sözünü uzatma kim şerh u beyâna sığmazam
Gerçi muhît-i a'zâmım adım âdem durur âdemim
Dâr ile kün fekân benim ben mu mekâna sığmazam

Cân ile hem cihân benim dehr ile hem zamân benim
Gör bu latifeyi ki ben dehr ü zamâna sığmazam
Encüm ile felek benim vahy ile melek benim
Çek dilini vü epsem ol ben bu lisâna sığmazam

Zerre benim güneş benim çâr ile penc ü şeş benim
Sûreti gör beyân ile çünkü beyâna sığmazam
Zât ileyim sıfât ile Kadr ileyim Berât ile
Gül-şekerim nebât ile piste-dehâna sığmazam

Şehd ile hem şeker hem şems benim kamer benim
Rûh-ı revân bağışlarım rûh-ı revâna sığmazam
Tîr benim kemân benim pîr benim civân benim
Devlet-i câvidan benim îne vü âna sığmazam

Yer ü gökü düzen benim geri dönüp bozan benim
Cümle yazı yazan benim ben bu dîvâna sığmazam
Nâra yanan şecer benim çarha çıkar hacer benim
Gör bu odun zebânesin ben bu zebâne sığmazam

Gerçi bugün Nesîmîyim Hâşîmîyim Kureyşîyim
Bundan uludur âyetim âyet ü şâna sığmazam

SÜMMANİ BABA
Varıp gidem bir kâmile danışam
Belki benim şu derdimden bilen var
Bir güzelin ateşine yanmışam
Şu ah ile firkatine yanan var

Duman aldı koca dağın başını
Deyin nasıl şilem gözüm yaşını
Gönül kalesinin mermer taşını
Hicran kalemiyle yarıp delen var

Derya kenarında ufacık taşlar
Nedir bu feleğin yaptığı işler
Deryada balıklar havada kuşlar
Belki benim şu derdimden bilen var

Der Sümmani Yârab gönlüm hoş eyle
Ya bana ver sabır bağrım taş eyle
Ya bir çift kanat ver beni kuş eyle
Tez yetişem dost bağında talan var

SÜMMANİ BABA
Osmanlı yurdundan azm-i rah ettim
Nasip kısmet için nane gelmişem
On dört yıldır oldum şem'a pervane
Onun için yana yana gelmişem

Dost iline varmak şeref dediler
Dertliler haline aref dediler
Seni aşk ehline sarraf dediler
Kıymet içine gevher kâne gelmişem

Ezelden huddamın elifi baya
Hak kulun emeğin vermesin zaya
Bir can borçlu idim Bâr-ı Hûda'ya
Vermik için can kurbana gelmişem

Kaza-i Narman'da söylenir adım
Otuz cüz Kur'an'ın kalbi küşadım
Usta ile ülfet etmek muradım
İster isen imtihana gelmişem

Sümmani baba
Metaımdan alan gelsin
Dersim deryadan almışım
Bu gün aşkın pazarıdır
Veren Mevlâ'dan almışım

Salâtı farzı sünneti
İmanı dini gayreti
Cümle mezhebi milleti
Açan künyâdan almışım

Ziyansız söyleyen dilden
Seherlerde esen yelden
şâd-ı Fırat akan Nil'den
Gelen dalgadan almışım

Dilde fikrettigin zaman
Demesinler ki bu noksan
Ben bu dersi tamam doksan
Dokuz Esma'dan almışım

Sümmani cemâlim cimdir
Muradın elifi mimdir
Sorsalar mürşidin kimdir
Hızır Baba'dan almışım...




Teslim abdal
Bu dava sürülür yârine kalmaz
Dökülen kanların hesabı kalmaz
Yezit’e lanettir şefaatim olmaz
Ali evladıyım kerbelayim ben

Ol resul baktı gözyaşını döktü
Kıymayın torunuma dedi döktü
Allaha gözyaşı güç geldi döktü
Ali evladıyım kerbelayim ben

Kapandı dünya kapılar açılmaz
Kırklar meclisinde yezitler olmaz
Bir vücut bulmayan aliden olmaz
Ali evladıyım kerbelayim ben

Emanetin yezit’e bırakılmadı
Yezit’in alnında nuru kalmadı
Postunu almayan oturamadı
Ali evladıyım kerbelayim ben

Pir teslim abdal toprağım diriyim
Ol nasip sancağım çekmek diriyim
seyid benlim abdal yolun eriyim
Ali evladıyım kerbelayim ben



XXX
gitme giden gitme haber sorayım
er hak nedir, geda nedir, kul nedir
eylen hocam eylen, haber sorayım
tarık nedir, erkan nedir, yol nedir

aşık ile maşuk bir araya gelse
aşkın kitabını ellere alsa
sual olunsa cevabın verse
ağız nedir, dudak nedir, dil nedir

gönlümde bir mana yazıp dururum
arab'ı, acem'i gezip dururum
aşkın gemisini düzüp dururum
derya nedir, umman nedir, sel nedir

dört kardaşız bir gömlekte yatarız
gömlek birdir, bir vücuda çatarız
kendimizi ateşlere atarız
ateş nedir, duman nedir, kül nedir

evveli muhammed, ahiri ali
erenler kurdular erkanı yolu
üç yüz altmış altı servinin dalı
bahçesinde biten iki gül nedir

din muhammed dinidir, taptığum tapu
yıkılır mı hakk'ın kurduğu yapı
kırk sekiz bahçedir on iki kapı
eşiği bekleyen iki kul nedir

şah hatayim der ki aşkı elde aramam
pirden haberim var gayri soramam
menzilim ıraktır, belki varamam
cümle baştan olan medet dil nedir

Padişah katlime ferman dilese
Yine geçmem ala gözlü şahımdan
Cellatlar karşımda satır bilese
Yine geçmem ala gözlü şahımdan

On yedi yerimden vursalar yara
Tabipler derdime bulmasa çare
Kemendim asılsa çekilsem dara
Yine geçmem ala gözlü şahımdan

Ahiri katlime ferman yazılsa
Çıksam teneşire tabut düzülse
Kefenim biçilse mezar kazılsa
Yine geçmem ala gözlü şahımdan

Abdal Pir Sultanım derim vallahi
Ölsem de terk etmem piri billahi
Huzuru mahşerde dilerim şahı
Yine geçmem ala gözlü şahımdan
Bana namaz kılmaz diyen
Ben kılarım namazımı
Kılarısam kılmazısam
Ol Hak bilir niyazımı

Hak'tan ayrı kimse bilmez
Kafir müselman kimdürür
Ben kılarım namazımı
Hak geçirdiyse nazımı

Ol nazı dergahtan geçer
Ma'ni şarabından içer
Hicabsız can gözüm açar
Kendisi siler gözümü

Gizli sözü şerheyleyip
Türlü nükteler söyleyip
Değme arif şerhetmeye
Bu benim gizli razımı

Sözüm ma'nisine erin
Bi-nişandan haber verin
Dertli aşıklara sorun
Bu benim dertli sözümü

Dost isteyen gelsin bana
Göstereyim dostu ona
Budur sözüm önden sona
Ben bilirim kendözümü

Hakk'ın kandilinde gizli sır idim
Anamın beline indirdin beni
Ak mürekkep idim, kızıl kan ettin
Türlü irenklere yandırdın beni

Anamın karnında ben neler gördüm
Yedi derya geçtim, ummana daldım
Dokuz aylık yoldan sefere geldim
Bir kapısız hana indirdin beni

Ben de bildim şu dünyaya geldiğim
Tuzlandım da çapıtlara belendim
Bir zaman da beşiklerde eğlendim
Anamın sütüne kandırdın beni

Beş yaşında akıl geldi başıma
On yaşında gider oldum işime
Varıp ta değince on beş yaşıma
Bir kuru sevdaya yeldirdin beni

On beş yaşadım, yirmiye yol oldu
Otuzunda çevre yanım göl oldu
Kırk yaşadım, hayrım, şerrim bell'oldu
Hayrımı, şerrimi bildirdin bana

Ellisinde yaşım yarısın geçti
Altmışında yoluna yokuş düştü
Yetmişinde biraz tebdilim şaştı
Mertebe mertebe indirdin beni

Sekseninde beratçığım yazıldı
Doksanında kan damarım üzüldü
Yüz yaşında azalarım çözüldü
Bir sabi masuma döndürdün beni

Karac'oğlan der ki, yaktın yandırdın
Ecel şarabın verdin kandırdın
Emreyledin Azrail'i gönderdin
Hiç de doğmamışa döndürdün beni

Bektaş-ı Veli'nin yolun bilmeyen
Gündüzü karanlık gece sayılır
Evlad-ı Âli'ye biat etmeyen
Zümresi münafık pice sayılır

Evlad-ı Mürsel'dir tutmazsa damen
Anlardan ıraktır din ile iman
Her kim Ali evlada ederse güman
Yüz bin emek çekse hiçe sayılır

Arşın yücesidir başının tacı
Ka'be'ye ulaşır zülfürün ucu
Ehl-i beyt katarı güruh-ı naci
Cümle güruhlardan yüce sayılır

KUL HİMMET'im bu manaya erenler
Zamanında imanını bulanlar
Hazret-i Hünkâr'ı mürşit bilenler
Bir niyazı yüz bin hoca sayılır

Güvenç Abdal Hacı Bektaş eridir
Asıl olan asıl kayıp olmazmış
Aslı Muhammeddir nesli Alidir
Asıl olan asıl kayıp olmazmış
*
Bir güzele verdi bütün varını
Dünyada görendir Hak'kın zatını
Yeşil elden aldı mucizatını
Asıl olan asıl kayıp olmazmış
*
Nesli yürüyendir Kara Denizde
Eren torunları var günümüzde
Onlar ölü değil der dinimizde
Asıl olan asıl kayıp olmazmış
*
Erler eri gör Giresun ilinde
Muhammed Ali kokuyor gülünde
İrşad etti bizi gurbet ellerde
Asıl olan asıl kayıp olmazmış
*
Kul Mehmet'im selam Yusuf Özer'e
Sahip Pirimizden geldi Secere
Hak'tan hediyedir Güvençlilere
Asıl olan asıl kayıp olmazmış
x
Erenler serveri Şah-ı velayet
Aldı mü’minlerin elin eline
Hanedan dostuna eyler hidayet
Mü’min olanları çeker yoluna

Eğer bende isen Şah-ı Merdan’a
Ali gibi sen de kalma noksana
Bir talibi pişir getir meydana
Ezel ebed la gelmeye diline

Nasihattır benden sana emanet
Sadık emanete etmez hiyanet
Yemek ile içmek için bir adet
Kurdu Hak arslanı mü’min kuluna

Erenler gittiği yolları gözle
Gözet bir kamilin izini izle
Mü’min kardeşlerin aybını gizle
Girmek ister isen rahmet gölüne

Mürşide rehbere eyle itaat
Zahirde batında gözle sadakat
Muhammed Ali’den kaldı emanet
Bağçe donanınca güller alına

Muhammed Ali’ye kırklar katıldı
Anda varlıkları cümle atıldı
Bir yahudiye kul oldu satıldı
İstek Hak olduğu bundan biline

Şah Hatayi‘m cennet kapusun açtım
Cömert olanların dolusun içtim
Bahil olanları ayırdım seçtim
Bahilden gayrısı cemde bulun
X
ÇEŞMİN YAŞINA DALMA CANAN
YAŞIN SENDEN ÖNCE GİDER
AŞKIN DARINDANDA KAÇMA
BAŞIN SENDEN ÖNCE GİDER,

BOŞA SEVME BİR FANİYİ
TACIN EYLE BİR GANİYİ
BOŞ VER GİTSİN MEY'HANEYİ
AŞKIN SENDEN ÖNCE GİDER,

SER FAKİR-İ GIYMET BULMAZ
GIYBET İÇİNDE GIDAN OLMAZ
HİÇ KİMSE GEDANI ALMAZ
DERDİN SENDEN ÖNCE GİDER,

AYAĞINA ÇAK NALINI
VIZILDAMADAN VER BALINI
ÇEKME DÜNYANIN KAHRINI
TENİN SENDEN ÖNCE GİDER,

KUL MANSURUM AL VARINI
HAK'KA TESLİM ET YARINI
KURARLAR BİR GÜN DAR'INI
YARIN SENDEN ÖNCE GİDER...(Mansur Kılıç)
xx

ARİFLER SAF OLUR ARITIR
HAL EHLİNİ SIRRA DAMITIR
ÜÇYÜZ ALTMIŞ AZA GÖZETİR
VARSIN BİZEDE SAF DESİNLER

TARİKAT ASLI ON İKİ İMAM
MÜSAHİP İKRAR OLDU TAMAM
KALIPTAN DÜZE ÇIKTI İNSAN
VARSIN BİZEDE KAP DESİNLER

DÖRT KAPI KIRK MAKAM ERKANI
HİZMET HAKKA ETMEK ZAMANI
PİR REHBER MÜRŞİD ŞAH MEYDANI
VARSIN BİZEDE YOL DESİNLER

ERENLER HİMMET EYLEDİLER
KURBANI DARDA İNDİRDİLER
TELKİNİMİZ REHBER DEDİLER
VARSIN BİZE YAĞMUR DESİNLER....YAĞMURBABA".

Musahip musahipe demezse beli
Ona şefaat etmez Muhammed Ali
Dünyada ahrette eğridir yolu
Söyleyen Muhammde dinleyen Ali

Musahip musahiple nice bozula
Sakın defterine lanet yazıla
Balı sönmüş arı gibi sızıla
Söyleyen Muhammed izleyen Ali

Musahip musahipden malın ayıra
Şahı Merdan durağını duyura
Yedi tamu narın ona buyura
Söyleyen Muhammed dinleyen Ali

Musah(i)bine kim söylese kem sözü
Cehennem kelpinden karadır yüzü
Dünyada ahrette eğridir yüzü
Söyleyen Muhammed dinleyen Ali

Musahiple bozulan Hakka kanlıdır
Atayla bozulan peygamberle kinlidir
Mihmanla bozulan yedi dinlidir
Söyleyen Muhammed dinleyen Ali

Hak da bir kuluna eylese nazar
Kalem divit neyler kendisi yazar
Abdal Pir Sultan’ım güherler düzer
Söyleyen Muhammed dinleyen Ali
Kul hümmet
Aslımı sorarsanız behey sofular
Aslımız Oniki İmam'dan gelir
Aslımı neslimi diyeyim size
Neslimiz Ahmed–i Muhtar'dan gelir
Hüseyin'dir aslım ceddim celalım
Anadan gelme ummandan gelir
Ondan İmam–ı Zaynel ü Bakır
İmam Cafer Sadık ummandan gelir
Musa Kazım Hüseyn için çok ağladı
Oğlu Hamza–yı Ebul Kasım'dan gelir
Hamza'dan geldi cihana Ebu Muhammed
Onun oğlu İsmail'den gelir
İsmail'in torunudur Cafer
Cafer oğlu Muhammed'den gelir
Muhammed oğlu Hüseyin'den gelmişem
Hüseyin oğlu Feyruz Şah'tan gelir
Muhammed Hafız ondan geldi dünyaya
Onun oğlu Saadettin'den gelir
Evliya sulb–i Saadettindir bilin
Ervahı şartlar insandan gelir
Kutbettin'den geldi Şeyh Salih
Şeyh Safi'nin dedesi Salih'ten gelir
Salih'in oğlu Emaneddin–i Cibril
Şeyh Safi gibi imamdan gelir
Şu dünyada bozulunca aslımız
Ceddi pakim Erdebil'den gelir
Erdebil'den gelince Rum'a
Sözümüz bizim didardan gelir
Şeyh Safi buyruğun eyledim kabul
Sözü onun daim Cafer'den gelir
Yedi kez hacca kılmışam revan9
Yollarımız ehl–i irfandan gelir
Rum diyarına destimi attım
Ali sırrı benim kalbimden gelir
Evladımın adını koymuşum Şahin
Hakka doğru yollar bunlardan gelir
Şahin'ime yolumu eyledim teslim
Aslımız Şah–ı Erdebil'den gelir
Adımı anam Hüseyin koydu
Babam Muhyettin'dir İran'dan gelir
Kula himmet eyledi Şeyh Safi
Kula inanmayan Mervan'dan gelir
Ondan sonra adım oldu Kul Himmet
Evliya yolu Kırklar'dan gelir
Sofu bana sırrımı farş ettirdin
Sırrı farş eyleyen şeytandan gelir
Gel ey zahit bizim ile çekişme
Hakk'ın yarattığı kul bana neyler
Kendi kalbin arıt bize ilişme
Sendeki küfr bendek'imana neyler

Zahit sen bu sırra erem mi dersin
Erenler halinden bilem mi dersin
Mescit hak meyhane haram mı dersin
Hak olan mescide meyhane neyler

Zahit sen bu yola diken ekersin
Hatıra dokunur gönül yıkarsın
Yüküm vardır deyü zahmet çekersin
Yavuz baçcı yüksüz kervana neyler

Sekiz derler şol Cennet'in kapısı
Hakk'a doğru açılırmış hepisi
Korkusun çektiğin Sırat köprüsü
Onu doğru geçen insana neyler

Pir Sultan Abdal'ım er haksın er hak
Münkir olanlardan ıraksın ırak
Kurdun işi namert lokmasın yemek
Hak için adanan kurbana neyler
mahi taban gibi doğdun aleme
evliyalar şahı pir imam rıza
nutkun kudret olmuş levhi kaleme
evliyalar şahı pir imam rıza

senin nurun muhammed'in nurudur
aşkın yakar dal budağım kurutur
senin nutkun dağı taşı eritir
evliyalar şahı pir imam rıza

horasan ilinde bayrağın açan
yezitler elinden zehiri içen
mümin kullarına hülleler biçen
evliyalar şahı pir imam rıza

sensin imamların nuri enveri
tarikat evinin şemsi kameri
evvel sende gördüm sulbü haydarı
evliyalar şahı pir imam rıza

daimi sulbündür düştü bu raha
niyazımız vardır o güzel şaha
ulaştır bizleri ulu dergah'a
evliyalar şahı pir imam rıza
Muhammed Ali der,Sözü Okuruz,
Gerçeğin Sırrını Canda Buluruz,
Be'nin Altındaki Nokta Oluruz,
Kırkların Ceminde Ali'miz Bizim,

Kandilde Cebrail,Sualler Sordu,
Yetmiş bin Havada Asılı Kaldı,
Muhammed Ali'yi Tek Nurda Gördü,
Musa'ya Görünen Ali'miz Bizim,

Yusuf'u Kuyudan Kurtardı ALi,
Yunus'u Derya'da Yüzdürdü Ali,
İsmail'e Kurban GÖnderdi ALi,
Nergizi Sunan'dır Ali'miz Bizim,

Sümer Diye Birsey Demedi Bize,
Cümle Gafilleri Getirdi Dize,
Luvi'de Nedirki? Sözümüz Size,
Hacı Bektaş Veli Ali'miz Bizim,

Abdal Murad Pirim Ulu Kişidir,
FUKARA Talib'tir,Gerçek Demidir,
Kızılbaş Dediler Aslım Ali'dir,
Kafirleri Kesen Ali'miz Bizim
İstemem alemde gayrı meyvayı,
Dadına doyulmaz, balımdır Ali.
İstemem eşyayı verseler dahi,
Kokmazam sünbülü gülümdür Ali.

Ali’mdir kadehim, Ali’mdir şişe,
Ali’m sahralarda morlu menekşe,
Ali’m dolu yedi iklim dört köşe,
Ali’m saki kevser dolumdur Ali.

Ali Vahid şahı Rasul kibriya,
İmam Hasan Hüseyin Şahı Kerbela,
İmam Zeynel Aba ol sahib liva,
Büküldü kametim dalımdır Ali.

Muhammed Bakır’dır tendeki canım,
Cafer-üs Sadık’tır dinim imanım,
Musa-i Kazım’dır derde dermanım,
Varlığım kalmadı, malımdır Ali.

Aliy yül Rıza’dır Şah-ı Horasan,
Taki ile Naki gösterdi burhan,
Hasan ül Askeri mah-ı dırahşan,
Yokladım talihim, falımdır Ali.

Muhammed Mehdi’dir sahibüz zaman,
On iki İmama kul oldum heman,
Masum-u Pakandır envarı cihan,
Esrarı Huda’ya alimdir Ali.

Virani’yem düştüm şimdi derdine,
Vücudum gark oldu çile bendine,
Gönül sormaz oldu kendi kendine,
Söyler dehanımdan dilimdir Ali

YETİŞ ALLAH, YA MUHAMMED, YA ALİ.

.DÛ CİHANDA DERDE DERMAN SENDEDİR.
YETİŞ ALLAH, YA MUHAMMED, YA ALİ.
MÜMİN, MÜSLİM BÜTÜN DERD-Ü GAMDADIR.
YETİŞ ALLAH, YA MUHAMMED, YA ALİ.

AĞLAR GÖKYÜZÜNDE HEM MAH-U MİHRİ.
FERYAT İLE DOLDU İKLİM-Ü DEHRİ.
ŞAH İMAM HASAN'A VERDİLER ZEHRİ.
YETİŞ ALLAH, YA MUHAMMED, YA ALİ.

YEZİDÎLER BİR ARAYA GELDİLER.
EHL-İ BEYT'İ ARA YERE ALDILAR.
ŞAH İMAM HÜSEYİN'E HAMLE KILDILAR.
YETİŞ ALLAH, YA MUHAMMED, YA ALİ.

İMAM ZEYNÜLÂBİDÎN'İ BASTILAR.
ŞÜHEDANIN BAŞLARINI KESTİLER.
GÖTÜRDÜLER BİR DE ŞAM'DA ASTILAR.
YETİŞ ALLAH, YA MUHAMMED, YA ALİ.

TUTMADILAR RESÛLULLÂH SÖZÜNÜ,
ESİR ETTİLER GELİN İLE KIZINI,
AL-Ü EVLÂT HAKK'A TUTTU YÜZÜNÜ.
YETİŞ ALLAH, YA MUHAMMED, YA ALİ.

İMAM BAKIR, İMAM CAFER HAKKI İÇİN,
İMAM MUSA-İ KAZIM, RIZA HAKKI İÇİN,
ŞAH TAKÎ'YLE, ŞAH NAKÎ'NİN HAKKI İÇİN,
YETİŞ ALLAH, YA MUHAMMED, YA ALİ.

ASKERÎ, MEHDÎ'DİR OL SAHİP ZAMAN,
GELİNCE KURULUR BİR ULU DİVAN.
ÇAĞIR EY İLHAMİ ZAMAN BU ZAMAN,
YETİŞ ALLAH, YA MUHAMMED, YA ALİ

Cafer-i mektebinden içeri dalan
Ehli Beyt Aşığı olupta çıkar
On iki İmam’lardan ilmini alan
Kevser havuzuna dalıpta çıkar

Bölük bölük yetmiş üçe bölünen
Kendi yolu doğru sanıp öğünen
Camii’de Ali’ye vurup görünen
Eli kanlı kafir bakıpta çıkar

Ebu süfyan oğlu bozuk mayası
İntikam hırsıydı uhud davası
Zina’ya çok çalışırdı kafası
İçerdi şarabı kokupta çıkar

Abdal Hüseyin’em Hak’dandır bize
Hesapta dost düşman gelir yüz yüze
Günahkarı tutup atarlar köze
Cehennem narında yanıpta çıkar

seyrani
Ne hikmettir şu dünyaya
Gelen ağlar giden ağlar
Soralım yoksula baya
Aslı nedir neden ağlar

Ömrümün defterin dürdüm
Hak-i paye yüzün sürdüm
Bir acaip kale gördüm
Burc u baru beden ağlar

Bir deveci yeder deve
Yularından seve seve
Birbirinden eve eve
Deve ağlar yeden ağlar

Seyrani'ye acep nolmuş
Derunu dert ile dolmuş
Kimi etmiş kimi bulmuş
Bulan ağlar eden ağlar

seyrimde gezerken üç dilber gördüm
Biri aydır,biri ol güne benzer
Aşkın dolusunu sundu elime
Biri allar giymiş ahtere benzer

Üçler olup beşten haber alınca
Üç sünneti,yedi farzı kılınca
Sağıma soluma haber verince
Sağdaki sevdiğim Sultana benzer

Mümin olan arı gibi iniler
Bin çiçekten alır balı bir eyler
Güzeli görenler aynayı n'eyler
İçi ahret dışı dünyaya benzer

Aklımı başımdan aldı bakışı
Yaktı şu sinemi aşlın ataşı
Ölmeden evveli ölse bi kişi
Kur'an da okunan imlaya benzer

KUL FAKİR'im ezel ağladım, gülmem
Okumuşum aktan,karayı bilmem
Bin derman verseler bu derdi vermem
Her dem kalp evinde durana benzer


Aşk-ı muhabbete eren incimez
Âb-ı engür müminlerin gönlüdür
Doldurup tasını kanan incimez
Gönül görüp dosta doğru varan da
Aşk-ı muhabbete eren incimez
Aşk-ı ilahi hidayete erene
Aldanma kalleşe, yüze gülene
Hak demişiz kevn-ü yolu kurana
Kadim ikrarında duran incimez
İkrarımız, irizamız bir oldu
Sekiz cennet kevn-ü mekan sır oldu
Sekiz cennet cemâlinde nur oldu
Her dem hub didara eren incimez
Veçhinde okunan Ümmü'l Kuran'dır
Buna inanmazsa fikri yalandır
Elbet erenlere gönlü âyândır
Görüp inanıp ta kanan incimez
Şah-ı Mevlam görmeyince tapmadı
Mühmin olan çığırından sapmadı
Veçhi Âdem vücudundan çıkmadı
Aşk-ı muhabbete eren incimez
Ali Muhammet'tir Muhammet Ali
Âlemin sultanı sevenin yari
Kendisi gösterdi ol "Yeşil El"i
Emrini tutarsan Kuran incimez
KUL FAKIR'em kuran kurdu âlemi
Velakad Keremna çaldı kalemi
Sağdaki yazıyor hayır olanı
İblis'i gönlünden süren incimez
Geldi çağırdı Cebrail
Hak Muhammed Mustafa’ya
Hak seni Mirac’a okur
Dâvete Kadir Hüdaya.

Evvel emânet budur ki
Piri, rehberi tutasın
Kadim erkâna yatasın
Tariki müstakiyme.

Muhamed sükuta vardı
Vardı Hakk’ı zikreyledi
Şimdi senden el tutayım
Hak buyurdu vedduha.

Muhammedin belin bağladı
Anda ahir Cebrail
İki gönül bir oluben
Hep yürüdüler dergâha.

Vardı dergâh kapısına
Gördü orda bir arslan yatar
Arslan anda hamle kıldı
Korktu Muhammed Mustafa.

Buyurdu Sırr-ı Kâinat
Korkma Yâ Habibim dedi
Hatemi ağzına ver ki
Arslan ister bir nişane.

Hatemi ağzına verdi
Arslan orda oldu sakin
Muhammed’e yol veruben
Arslan gitti nihaneye.

Vardı Hakk’ı tavaf etti
Evvela bunu söyledi
Ne heybetli şirin varmış
Hayli cevreyledi bize.

Gördü bir biçare derviş
Hemen yutmak diledi
Ali yanımda olaydı
Dayanırdım ol Şahıma.

Gel benim sırr-ı devletlim
Sana tabiyim ey habibim
Eğiliben secde kıldı
Eşiği kıblegâhına.

Kudretten üç hon geldi
Sütü elma baldan aldı
Muhammed destini sundu
Nuş Etti Azametullaha.

Doksan bin kelam danıştı
İki cihan dostu dostuna
Tevhidi armağan verdi
Yeryüzündeki insana.

Muhammed ayağa kalktı
Hep ümmetini diledi
Ümmetine rahmet olsun
Anda dedi kibriya.

Eğiliben secde kıldı
Hoşkal sultanım dedi
Kalkıp evine giderken
Yol uğrattı kırklara.

Vardı kırklar makamına
Oturuben oldu sakin
Cümleside secde kıldı
Hazreti Emrullaha.

Muhammed sürdü yüzünü
Hakka teslim etti özünü
Cebrail getirdi üzümü
Hasan Hüseyin ol Şaha.

Canım size kimler derler
Şahım bize Kırklar derler
Cümleden ulu yolumuz
Eldedir külli varımız.

Madem size Kırklar derler
Niçin noksandır biriniz
Selman şeydullaha gitti
Ondandır eksik birimiz.

Cümleden ulu yolumuz
Eldedir külli varımız
Birimize neşter vursan
Bir yere akar kanımız.

Selman şeydullahtan geldi
Hü deyip içeri girdi
Bir üzüm tanesini koydu
Selmanın keşkullahına.

Kudretten bir el geldi
Ezdi bir engür eyledi
Hatemi parmakta gördü
Uğradı bir müşkül hale.

Ol şerbetten biri içti
Cümlesi de oldu hayran
Mümin müslüm üryan büryan
Hep girdiler semaha.

Cümlesi de el çırpıben
Dediler ki Allah Allah
Muhammed bile girdi
Kırklar ile semaha.

Muhammed’im coşa geldi
Tacı başından düştü
Kemeri kırk pare oldu
Hepsi Sardı Kırklara.

Muhabbetler galip oldu
Yol erkân yerini aldı
Muhammed’e yol göründü
Hatırları oldu sefa.

Muhammed evine gitti
Ali Hakkı tavaf etti
Hatemi önüne koydu
Dedi saddaksın Yâ Ali!

Evveli sen ahiri sen
Zahiri sen bâtını sen
Cümle sırlar sana ayan
Dedi Şah-ı Evliya

Şah Hatayi’m vakıf oldum
Ben bu sırrın ötesine
Hakkı inandıramadım
Özü çürük ervaha
PİR SULTAN ABDAL
Pir elinden elifi tac urundum
Kubbesi düvazde İmam Ali-dir
Nasibimi ol verir andan barındım
İki Cihanda varım Ali-dir.

La diyemez buna her halim Hoca
Gözlüye bir olup dip kapu baca
Aleme şevk verir dün erte gece
Görür gözlerim nurum Ali-dir.

Tarikat dediler bir yol sürdüler
Getirdiler elimize verdiler
Mervan-ı Zülfikar ile kır dediler
Yezidleri kıran İmam Ali-dir

Sürdüm ötesinde evlada yetirdim
Sohbetinde can terceman getirdim
Anın emri ile kalktım oturdum
Gönlümde gayrı yok varım Ali’dir.

Aşk odiyle ciğerlerim dağlıyım
Boş değilim bir ikrara bağlıyım
Abdal Pir Sultan’ın Abdal oğluyum
Adım Pir Muhammed Pirim Ali-dir.

GEHVERİ
Gevheri yektadır bizim sözümüz
Al-i Muhammed’dir sırrı özümüz
Hasan’ü Hüseyindir göz nurumuz
Hakk, Muhammed,Ali diyenlerdeniz
Dost Muhammed Ali sevenlerdeniz

İmamlar başıdır Zeyn-el Abidin
Muhammed Bakır’dır gönlüm içre din
Mezhebim Cafer-i Sadık’tır bilin
Hakk, Muhammed, Ali diyenlerdeniz
Dost Muhammed Ali diyenlerdeniz

Musa-i Kazım’ın hakikat şanı
Ali Mus-er Rıza mürevvet kanı
Taki ba- Naki’dir merhamet kanı
Hakk, Muhammed, Ali diyenlerdeniz
Dost Muhammed Ali diyenlerdeniz

Hasen-ül Askeri güruh-u naci
Dertli mü’min anda bulur ilacı
Muhammed Mehdi canlar sertacı
Hakk, Muhammed, Ali diyenlerdeniz
Dost Muhammed Ali diyenlerdeniz

Çardeh-i masumun yüzü hürmeti
Düvazdeh imamın izz-ü rıfati
Vehbi aciz senden ister himmeti
Hakk, Muhammed, Ali diyenlerdeniz


Muhammed Ali’nin kıldığı dâvâ
Yok meydanı değil, var meydânıdır
Muhammed kırklara niyaz eyledi
Ar meydânı değil, er meydânıdır.

Kırklar özün bir araya koydular
Anlar cenazesin susuz yudular
Deveyi gördün mü? Gördüm, dediler
Ört elin eteğin, sır meydânıdır.

Gezdiğin yerlerde ara bulasın
Sahba olup daim Kevser dolasın
Sakla sırrını kim settar olasın
Çek çevir kendini kâr meydânıdır.

Ne diyeyim, şu erkânı kurana
Yuf çekerler bu meydanda yalana
Üçyüz altmış merdiveni bilene
Kör meydanı değil, gör meydânıdır.

Abdal Mûsa aydur, gerçek er isen
Ali’yi sevene muhib yâr isen
Hakk’ın didârını görem der isen
Urganı boynunda dar meydânıdır

Hak yolunda hakka varayım dersen
Bağlan bir mürşide yok bil kendini
Hakikat ilmine ereyim dersen
Bütün günahlardan akla kendini
Akla kendini…

İlim bir ummandır yüzebilirsen
Her derde çare var dost dost çözebilirsen
Yaptığın bir işte kusur bulur isen
Dostlarından evvel yokla kendini
Yokla kendini…

Dünyanın malına ederken akın
Elinden belinden dilinden sakın
Vücudun şehrini haramdan sakın
Öldür de nefsini pakla kendini
Pakla kendini…

Karartma ömrünü nefretle kinle
Eğlendir gönlünü dost dost muhabbet ile
Erenler içinde az konuş dinle
Dergâhı meydanda sakla kendini
Sakla kendini

Derilüben Hak cemine gelenler
Edep ile erkan ile gelmeli
Ayn-i cemde saf oturan saf duran
Muhabbette hazin hazin gülmeli

Ayn-i cem kardesler yeriniz bilin
Tasra çikarsaniz gönülde kalin
Bu yol sahibinin himmetin alin
Mü'minin basinda devlet olmali

Mü'min niçün kir getirmez yüzüne
Niyaz eder dedesinin dizine
Kiyamette mil sokarlar gözüne
Mürsidin niyazin dilden olmali

Baylig ile varlik benlik getiren
Bulunur mu kendi kendin yetiren
Mürsid ile bir dösege oturan
Kiyamette yüz üstüne kalmali

Kudretin meyinden bizler içtik
Askin kuresinde kaynadik costuk
Anlar bastir bizler ayaga düstük
Aman kardes haddimizi bilmeli

Mü'min olan mü'min nice olmali
Disariya pazvandini salmali
Süpürgeci süpürgesin alrnali
Her hizmetler yerli yerin bulmali

Sakacilar saka suyun doldurdu
Mürsid parmagini suya daldirdi
Bir damlasi bin bir seytan öldürdü
Nus edüb münkire ianet kilmali

Okunur nefesler çalinir düvaz
Hayir nasihati pirlerden duy yaz
Anda kabul olur bin türlü niyaz
Fark edüb de törelerin bilmeli

Dede olan mürsidligin bildirdi
Ayn-i Cemi gülbang ile doldurdu
Cem halkini ayak üstü kaldirdi
Sakin olup yerli yerin bulmali

Uyanir zakirler çalinir sazlar
Anda kabul olur niyazlar nazlar
Gele sema ede gelinler kizlar
Mü'min olan bunda murad olmali

Bunu böyle kurmus asildan kuran
Emr-olunca gelir sofrayi kuran
Dedemiz deyince oturan duran
Hiç gaybetsiz evinize varmali

Bostur sanma Kul Cevri'nin emegi
Sakin kardes baki sanma dünyayi
Gayet paktir erenlerin yunagi
Kurban kesüb yilda bir kez yunmali
NİCEDİRDE BEN BU DERDİ TAŞIRIM
DERDİMİN DERMANI İMAM HÜSEYİN
KARALARI GİYİP ALDAN AŞARIM
AL'IMIN ESMASI İMAM HÜSEYİN,

DERYALARA DALIP BALIK OLURUM
TOPRAKLARIN ÜSTÜ ÇALIK OLURUM
YOLUNA GİDENE ÇARIK OLURUM
CAR'IMIN HÜSNASI İMAM HÜSEYİN,

KUL MANSURUM YAYDAN ATILDIM CEME
ALNIMIN AKINDAN GİRDİM BU DEME
BÜTÜN CANLARIMI SALDIM MATEME
MATEMİN HATEMİ İMAM HÜSEYİN...(Mansur
Seyrani
Hak yoluna gidenlerin
Asa olsam ellerine
Er pir vasfın edenlerin
Kurban olsam dillerine

Torunuyuz bir dedenin
Tohumuyuz bir bedenin
Münkir ile cenk edenin
Silahı olsam bellerine

Bir üstada olsam çırak
Bir olurdu yakın ırak
Kemiğim yapsalar tarak
Yar zülfünün tellerine

Bir kamilin yolun tutsam
Aşk oduna yanıp tütsem
Bülbül gibi feryad etsem
Muhabbetin güllerine

Yönüm yare çevirseler
Vücudumu kavursalar
Harman gibi savursalar
Muhabbetin yellerine

Seyrani kaldır parmağın
Vaktidir Hakka durmağın
Cennette akan ırmağın
Katre olsam sellerine

GÜL YÜZLÜ SULTANIM ŞAHIM ERENLER
CEMALİN PAKİNİ GÖRMEYE GELDİM
BÜLBÜL GİBİ BAHÇENİZİN GÜLÜNÜ
MUHABBET BAĞINDA DERMEYE GELDİM

AŞIKLAR SADIKTIR HAKTIR KIBLESİ
VECHİN NARIDIR NİYAZ BENDESİ
KÖRLERİN DÜŞTÜĞÜ KUYU KENDİSİ
DOSTUN CENNETİNDE ÖLMEYE GELDİM

KAŞIN HASAN GÖZÜN İMAM HÜSEYİN
BURNUN ZEYNEL BAKIR LEBBİ CAFERİM
ŞAKKIN MUSA RIZA TAKİ NAKİYİM
ASKERİ MEHDİDEN GÖRMEYE GELDİM

ALNINDA ZÖHREDİR NİYAZIM ONA
ŞAHI MERDAN ALİ BENZERMİŞ AYA
MUHAMMED MUSTAFA ULU BEKTAŞA
YAĞMUR GİBİ GÖZDEN YAĞMAYA GELDİM....YAĞMURBABA

Lânet olsun sana Ey Yezid Pelid
Kizilbas mi dersin söyle bakalim
Biz ol asiklariz ezel gününden
Rafizî mi dersin söyle bakalim.

Ey Yezid, geçersen Sahin eline
Zülfikarin çalar senin beline
Edeple girdik biz kirklar yoluna
Kizilbas mi dersin söyle bakalim.

Yuf etti erenler e münkir size
Iftira ettiniz sizler de bize
Muhammed sizleri tas ile eze
Rafizî mi dersin söyle bakalim

Pir Sultan'im eder lânet Yezid'e
Müfteri yalanci Yezidler sizi
Iste Er meydani çik meydan yüze
Rafizî mi dersin söyle bakalim

Hak'tan bize haber verdi erenler
Gönülde iste bul Hakk'ı dediler
Hakk'ın cemalini ıyan görenler
Gönülde iste bul Hakk'ı dediler

Gönül imiş çünkü Hakk'ın durağı
Anda yanar imiş zatın çerağı
Ede aşkını hem Hakk'ın yarağı
Gönülde iste bul Hakk'ı dediler

Maksut olan bu alemde insandır
İnsan dedikleri gönülde candır
Can değildir hakıykat-i canandır
Gönülde iste bul Hakk'ı dediler

Bir noktadır yerden göğe bu alem
Sıfattır ol zatıdır can-ı adem
Nafahtü'den geldi bize gelen dem
Gönülde iste bul Hakk'ı dediler

Gönül ili Hakk'ın gizli ilidir
Andan haber bilen gerçek velidir
Gaybi Hakk'ın yolu gönül yoludur
Gönülde iste bul Hakk'ı dediler
Kadın vardır,kocasını şah eder
Kadın vardır,padişaha ah eder
Kadın vardır,geceyi sabah eder
Kadın vardır,koca illallah eder

Kadın vardır,dikenini gül eder
Kadın vardır,gülüde diken eder
Kadın vardır,insanı bülbül eder
Kadın vardır,yakar,yıkar kül eder

Kadın vardır,samanlığı seyran eder
Kadın vardır,sarayıda viran eder
Kadın vardır,her haliyle hayran eder
Kadın vardır,hayatı zindan eder

Kadın vardır,alay misafir eder
Kadın vardır,biride kafir eder
Kadın vardır,ilhamdır şair eder
Kadın vardır,hayatı zehir eder

Kadın vardır,yuva için cenk eder
Kadın vardır,düşmanına denk eder
Kadın vardır,aşk ile ahenk eder
Kadın vardır,hayatını felç eder

Ta ezelden hak bir gizli güç idi
Zahir batın kaf ve nundan göründü
Alemi la hadde nasut tunç idi
Cemalin nakşedip günden göründü

Ademi yarattı nurundan ezel
Nar-ı bad-ı ab-ı haktan lemyezel
Hüsnüne yedi ayet eyledi inzal
Hattı üstüva arasından göründü

Çar anasırdan kurdu hak bu alemi
İşaret eyledi nun vel kalemi
Yüz on dört surenin aslı kelamı
El ve ayak cismi candan göründü

Altı bin altı yüz altmış ay’t yazdı
Arifler okuyup manasın süzdü
Dört kapı kırk makam ahkamı düzdü
Muhammet Mustafa dinden göründü

Ey Fedayi görünen hak sıfatı
Arifler seçerler sıfattan zatı
Vareder yokeder bu kainatı
Celaliyle bin bir dondan göründü
Beylerimiz elvan gülün üstüne
Ağlar gelir şahım Abdal Musa'ya
Urm abdalları postun eğnine
Bağlar gelir şahım Abdal Musa'ya

Urum abdalları gelir dost deyü
Hırka giyer aba deyü post deyü
Hastaları gelir derman isteyü
Sağlar gelir bizim Abdal Musa'ya

Hind'den bezirganlar gelir yayınur
Aşık olan bu meydanda soyunur
Pişer lokmaları açlar duyunur
Toklar gelür pirim Abdal Musa'ya

İkrarıdır koç yiğidin yuları
Fakjhleri çeksem gelmez
İleri Akpınar'ın yeşil güllü suları
Çağlar gelir pirim Abdal Musa'ya

Meydanında dare durmuş köçekler
Çalınır koç kurbanlara bıçaklar
Döğülür kudüm açılır sancaklar
Erler gelir pirim Abdal Musa'ya

Kılıç sallar Yezidlerin kasdına
Ali Zülfikar'ın almış destine
Tümen tümen genç Ali'nin üstüne
Erler gelir şahım Abdal Musa'ya

Her matem ayında kanlar dökülür
Demine Hü deyü gülbank çekilir
Uyandırıp Hak çırağı yakılır
Erler gelir şahım Abdal Musa'ya

Benim bir isteğim vardır Kerim'den
Yezit bilmez erenlerin sırrından
Kaygusuz'um cüda düştüm pirimden
Erler gelir şahım Abdal Musa'ya
Âdemoğlu benim aslım sorarsan

Âdemoğlu benim aslım sorarsan
Niye gelmiş niye gitmişim ben de
Gel sana bir doğru haber vereyim
Arif isen dinle kulak ver bende

On iki imamdan edep öğrendim
Muhammed Ali'nin haklığın bildim
Tâ ezel ezelden bir ikrar verdim
Okuduğum ilim ilm-i Umran'da

Dört nesneden tertip oldum yuğruldum
Geldim şu cihanda tamam bulundum
Cercis'inen bile öldüm dirildim
Vefa ile yatar idim alkanda

Muhabbetim Hasan Hüseyn Dehman'a
Can gözüyle bakar idim mihmana
İmam Zeynel ile girdim zindana
Yetmiş yıldır yatar idim bir handa

Eyüb'a vefayla bir kazan kurdum
İmam Bakır ile zuhura geldim
Eba Müslim ile bir teber çaldım
Bir zaman da cenk eyledim zamanda

Mürşidin nefesi haktır hakladım
İmam Cafer ilmin aldım sakladım
Üçyüz yıl da geyik ile otladım
Bir zaman da gezer idim seyranda

Musa Kâzım ile kurşunu yuttum
Kâmil ıssı oldum kemale yettim
Kırk yıl da Yunusla ibadet ettim
Bahri ile yüzer idim ummanda

Rıza'nın nefesi haktır hakladım
Mecnun ile bile yollar bekledim
Muhammed terinden bir gül sakladım
Bülbül ile gezer idim gülşanda

Muhammed Taki'ye özüm yetirdim
Halil ile bile nâra oturdum
On'ki imamlara iman getürdüm
Vücudum kefenim biçtim ol demde

Ali Nakî'ye özüm yetürdüm
Öküz ile şu dünyayı götürdüm
Üçler beşler yedilere katıldım
Kırklar ile bile idim irfanda

Hasan Askerî'ye ruhumu kattım
Cesedim yuğurup tabutum çattım
Nuh ile gemiyi ummana kattım
Yelken oldum bile estim tufanda

Yusuf ile gidip kuyuya düştüm
Hak emretti Cebrail'e ulaştım
Yakup ile oda yandım tutuştum
Ağlar idim âh ü zar ile gamda

Kul Himmet Üstadım günahkâr idim
Rabb'in cemalinde münevver idim
Anadan doğunca kâmil pîr idim
Şimdi bana derler makânın kande.

bugün ben şâhımı gördüm
çeşmi cemâli güldür gül
gül olanın aslı güldür
peygamberin nesli gül

kurusu gül, yaşı güldür
toprağı gül, taşı güldür
girdim şahın bahçesine,
cümlesi aşı güldür gül

asmasında gül dalları,
kovanında gül balları
ağacında gül hâlleri,
servi pınarı güldür gül

arkı akar çarkı döner,
gülden değirmeni döver
yine gülden gül öğütür,
bendi ırmağı güldür gül

gülden terâzi yaparlar,
gül ile gülü tartarlar
gül alırlar gül satarlar,
çarşı pazarı güldür gül

açıl gel ey gonca gülüm,
ağlatma şeydâ bülbülün
bu inleyen garib dilin,
âh-u efgânı güldür gül

gel hâ gel ha gül nesîmi,
geldi yine gül mevsimi
bu feryad bülbül sesimi
sesi feryâdı güldür gül...

Ateş-i ışkına yakdın özümü
Halil İbrahim'le nardan gelirem
Ab-ı Kevser ile yudum özümü
Kırkların bezminde dar'dan gelirem
*
Sual eder isen benim sırrımdan
Cümlemizi halk eyledi varından
Yarattı Muhammed Ali Nurundan
Hakk ile Hak olan yardan gelirem
*
Cebrail çerağın almış eline
Muhabbeti gider dostun iline
Hayranın şakıyan dudu diline
Rıdvan kapı açmış şardan gelirem
*
Teni sual etme ol kuru tendir
Canımın içindeki gevher-i kandır
Bu ilmin deryası bahr-i ummandır
Yolu kolaylayan sırdan gelirem
*
Mansur ile varıb dar'e çekildim
Yusuf ile kul oluben satıldım
Ham'da İsa ile göğe çekildim
Musa ile dahi tur'dan gelirem
*
Mahkemede sual sordu kadılar
Kitapların orta yere kodular
Sen bu savn'ı kimden aldın dediler
Ustasından aldım Pir'den gelirem
*
Nesimi'yem ikrarsızdan beriyem
Gerçek erenlerin kemter kuluyam
Ali ravzasının gonca gülüyem
Münkir münafığa Hakk'dan gelirem
* * *
Eğer sual eder isen sırrımdan
Cümlemizi var eyledi varından
Hak yarattı Muhammed'i nurundan
Kandille balkıyan nurdan gelirem
*
Habib'i nurundan yarattı Hüda'm
Salavat veririm ruhuna müdam
Cennetten sürüldü dünyaya Adem
Rıdvan'ın açtığı şardan gelirem
*
Cebrail çerağın alır destine
Seyretmeğe gider dostun iline
Hak nurdan merdiven kurmuş yoluna
Resul'ün kurduğu yoldan gelirem
*
Kandilde balkıyan dostun nurudur
Akıl ermez ona ,Hakk'ın sırrıdır
Din serveri Muhammed'in nurudur
Cennete açılan gülden gelirem
*
Havva'dır anamız Adem'dir ata
Hakk'ın hikmetine akıllar yata
Cennetin illeri öteden öte
Hu deyip çalkalanan selden gelirem
*
Okuyup yazanda çok Hakk'ın ilmi
Okuyup yazmayan ne bilsin ilmi
Tanrı'nın dostu Musa değil mi
Münacaat ettiği Tur'dan gelürem
*
Tenimi sorarsan bir kuru tendir
Can onun içinde gevher-i kandır
Bu ilim dersidir, bahr-i ummandır
Sırrı kal oldukça sırdan gelürem
*
Sıfatlar dağıla taşlat atıla
İns ile cin bir araya katıla
İnsan mantar gibi yerden bitile
Aslımız topraktır, yerden gelürem
*
Mansur ile bile dara takıldım
Yusuf ile hem kul olup satıldım
İsa ile Şam'dan göğe çekildim
Musa ile bile Tur'dan gelürem
*
Kardaşlar böyle teviller düzdüler
Başmağa Ayet-el kürsü yazdılar
Kendi fetvam ile derim yüzdülar
Halep şehri derler şardan gelürem
*
Nesimi'yim ikrarımdan belliyim
Gerçek erenlerin kemter kuluyum
Cennet bahçesinin gonca gülüyüm
Münkir münafıka hardan gelürem
* * *
Vahdet kaynağından dolu içenler
Kanmıştır badeye şarap istemez
Hakikat sırrına candan erenler
Ermiştir mahbuba mihrap istemez
*
Bu yolda can yoktur, canan isterler
Gönül kabesinde erkan isterler
Adem'e secdeyi her an isterler
Başka bir ibadet, sevap istemez
*
Ariftir mushaftan dersler okuyan
Tevrat'ı İncil'i ezber okuyan
Cemal-i mushafı bir bir okuyan
Almıştır fermanı Kur'an istemez
*
Nesimi'yem aşkla zar-u zar olan
Ezel ikrarında ber karar olan
Kiramen katibe yar-ı gar olan
Düşmüştür defteri kitap istemez
BİSMİŞAH ALLAH ALLAH YA HAKK,YA MUHAMMED YA ALİ
SELAM OLSUN SAN AYA MUHAMMED MUSTAFA
SELAM OLSUN SAN AYA ALİYYEL MURTAZA,
SELAM OLSUN SANA YA HATİCE-İ KÜBRA,
SELAM OLSUN SANA YA FATIMA-TÜL ZEHRA,
SELAM OLSUN SANA YA HASAN EL MÜCTEBA,
SELAM OLSUN SANA YA HÜSEYN-İ KERBELA,
SELAM OLSUN SANA YA ZEYNEL-İ ABA,
SELAM OLSUN SANA YA BAKIR-I BAHA,
SELAM OLSUN SANA YA CAFER-İ SADIK,
SELAM OLSUN SANA YA MUSA-İ KAZIM,
SELAM OLSUN SANA YA RIZAYI CEFA,
SELAM OLSUN SANA YA MUHAMMED TAKİ,
SELAM OLSUN SANA YA ALİYYEL NAKİ,
SELAM OLSUN SANA YA HASAN-EL ASKERİ.
SELAM OLSUN SANA YA MEHDİ SAHİBİ ZAMAN.
YA HAKK YA MUHAMMED, YA ALİ. 3-LERİN,5-LERİN 7-LERİN, 12 İMAMLARIN,14 MASUM-U PAKLARIN,17 KEMERBESTLERİN,40-LARIN AZİZ CAN'LARI HÜRMETİNE, GÖNÜLLER SULTANI, ERENLER ŞAHI HACI BEKTAŞ VELİ'NİN CANI HÜRMETİNE, ERENLERİN, AŞIKLARIN SADIKLARIN HÜRMETİNE, TUTTUĞUMUZ MATEM ORUÇLARINI, YAPTIĞIMIZ DUALARI VE PİŞİRDİĞİMİZ
AŞURALARI, TÜM LOKMALARIMIZI DERGAHINDA KABUL VE MAKBUL EYLE. EMEKLERİMİZİ BOŞA VERME. BİZLERİ YOLUMUZDAN, BİRLİĞİMİZDEN, DİRLİĞİMİZDEN VE ÖZGÜRLÜĞÜMÜZDEN AYIRMA. DİL BİZDEN , NEFES PİRDEN OLA. GERÇEĞE HÜ, MÜMİNE YA ALİ."
Bir Babanın Oğluna Nasihatı

Bu dünya yalancı dünya ey oğul.
Akıllı ol ömür boşa olmasın.
İlk yaşam suali kabirde başlar.
Kendin sakın kul hakkından olmasın

Bu dünya defterin birgün kapanır.
Orada yasalar başka yasadır.
Amelin yok ise yaşam boşadır.
Koskoca bir ömür boşa olmasın.

Hiç muhatap olma konuşsun el gün.
Faydasıyok tövbe etmanin son gün.
Terazi ve mizan kurulur bir gün.
Günahın sevaptan ağır olmasın.

Çok sakın kendini yalan riyadan.
Hazırlıklı olki korkma sualdan
İyi olki defter verilsin sağdan.
Sakın defterin soldan olmasın.

Dinle nasihati mutlu olursun.
Ameline karşılığı bulursun.
Şefaatçın yüce peygamber olsun.
Umut bağlanılan şeytan olmasın.

Baba nasihatı tutarsan eğer.
İmanı salihi melekler sever.
Böylesi sıratı kolayca geçer.
Sırat sana kıldan ince olmasın.

Gaflete dalıpta eyleme zarar
Amelindir sana tutunacak dal.
Çalışta peygamber gölgesinde kal.
Bir arşın yaklaşan güneş yakmasın
Yanmışım sultanım hilal kaşına
Gel buna bir çare bul İmam Riza
Dünya kurban olsun o bakışına
Gel bana bir tabib ol İmam Riza

Siyah kaşlarınla tatlı sakalın
Usul başa bana gelsin vebalin
Sarılıp abaya o tatlı halin
Ağzında kapanmış dil İmam Riza

Böyle bakma sultanım bana çok olur
Eger küstüysen varlık yok olur
Güzel kirpiklerin bana ok olur
Bir kere yüzüme gül İmam Riza

Sen bir cenazesin sen bir ağıtsın
Senin oğlun beni deli dağıtsın
Bana apaçıksın ele kağıtsın
Ne olur bağrıma gel İmam Riza

Atamam efendim fikrime yayıl
Canım alsa bile benim Ezrail
Beş pençeyi Ali Aba bir de Cebrail
Yıkmış kanadımi gül İmam Riza

Mahzuni Şerif'im yedi hırsızı
Gelip giden gönlüm bulmaz arsızı
Sizler onikiyi bizler dokuzu
Sayımı rakama ver İmam Riza...

Aşure ayında mâtem orucu
Onları tutana sevap yazılır
Kerbelâ’da yatan Hasan Hüseyin
Onları görenin benzi bozulur.

Birini tutan hakkına yeter
İkisini tutan günahın atar
Üçüncü tutanlar cennette yatar
Engür olmuş, Hak ceminde ezilir.

Dördünü tutana Velî dediler
Beşini tutana ulu, dediler
Altısın tutana dolu, dediler
Engür olmuş, Hak ceminde ezilir.

Yedisini tutan havada uçar
Sekizini tutan hülleler biçer
Dokuzunu tutan cennetin açar
Engür olmuş, hak ceminde ezilir.

Pir Sultan Abdal’ım, onunda zahmet
On birini tutana indi rahmet
On iki tutana nasiptir cennet
Engür olmuş, hak ceminde ezilir

(Pir Sultan Abdal)
Derviş ali
Bir kişi pirimin yüzünü görse
Ay ile gün yüzün görmüş gibidir
Eğilse ayağına yüzünü sürse
Yetmiş kez Kâbe'ye varmış gibidir

Az az baksa baksa yine yürüse
Kalbindeki kin ile kibir var ise
Bir kişi ikrarın inkâr olursa
İblise temessük vermiş gibidir

Bu yola gidemez asla bir nâşi
Anın dostu andan ayrılmaz başı
İkrarına kast eylese bir kişi
Hak'kın hazinesin yarmış gibidir

Biz de varsak imamların yoluna
Karışalım gerçeklerin sırrına
Kişi günahını almazsa eline
Şeytanın dârına durmuş gibidir

Derviş Ali'm eder rızaya gelse
Gerçekler bâbını arasa bulsa
Bir mümin kızını Yezit'e verse
Yetmiş bin evliya kırmış gibidir
SEYYİD NESİMİ (1369 - 1417)

Bağdat'ın Nesim Kasabası'nda yetişmiş, Diyarbakır bölgesine yerleşen Türkmenlerdendir. Halep'te Hallac-ı Mansur'un düşüncelerinin iz sürücüsü olduğu için kafir sayılıp derisi yüzülerek öldürülmüştür.

Nesimi, Hurufi'dir. Fazlullah Hurifi' nin görüşlerini benimsemiştir. Varlık birliği görüşünü savunan, kişi ile tanrı arasında bir nitelik yükleyen inanç arasında bağlantı kurar. Tanrının yetkin (Kamil) insanda görüldüğü tasavvufi görüşünü benimser.

Başlıca eserleri Türkçe ve Farsça divanlardır. Azeri asıllı Türkmenlerdendir. Katledilme sırasında rivayete göre derisi eline verilip giderken, Halep'in 12 kapısından aynı anda çıktığı görülmüştür.

Yolda birisine "Gerçek Kabe'nin yolcusuyuz." Elinde yüzülmüş derisini göstererek "İhramımız budur" dediği beyti meşhurdur.
Hak katinda alemin mahbub-i Rahman'dir Ali
Evliyalar serveri hem Sah-i Merdan'dir Ali
Ey Nesimi "Men aref" sirrin bilendir ademi
Ademin hem suretinde harf-i Kuran'dir Ali.



xxxxxx
şükür olsun yaradana güzel terfi alanı gördüm rahmet deryasından yudum almış ilim soranı gördüm